23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali öncesinde sosyal medyada gündeme gelen bazı eleştirilere ilişkin Festival Düzenleme Komitesi yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, özellikle Zazaki-Kırmançki dili ve kadın kimliği üzerinden yöneltilen dışlayıcılık iddialarının gerçeği yansıtmadığı vurgulandı.
Açıklamanın tamamı şöyle:
23’üncüsünü düzenlediğimiz Munzur Kültür ve Doğa Festivali programına dair son günlerde bazı iddia ve ithamlar kamuoyunda tartışılmaktadır. Özellikle Zazaki-Kırmançki diline ve kadın kimliğine yönelik dışlayıcı bir tutum alındığı yönündeki değerlendirmeler üzerine bu açıklamayı kamuoyuyla paylaşma gereği doğmuştur.
Festivalimizin temel değerlerinden biri, ana dilimizin yaşatılması, kamusal alanda görünür kılınması ve kültürel hafızamızla buluşmasıdır. Bu çerçevede hazırlanan programda, birçok sanatçımız Zazaki-Kırmançki başta olmak üzere, yerel ve ana dillerde eserlerini sahneleyecektir. Festivalimizin dili ve kimliği sadece afişlerde değil, sahnede, panellerde, alanlarda ve halkın doğrudan katılımında kendini bulmaktadır. Munzur Festivali, yıllardır olduğu gibi bu yıl da ana dili önceleyen bir perspektifle hazırlanmıştır.
Öte yandan, kadın kimliğine yönelik yasakçı bir yaklaşım olduğu iddiaları da gerçeği yansıtmamaktadır. Kadın özgürlüğü mücadelesi, kurumlarımızın tarihsel pratiğinde temel bir yer tutmakta; her düzeyde eşit temsiliyet ve söz hakkı esas alınmaktadır. Bu konu, kurumlarımız açısından herhangi bir şekilde tartışmaya açık değildir.
Sosyal medyada dile getirilen bazı eleştirilerin, ne yazık ki yapıcı bir zeminden uzaklaşarak, kurumlarımızı ve ortak mücadelemizi hedef alan bir noktaya evrildiği görülmektedir. Festival sürecine gölge düşürmeyi amaçlayan bu tutuma dair ayrıntılı değerlendirmemizi festivalin ardından kamuoyuyla paylaşacağımızı belirtmek isteriz.
Festival tertip komitesi olarak, çağrımıza yanıt vererek bizlerle dayanışma gösteren, sahnede ve sahne dışında sözünü ve emeğini paylaşan tüm sanatçılara ve kurumlara yürekten teşekkür ediyoruz.
Dayanışmamız sadece sahnede değil, aynı zamanda anti-demokratik uygulamalara ve kültürel asimilasyon politikalarına karşı da ortak bir direnişin ifadesidir. Asıl amaçlarımızdan biri de uzun yıllardır ortaya çıkan bu dayanışma duygusunu büyütmek olacaktır. Hiçbir sanatçıya ya da gruba veya dile karşı dışlayıcı, yasaklayıcı bir tutum alınmamıştır. Program hazırlık tartışmalarında ortaya çıkan farklı yaklaşımlardan kaynaklı olarak bir eksiklik yaşanmıştır. Dolayısıyla bahsi geçen grup Festival programında yer alamamıştır. Ancak bu durumun, sanki dile veya kimliğe karşı bir yaklaşım varmış gibi kamuoyuna sunulması doğru değildir, kabul edilemez. Festival Düzenleme Komitesi olarak; Yaşanan bu eksiklik üzerinden ortaya çıkan zazaki-kırmançki diline yönelik karşıtlık algısından dolayı halkımızdan özür diliyoruz.
Son olarak, tüm halkımızı bir kez daha, doğamıza, kültürümüze, inancımıza, ana dilimize ve kimliğimize yönelik saldırılara karşı birlikte mücadele etmeye; Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne sahip çıkmaya çağırıyoruz. Saygılarımızla..
Partisinin Adana il kongresinde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, iktidara ‘Somut adım…
Ücret ve tazminatlarının verilmemesi nedeniyle maden işçilerinin başlattığı açlık grevi eylemi 7’nci gününde devam etti…
Batman merkez Petrol Mahallesi’ndeki evinden ayrıldıktan sonra kaybolan ve üç gün sonra Hasankeyf Baraj Gölü’nde…
Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu’nun çağrısıyla Kadıköy’de bir araya gelen yüzlerce kişi, maden projeleri…
Diyarbakır'da gerçekleştirilen ‘Kuzey Kürtleri Ulusal Birliği tartışıyor’ konferansına mesaj gönderen Abdullah Öcalan, ‘Demokratik birlik, tarihsel bir…
Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu’nun çağrısıyla bugün Kadıköy’de bir araya gelecek yurttaşlar, Dersim’deki maden…