Munzur Üniversitesi’nde son dönemde yaşandığı iddia edilen bazı uygulamalar, Alevi kurumlarının tepkisine neden oldu. Çok sayıda Alevi örgütü tarafından yapılan ortak açıklamada, üniversite yönetiminin bazı uygulamalarının hem kamuoyunda hem de Alevi toplumu içinde rahatsızlık yarattığı belirtildi.
Açıklamada, Prof. Dr. Kenan Peker’in 2023 yılında rektörlük görevine başlamasının ardından üniversitede yaşanan gelişmelere ilişkin çeşitli iddiaların basına yansıdığı ifade edildi. Bu iddialar arasında liyakat tartışmaları, bazı personele yönelik baskı ve yıldırma uygulamaları ile üniversite içindeki huzuru zedelediği öne sürülen yönetim kararlarının bulunduğu belirtildi.
Alevi kurumları, söz konusu iddiaların bir kısmının Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verilen soru önergelerine de konu olduğunu, ancak buna rağmen üniversite yönetiminin eleştirilere karşı yeterli duyarlılığı göstermediğini savundu.
Açıklamada, Alevilik üzerine akademik çalışmalar yapan bir öğretim üyesine yönelik saldırı sonrası yaşanan süreç de eleştirildi. Sorumlular hakkında işlem yapılmadığı, buna karşılık olayın mağduru olan akademisyen hakkında soruşturma başlatıldığı iddiasının kamuoyunda soru işaretleri yarattığı ifade edildi.
Bu durumun üniversitede adil ve tarafsız bir yaklaşım sergilenmediği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdiği ve “mezhepçilik” kaygılarını artırdığı öne sürüldü.
Bazı Alevi yöneticilerin de tehdit ve hakaret içeren tutumlara maruz kaldığına dair bilgilerin kamuoyuna yansıdığı belirtilen açıklamada, bu tür olayların ne akademik değerlerle ne de Dersim’in inanç ve kültürel yapısıyla bağdaşmadığı vurgulandı.
Rektörlük binasındaki çay ocaklarının kapatılması kararının da eleştirildiği açıklamada, bu tür uygulamaların üniversitedeki farklı inanç ve yaşam biçimlerini gözetmeden hayata geçirildiği ve çalışanlar arasında rahatsızlık yarattığı ifade edildi.
Üniversitelerin farklı düşünce ve inançların bir arada bulunduğu özgür alanlar olması gerektiği belirtilerek, bu tür kararların kurum içindeki birlikte yaşam kültürüne zarar verdiği savunuldu.
Açıklamanın sonunda Alevi kurumları, yetkili kurumları sorumluluk almaya çağırarak Munzur Üniversitesi’nde yaşanan iddiaların sadece üniversite çalışanlarını değil, Dersim halkını ve Alevi toplumunu da ilgilendirdiğini belirtti.
Kurumlar, üniversitenin Dersim’in tarihsel, kültürel ve inançsal değerlerine saygılı bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini ifade ederek, sorunların ciddiyetle ele alınmasını ve güven veren bir yönetim anlayışının tesis edilmesini talep etti.
Ortak açıklamaya Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Federasyonu imza attı.
İslam alemi için büyük önem taşıyan Ramazan Bayramı, 2026 yılında Mart ayının son haftasına denk…
Orta Doğu Anadolu’da “Büyük Dersim” olarak anılan bölgenin çok katmanlı müzik mirasını ele alan Looking…
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin DEM Parti grup toplantısında İran’daki gelişmeler, bölgesel…
Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde olağanüstü hal önlemleriyle görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının ilk duruşmasının…
Van’da kaldığı öğrenci yurdundan 27 Eylül 2024’te ayrıldıktan 18 gün sonra cenazesi bulunan üniversite öğrencisi…
Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Suriye geçici hükümeti arasında imzalanan 29 Ocak Anlaşması kapsamında dün…