Dersim

Doku ailesinin avukatı Çimen: Dosya sabote edildi, deliller karartıldı, konu manipüle edildi

 

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybettirilmesine ilişkin devam eden soruşturması kapsamında her geçen gün yeni bilgiler ortaya çıkıyor. Bilgiler arasında Gülistan Doku’nun kaybettirilmesinden sonra yapılan ihbarlar, verilen ifadeler ve bu ihbar ile ifadelerin failler tarafından nasıl ortadan kaldırıldığı yer alıyor. Gülistan Doku’nun kaybettirilmesinde başta dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, Zainal Abakarov ve Zainal’ın üvey babası polis Engin Yücer’in nasıl bir çete yapılanmasının olduğunu gösteriyor.

Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin dosya avukatı Ali Çimen, değerlendirmede bulundu.

‘Soruşturma yanlış yönlendirildi’

Ali Çimen, soruşturmanın 16 Ocak 2020’de ailenin şikayetiyle başladığını ancak dönemin mülki amiri tarafından bilinçli olarak yanlış yönlendirildiğini belirtti. Ali Çimen, şu ifadeleri kullandı: “Soruşturmanın erken aşamasında bu ört-basçı baş-fail, baş-şüpheli Tuncay Sonel, soruşturmayı manipüle edip sadece intihara yönelik olarak yürütülmesini sağlamıştı. Dosyamızın başında, 24 Ocak 2020 tarihli bir tutanak vardı. Bu tutanağa göre suya düşen bir nesne vardı ve bu nesnenin Gülistan olduğu iddia ediliyordu. Bunun üzerine 220 gün boyunca bir ‘baraj oyunu’ oynandı. Biz o tutanağa itiraz ettik ve 8. ayda ‘suya düşen bir nesne yoktur’ şeklindeki resmi bilirkişi raporuna ulaştık. O an intihar tezi çökmüştü. Hatta ben ‘Gülistan karada aranmalı’ dediğim için hakkımda ‘soruşturmanın gizliliğini ihlal’ gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.”

Yargı tacizi

Dosyadaki delillerin gizlenmesinin yanı sıra, dosyayı takip edenlerin de susturulmaya çalışıldığını vurgulayan Ali Çimen, süreci bir “yargı tacizi” olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: “Çok yoğun bir örtbas vardı. Bir yönüyle deliller karartılırken, diğer yönüyle dosyayı takip edenler tehdit edildi. Gülistan’ın annesine ceza verildi, ablası iki defa ceza aldı. Munzur Üniversitesi’nde sadece ses çıkarma eylemi yapan beş öğrenci yurttan atıldı. Toplantı ve gösterilerde Gülistan Doku’nun adının anılması dahi yasaklandı. Bir bütün olarak sistemli bir engelleme söz konusuydu.”

‘Gönül ilişkisi değil, cinsel saldırı var’

Dosyadaki gizli tanık beyanlarına dikkat çeken Ali Çimen, “Gizli tanık ‘Şubat’ın beyanına göre, Gülistan henüz öldürülmeden önce cinsel bir saldırıya maruz kalıyor ve buna direniyor. Bazı yayın organlarının iddia ettiği gibi ortada bir ‘gönül ilişkisi’ yok; bir saldırı ve Gülistan’ın direnişi var. Direndiği için şiddete uğruyor ve hastaneye kaldırılıyor. Dönemin valisi, mülki idare amiri olarak 6284 sayılı yasa gereği şiddete uğrayan kadını korumakla yükümlüdür. Ancak fail kendi oğlu olduğu için Gülistan’ı korumadığı gibi failler hakkında işlem de yapmıyor. Ceza hukukunda ‘garantörlük’ kavramı vardır; kanundan kaynaklı ödevini yerine getirmeyen bu kişi, öldürme olayında bizzat yer almasa bile müşterek fail olarak kabul edilir” diye kaydetti.

‘Ortada bir suç örgütü var’

Soruşturmanın sadece bir cinayet dosyası değil, aynı zamanda bir suç örgütü soruşturması olarak ele alınması gerektiğini belirten Ali Çimen, dosyaya yansıyan mali detaylara değinerek şunları aktardı: “Ortada bir suç örgütü var. Hem insan öldürme hem de örgüt kapsamında mal varlıklarına yönelik işlem yapılmalıdır. 220 gün boyunca barajda arama yapılarak devasa bir kamu zararı oluşturuldu. Öte yandan, dosyaya yansıyan 3 ay süren ultra lüks tatiller var. Burada ‘akçeli işlerin’ de döndüğü açık. Dosyanın çete kapsamında değerlendirilmesini talep ediyoruz.”

‘Koltuğu için dosya kapatmak istedi’

Delillere ulaşmanın yıllar sürdüğünü ve emniyet birimlerinin eksikliğine vurgu yapan Ali Çimen, “Başsavcı değişimine kadar geçen sürede örtbasın resmiyete dökülmesini engellemek için savaştık. Dört yazılı talebimden sonra ancak Gülistan ve şüphelilerin 31 Ocak 2020 tarihine kadar olan HTS kayıtlarını dosyaya sokabildim. Meşhur ‘sim kart’ olayı özellikle soruşturma dışı bırakılmıştı; onu da yoğun çabalarla dosyaya aldırdım. Ancak Emniyet Müdürlüğü sadece belli bir günü baz alarak raporlama yaptı. Israrla tüm verilerin incelenmesini istedik ama bu taleplerimiz aylar boyunca sürüncemede bırakıldı. Tuncay Sonel, ucu kendisine dokunmasın diye, koltuğunu korumak için dosyada yapmadığı şeyi bırakmadı.”

Kaynak: ANF

 

Dersim Gazetesi

Recent Posts

Bakırhan: Demirtaş ve Yüksekdağ inşallah yalnızca o büyük kongre değil, 6 Eylül’deki kongreye de yetişirler

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tahliye edilerek partisinin…

24 saat ago

CHP’li vekil hakkında cinsel taciz iddiası: Darp edildi

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, dün gece Edirne’de bir kadına tacizde bulunduğu iddiasıyla darp edildi. Olay,…

1 gün ago

Alevi Kurumlarından Tarihi Çağrı: “Gelin Canlar Bir Olalım, İri Olalım, Diri Olalım”

Alevi toplumunun Türkiye’de ve dünyanın farklı ülkelerinde örgütlü önemli kurumları, Alevilerin geleceğini ve ortak mücadelesini…

2 gün ago

Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni aşama 600 kişiden DNA alındı

Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in…

2 gün ago

Mabel Matiz’e ‘müstehcenlik’ suçundan bir soruşturma daha

Mabel Matiz’in ‘Ha Leylim’ şarkısı ve klibi hakkında ‘müstehcenlik’ suçundan soruşturma başlatıldı  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı,…

2 gün ago

DEM Parti Sözcüsü: Kongre 6 Eylül’de yapılacak

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti kongresinin 6 Eylül’e alındığını açıkladı Halkların Eşitlik ve…

2 gün ago