Ekoloji

DERSİM’DE TARIM

Çayır-mera alanlarının fazla olması büyükbaş hayvancılık ve küçükbaş hayvancılığı yetiştiriciliği için son derece önemli bir imkan sağlamaktadır.Günümüzde kapalı büyükbaş hayvan besiciliğinin giderlerinin %60 yem giderleridir.İlaç ve bakım giderleri de yüksek olduğundan bu oran daha da artmaktadır.

Tarımın Önemi

İnsanlar yaklaşık 10-15 bin yıl önce avcılık ve toplayıcılık yaparak yaşamlarını sürdürüyorlardı.Yaban hayvanı ve balık avlıyor yaban meyveler ve tohumlar toplayarak besleniyordu. Beli bir bölgede yiyecek sınırlı olduğunda o bölgede fazla insan yaşamaz ve yiyecek için sürekli yer değiştirirdi. İnsanın bilgi ve becerisi geliştikçe kendi ihtiyaçları doğrultusunda doğayı şekillendirmeye başladı. Tarım Mezopotamya, Anadolu,Çin, Afrika,Güney Amerika ve Nil Nehri boyunca birbirinden bağımsız olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir.İlk tarım uygulamaları yaban tohum, bitki ve hayvanların binlerce yıl süren evcilleştirilmesi sonucundan, orijinalitesini önemli ölçüde kaybederek şimdiki hallerine geldiler.

Tarım insanlık tarihi üzerinde büyük etkilere sahip olmuş, İnsanın yaşamı, ekip biçmeyi, bitki yetiştirmeyi ve hayvan beslemeyi öğrendikten sonra değişmiş, bu sayede devamlı barınacağı yerlere kavuşmuştur. Mezopotamya’da ilk buğday ve arpa yetiştirildiği ve arpadan bira yapıldığı ilk yerler olmuştur. Tarım insanların beslenmesi, giyinmesi, barınması ve aynı zamanda sanayiye ham madde girdisi sağlar.İnsanların dışında birçok canlı tarım ürünleri sayesinde yaşamını sürdürmektedir.

İlin İklim Özellikleri ve Arazi Dağılımı

Dersim yukarı Mezopotamya Van Gölü havzasında yer almaktadır. Karasal iklime sahip olup,kısa yaz ayları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve uzundur. Küresel ısınma, iklim değişiklikleri Munzur, Mercan ve Peri Suyu üzerine yapılan barajlar yöre iklimi ve bitki çeşitliliği üzerinde etkiye sahip olup iklimi yumuşatmaktadır. Yıllık yağış ortalaması 684mm olup, en yüksek sıcaklık 42,2 °C, en düşük sıcaklık ise -30,3 °C, ortalama sıcaklık ise 12,5 °C dır. Fiziki coğrafi özellikleri, iklim farklılıkları ve zengin su kaynaklarına bağlı olarak ortaya çıkan bio- çeşitliliktir.

İlin toplam yüz ölçümü 777.440 ha. (hektar)olup, bunun 113.180 ha. tarım arazisi, 323.582 ha. çayır-mera, 258.580 ha.orman ve fundalık,82.178 ha. tarım dışı arazi bulunmaktadır.

Dersim’de Hayvansal ve Bitkisel Yetiştiriciliğin Değerlendirilmesi

Çayır-mera alanlarının fazla olması büyükbaş hayvancılık ve küçükbaş hayvancılığı yetiştiriciliği için son derece önemli bir imkan sağlamaktadır.Günümüzde kapalı büyükbaş hayvan besiciliğinin giderlerinin %60 yem giderleridir. İlaç ve bakım giderleri de yüksek olduğundan bu oran daha da artmaktadır. Kapalı ortam dışında hayvanın hareketliliğine dayanan serbest mera besiciliğinden toprak, su ve hava temiz olduğundan mera besiciliğine bağlı yetiştiricilik yöreye önemli bir avantaj sağlamaktadır. Gen havzasının özellikleri de dikkate alınarak yerli hayvan ırklarının ıslah çalışması yoluyla et ve süt verimliliği artışı sağlanmalıdır. Küçükbaş hayvan (koyun-keçi) varlığı dışında,köylerde yaşayan hane halkı, ihtiyacı olan kanatlı hayvan tavuk,hindi gibi hayvanların yetiştiriciliğini de yapmamaktadır.Protein yönünde zengin olan beyaz et ve yumurta ihtiyacı cevre illerden sanayi tipi kafes tavukçuluğundan karşılanmaktadır. Bu durumun sürdürülebilir bir tarafı olmayıp kanatlı hayvan yetiştiriciliğinin artırılması gerekmektedir. Yaban hayvanı bakımından zengin bir yere sahip olan ilde başlıca, Çengel boynuzlu yaban keçisi, Bezuvar türü dağ keçisi ve av kuşlarından Ur Kekliği yöreye has hayvanlarıdır. Munzur suyu kırmızı benekli alabalık yetiştirilmesine çok uygundur. Bu nedenle Munzur, Mercan ve Peri suyu yataklarının bozulmaması ve mevcut flora ve faunanın korunması için HES’lerin yapılmaması gerekmektedir.

113.180 hektar(ha.) tarım arazisinden ancak 31.519 ha. ekilmektedir. 31.900 ha. nadasa bırakılmakta, 49.761 ha. tarıma elverişli olduğu halde ekilmemektedir.  İlde kuru tarımın hâkim olması nedeniyle nadasa bırakılan ve tarıma elverişli olduğu halde ekilmeyen tarım arazisinin toplamı ekilenin arazinin üç katına yaklaşmaktadır.

Zengin su kaynaklarına sahip ilin modern (basınçlı- damlama ve yağmurlama)sulama sistemlerine geçip, nadas alanlarının daraltılması sağlanmalıdır. Sulama ile kıyaslama üstünlüğüne sahip tahıllardan sonra münavebe bitkisi baklagiller (nohut,kırmızı mercimek,kuru fasulye) ve yem bitkilerinden yonca,korunga, fiğ ekimi yapılarak toprağın bitki besin elementleri açısından zenginleşmesi sağlanmalıdır.

Sebze üretimi çok düşük olup, ilin tarım alanının ancak % 0,36 civarında sebzecilik yapılmaktadır. Sebze üretimi rakımın yüksek yerlerde olgunlaşmada soğukların başlaması gibi iklim kısıtlılığı olduğundan, düşük rakımlarda sebze yetiştiriciliği daha uygundur. Öz tüketime yönelik yapılan üretim aile ihtiyacını karşılayacak durumda değildir. Sebze üretiminin yaygınlaştırılması sayesinde günlük ihtiyaçlarının yanında,kışlık olarak konserve, turşu,salça gibi ürünler olarak da değerlendirip pazarlanması ile aile bütçesine katkı sağlayacaktır.

Meyvecilik üretimi tarım arazilerinin % 1,88, Bağcılık ise % 0,22’dir. Meyve ve bağ üretimi yetersiz olup, meyve ağaçlarında gerekli bakım ve gençleştirme budaması yapılmadığında verim ve kalite düşüktür. Kapama meyve bahçelerinin yaygınlaştırılması, çeşitlendirilmesi, ürünlerin işlenerek reçel, pekmez, pestil, marmelat yapılarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Munzur vadisi florasında 1518 çeşit bitki olup bunların 43 çeşidi yalnızca Munzur Dağlarında bulunmaktadır. Bu bitkilerin florasının bozulmaması ve çeşitliliğinin korunması gerekmektedir.227 bitki çeşidinin de Türkiye endemik türlerinden oluşmaktadır. Munzur dağlarında bulunup başka hiçbir yerde bulunmayan endemik bitkilerden Munzur Kekiği, Munzur Düğün çiçeği, Dağ çayı, Menekşe, Çan Çiçeği, Erzincan Kirazı, Binbir Keklik Otu bunlardan bazılarıdır. Dersim Sarımsağı (Alliumtuncalignum) Munzur Dağları eteklerinde yetişen endemik bir türdür. “Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabında” zarar görebilir bitki türleri arasında yer alan sarımsağın korunması, kültüre alınan sarımsağın yetiştiriciliği yapılarak alternatif tıpta kullanılması için araştırma yapılması hedeflenmelidir. Kendisine has tadı lezzeti olan yörede Kultik Kavunu olarak bilinen kavununun yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılarak farklı pazarlara sunulması sağlanmalıdır.

Arıcılık; zengin bir floraya sahip olan ilin arı yetiştiriciliğinde kovan başına verim 21 kg olup Türkiye ortalamasının üstündedir. Zengin nektar kaynakların bolluğu balın kalitesi ve lezzeti üzerinde önemli etkiye sahiptir. Gezici arıcılık yaygınlaştırılarak, balın yanında ana arı yetiştiriciliği, arı sütü, propolis ve temel petek üretimi de yapılmalıdır. Her aile temel arıcılık kurslarına katılarak, arıcılık bilgisini aldıktan sonra,başlangıçta 10 adet arılı kovanla işe başlamalı daha sonra bu sayıyı artırarak arıcılık yapmalıdır.

Tarımsal Üretimin Artırılmasına Yönelik Çözüm Önerileri

İlde tarımcılık yapıp Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kaydı olan üreticilerin sayısı çok düşük olup 5.000 civarındadır. Dolayısıyla ÇKS kaydı olmayan üreticilerin birçoğu kamunun verdiği desteklerden yararlanamamaktadır. Küçük üreticinin tarım arazilerinde kaynaklı intikal işlemlerini tamamlayarak desteklerden faydalanması gerekmektedir. III. Tarım Şurasında alınan kararlardan biride ekilmeyen ve atıl durumda olan tarım arazilerinin üretime kazandırılması için arazi bankacılığının oluşturulmasıdır. Bu da ekilmeyip boş bırakılan tarım arazilerin ilerde güçlü şirketler veya benzer yapılar tarafında işletilebileceği anlamına gelmektedir. Metropollere ve yurt dışına göç eden yöre insanının kendi toprağına geri dönüş yaparak, tarımsal faaliyetlerde bulunması ve kooperatiflerde örgütlenerek bu sorunu aşmalıdır.

Kimyasal ilaçlarla kirletilmemiş toprak yapısı, temiz su kaynakları ve temiz havanın mevcut olması birçok ülke ve metropollerde bulunmayan avantajlı üstünlükler yöreye kazandırmaktadır. Bu avantajın mevcut insan bilgisiyle birleştirilerek kooperatifleşme yoluyla dayanışma ve yardımlaşmanın ön plana çıkarılması mevcut sorunların çözümüne yardımcı olacaktır. Kooperatiflerde istihdam yaratılması ve kadın emeğinin değerlendirilerek kadını sosyal hayata aktif katılmasını sağlayacaktır.Kırsal tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi ve kırsal kesimde çalışan üreticilerin refah seviyesini yükseltilmesi, tarımsal üretimde bütüncül yaklaşımlar gösterilerek aşılacaktır. Yerel yönetimlerin tarımsal üretimi teşvik edici politikalar geliştirerek, gıda kısa yollarını oluşturarak yerinde üretim ve yerinde tüketime taraf olmalıdır. Unutulmamalıdır ki tekelci tarım ve gıda şirketleri endüstriyel tarımla, küçük ve orta aile çiftçiliğini ortada kaldırmaya, temiz toprakları ve su kaynaklarını ele geçirmek için çalışmaktadırlar. Çataldan sofraya gıda güvenirliği ve güvencesini sağlamak için eko sisteme sahip çıkarak, dayanışmayı ve yardımlaşmayı büyüterek kooperatiflerde örgütlenerek geleceğimize ve tarıma sahip çıkalım.

Kadir ŞİMŞEK/Ziraat Mühendisi

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Kapalı
Kapalı