Dersim’in Pertek ilçesinde dört köyün mera alanlarını kapsayan pomza kum ocağı projesine “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi. Hayvancılıkla geçinen köylüler ve çevreciler, projeye karşı mücadele çağrısı yaptı: “Doğamızı ve yaşam alanlarımızı savunacağız.”
Dersim’in Pertek ilçesine bağlı Bargini (Karabakır), Zeve (Dorutay), Orcan (Yukarı Gülbahçe) ve Desiman (Ardıç) köylerinin mera alanlarında Arven Doğu Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılmak istenen pomza kum ocağı projesine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi.
Bölge halkı ve çevre örgütleri projeye sert tepki göstererek doğanın ve geçim kaynaklarının yok olacağı uyarısında bulundu.
Kum ocağının yapılacağı arazilerin hayvancılık için kritik önemde olduğunu belirten Elif Dal, “Biz burada hayvancılık yapıyoruz. Hayvanların otladığı meranın tam ortasında yapılmak istenen maden projesini istemiyoruz. Projenin uygulanmaması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Yetkililere çağrımız projenin iptal edilmesidir” dedi.
Hatice Rüzgar da köylülerin süreçten haberdar edilmediğini vurgulayarak, “Maden projesinden haberimiz yoktu, bizden gizli işler çevriliyor. Arazilerimiz kiralanmış ya da satın alınmış, herkes bir şey söylüyor. Biz köyümüzde madencilik istemiyoruz” diye konuştu.
Erhan Rüzgar ise projenin yaratacağı yıkıcı etkileri şöyle anlattı:
“Proje yapılırsa dört köyde hayvancılık bitecek. Aynı zamanda bölgedeki içme suyu kaynakları da zarar görecek. Burada yaşamı sürdürmemiz imkânsız hale gelecek. Biz burada doğduk, burada büyüdük. Bu toprakları terk etmek zorunda kalmak istemiyoruz.”
Projeye karşı hukuki mücadele başlatacaklarını belirten köylüler, doğal yaşamın ve yerel ekonominin yok edilmemesi için yetkililere çağrıda bulundu. Vahide Güler, Hüseyin Aktaş, İsmail Koyun ve Ali Şeker de doğanın tahribatına ve köylülerin mağdur edilmesine karşı birlikte hareket edeceklerini dile getirdi.
Ali Şeker sözlerini şöyle tamamladı:
“Bölgede insanlar hayvancılıkla geçimini sağlıyor. Meraların tahrip olması, su kaynaklarının kesilmesi demek burada hayatın sonu demektir. Bu yüzden yetkililerden beklentimiz projeyi iptal etmeleri. Biz topraklarımızı terk etmek istemiyoruz.”
Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılında katledilenler anıldı. Madımak Oteli’ne ‘Utanç Müzesi’ afişi asılırken, katliamla yüzleşme ve…
Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği etkinliklerine katılan 33 aydın, akademisyen,…
Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, yaşananlara…
Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyünde, ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan…
2 Temmuz 1993’te yaşanan Madımak Oteli katliamından bu yana 33 yıl geçti. 33 yıllık…
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 33 kişinin…