Ekoloji

Dersim Barosu’ndan Hel Dağı’ndaki krom madenciliğine dava

Dersim’in Pülümür ilçesinde Hel Dağı mevkiinde yürütülen krom madenciliği faaliyetlerine karşı Dersim Barosu tarafından hukuki süreç başlatıldı. Baro, projenin durdurulması talebinin reddedilmesi üzerine yargıya başvurarak iptal davası açtı.

Dersim Barosu tarafından yapılan açıklamaya göre, Pülümür’e bağlı Çakırkaya ve Dereboyu köyleri sınırlarında bulunan Hel Dağı bölgesindeki krom madenciliği faaliyetlerinin durdurulması için önce ilgili idareye başvuru yapıldı. Ancak bu talep, Tunceli Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 15 Ocak 2026 tarihli işlemiyle reddedildi.

Bunun üzerine baro, söz konusu işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle **Erzincan İdare Mahkemesi’nde dava açtı.

“ÇED süreci işletilmeden faaliyet başlatıldı” iddiası

Açılan davada, madencilik faaliyetlerinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine tabi olmasına rağmen gerekli ÇED raporu ve “ÇED olumlu” kararı alınmadan başlatıldığı öne sürüldü. Ayrıca bölgenin doğal sit alanı olduğu ve koruma altındaki canlı türlerine ev sahipliği yaptığı da vurgulandı.

Baro açıklamasında, tüm bu özelliklere rağmen idarenin faaliyetleri engellememesinin hukuka aykırı olduğu savunuldu.

“İnançsal açıdan da kutsal bir alan”

Açıklamada Hel Dağı’ndaki faaliyetlerin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda inançsal bir boyutunun da bulunduğu ifade edildi. Proje sahasının, yöre halkı açısından kutsal kabul edilen Hel Dağı Ziyaretgâhı’nı da kapsadığı belirtildi.

Hel Dağı ve çevresinin Alevi inancı açısından doğa ile inanç arasında kurulan kutsal bağın bir parçası olduğu belirtilen açıklamada, doğanın Alevilikte korunması gereken bir unsur olmanın ötesinde kutsalın bir yansıması olarak görüldüğü ifade edildi.

“İnanç özgürlüğüne müdahale” vurgusu

Baro, ziyaretgâhın bulunduğu bölgede yürütülen madencilik faaliyetlerinin:

  • İnanç özgürlüğüne müdahale,

  • Kültürel ve inançsal mirasın tahribi,

  • Toplumsal hafızanın zarar görmesi

sonuçlarını doğurabileceğini savundu.

Açıklamada ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesine atıf yapılarak, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu ve devletin çevre ile birlikte kültürel ve inançsal mirası da koruma yükümlülüğü bulunduğu hatırlatıldı.

“Sürecin takipçisi olacağız”

Dersim Barosu, davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek Hel Dağı Ziyaretgâhı’nın korunması için tüm hukuki yolların kullanılacağını ve bölgenin koruma altına alınması için girişimlerde bulunulacağını açıkladı.

Açıklama, “İnanç mekânlarına yönelik her türlü müdahale yalnızca bir alanın değil, bir halkın kimliğinin ve hafızasının tahribidir” ifadeleriyle sona erdi.

Dersim Gazetesi

Recent Posts

Madımak’ta katledilenler anıldı: Unutmadık, unutturmayacağız

Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılında katledilenler anıldı. Madımak Oteli’ne ‘Utanç Müzesi’ afişi asılırken, katliamla yüzleşme ve…

7 saat ago

Sivas’ta katledilen 33 can Dêrsim’de anıldı: Yüzleşme istiyoruz!

Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği etkinliklerine katılan 33 aydın, akademisyen,…

7 saat ago

Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi’nden Deniz Göktaş’a destek: Mizaha kelepçe vurulamaz

Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, yaşananlara…

7 saat ago

Varto’da JES nöbeti 61’inci gününde: Topraklarımıza dokundurtmayacağız!

Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyünde, ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan…

7 saat ago

33. Yıl 33 Can

  2 Temmuz 1993’te yaşanan Madımak Oteli katliamından bu yana 33 yıl geçti. 33 yıllık…

7 saat ago

Kordu’dan Sivas Katliamı için kanun teklifi: Madımak’ın “Utanç Müzesi” olması istendi

DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 33 kişinin…

21 saat ago