DERSİM GAZETESİ’NİN ÖZEL HABERİ
Türkiye’nin en zengin ekosistemlerinden birine sahip olan Dersim, son yıllarda artan madencilik ruhsatları, hidroelektrik santral projeleri ve enerji yatırımlarıyla yeni bir tartışmanın merkezinde yer alıyor. Munzur Dağları’ndan Pülümür Vadisi’ne kadar uzanan geniş bir coğrafyada verilen maden ruhsatları bir yandan ekonomik kalkınma gerekçesiyle savunulurken, diğer yandan doğa tahribatı, su kaynaklarının riske girmesi ve inanç alanlarının etkilenmesi gibi nedenlerle yoğun itirazlara konu oluyor.
Resmi veriler, MAPEG kayıtları, açılan davalar ve çevre örgütlerinin raporları birlikte incelendiğinde ortaya çıkan tablo, Dersim’in önümüzdeki yıllarda Türkiye’de madencilik tartışmalarının önemli merkezlerinden biri olabileceğini gösteriyor. Bölgeyi yakından takip eden hukukçular ve çevre araştırmacıları, verilen ruhsatların büyüklüğü dikkate alındığında tartışmanın yalnızca tek tek projelerle sınırlı olmadığını, bütüncül bir doğal kaynak politikası meselesine dönüştüğünü ifade ediyor.
Türkiye’nin biyoçeşitlilik açısından en zengin ve kültürel olarak en hassas bölgelerinden biri olan Dersim’in, son yıllarda tarihinin en büyük madencilik ve enerji kuşatmasıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Munzur Dağları’ndan Pülümür Vadisi’ne kadar on binlerce hektarlık alan, “IV. Grup” olarak adlandırılan altın, bakır ve krom gibi madenlerin aranması ve işletilmesi amacıyla ruhsatlandırılmış durumda. Haritalar incelendiğinde ilin geniş bir bölümünün maden sahalarıyla çevrelendiği görülüyor.
Bu durumun yalnızca ekosistemi değil, bölge halkının inanç merkezlerini, su kaynaklarını ve yaban hayatını da doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor. Bir yanda ekonomik kalkınma hedefleri doğrultusunda yürütülen projeler bulunurken, diğer yanda Tunceli Barosu, çevre platformları ve yerel halk tarafından yürütülen hukuki mücadeleler devam ediyor.
Tağar Çayı’ndaki HES projesinin iptali ve Pülümür’de bazı maden projelerinin durdurulması çevre savunucuları açısından önemli gelişmeler olarak değerlendirilirken, MAPEG tarafından ihale sürecinde bulunan çok sayıda saha ise tartışmaların önümüzdeki yıllarda da süreceğini gösteriyor.
Madencilik faaliyetleri ve ruhsat sahaları
Dersim genelinde ruhsatlandırılan maden sahalarının toplam büyüklüğü on binlerce hektarı buluyor. Bu projelerin özellikle Ovacık, Pülümür ve merkez ilçede yoğunlaştığı görülüyor.
Bölgede faaliyet gösteren başlıca şirketler ve projeleri şöyle sıralanıyor:
Tunçpınar Madencilik: Merkez ilçeye bağlı Geyiksuyu ile Ovacık bölgelerinde bakır, altın ve gümüş başta olmak üzere polimetal arama ve işletme projeleri yürütüyor. Şirketin Dersim’de geniş ruhsat alanlarına sahip olduğu belirtiliyor.
Metalfer Madencilik: Ovacık Cevizlidere bölgesinde altın, bakır ve molibden arama faaliyetleri yürütüyor. Yaklaşık 7 bin hektarlık alanı kapsayan bu proje, bölgedeki en büyük ve en çok tartışılan madencilik projeleri arasında yer alıyor.
Besler Madencilik: Ovacık Işıkvuran bölgesinde altın ve bakır arama faaliyetleri yürütüyor. Şirketin Tigris Eurasia ile ortak projeleri bulunduğu ifade ediliyor.
Dosteli Madencilik: Munzur Vadisi hattına yakın krom sahalarıyla gündeme geliyor. Bu projelerin milli park sınırlarına yakınlığı nedeniyle tartışma konusu olduğu belirtiliyor.
Hayri Ögelman Madencilik (CVK Maden): Pülümür çevresinde krom üretimi yapan şirketler arasında yer alıyor ve Türkiye’nin önemli krom ihracatçıları arasında gösteriliyor.
Aksu Madencilik: Pülümür ve merkez ilçede krom ve çinko sahalarında faaliyet yürütüyor. Bölgede aktif ocaklar ve zenginleştirme tesisleri bulunduğu belirtiliyor.
Kritik maden projeleri
Ovacık Cevizlidere sahası, yaklaşık 7 bin hektarlık büyüklüğü ile Dersim’deki en büyük projelerden biri olarak öne çıkıyor. Altın, bakır ve molibden arama faaliyetlerini kapsayan proje, su kaynakları ve orman ekosistemi üzerindeki olası etkileri nedeniyle çeşitli davalara konu oluyor.
Ovacık Karayonca bölgesinde ise yaklaşık 11 bin hektarlık başka bir ruhsat sahasında altın ve bakır arama faaliyetleri yürütülüyor.
Geyiksuyu ve Karaoğlan bölgelerinde ise bakır, gümüş, kurşun ve çinko gibi polimetal madenlere yönelik projeler bulunuyor.
Krom madenciliği ve son gelişmeler
Krom madenciliği Dersim’de uzun yıllardır yürütülen faaliyetler arasında yer alıyor. Ancak son dönemde bazı projeler çevresel ve kültürel etkileri nedeniyle hukuki süreçlerle karşı karşıya kalmış durumda.
2026 yılı başında Pülümür’de bulunan Hel Dağı’nda planlanan bir proje hakkında dava açıldı. Bölge halkı tarafından kutsal kabul edilen bir ziyaret alanını kapsadığı belirtilen proje hakkında verilen “ÇED gerekli değildir” kararına karşı yürütmeyi durdurma talebiyle dava süreci devam ediyor.
31 Ocak 2026 tarihinde ise Pülümür’e bağlı Dağbek köyü yakınlarında planlanan krom ve çinko ocağı projesi, yaban hayatı üzerindeki etkileri gerekçesiyle iptal edildi. Kararda özellikle vaşak ve yaban keçisi popülasyonuna dikkat çekildiği belirtiliyor.
Munzur Vadisi çevresinde planlanan bazı krom sahalarının ise milli park sınırlarına yakınlığı nedeniyle yargı süreçlerinin devam ettiği ifade ediliyor.
MAPEG verileri: Yeni projeler yolda mı?
MAPEG verilerine göre Dersim’de madencilik faaliyetleri açısından önemli bir hareketlilik bulunuyor.
2025 sonu ve 2026 başı itibarıyla yaklaşık 145 maden sahasının ihale sürecinde olduğu belirtiliyor. Bu sahaların büyük bölümünün altın, gümüş ve bakır gibi IV. Grup metalik madenleri kapsadığı ifade ediliyor.
Başvuru aşamasındaki projeler arasında:
Pülümür Kırdım bölgesi: Mangan ve bakır işletme ruhsatı başvurusu değerlendirme aşamasında bulunuyor.
Ovacık Kuşluca: Mevcut arama ruhsatlarının işletme ruhsatına dönüştürülmesi için yapılan üç başvurunun incelendiği belirtiliyor.
Hozat Taner bölgesi: Bakır ve polimetal madenler için yapılan arama ruhsatı başvurularının ön inceleme sürecinde olduğu ifade ediliyor.
Hidroelektrik santral projeleri ve barajlar
Dersim’de madencilik kadar tartışılan bir diğer konu da hidroelektrik santral projeleri. Bölgenin yüksek su potansiyeli nedeniyle çok sayıda HES projesi gündeme gelmiş durumda.
Çemişgezek ilçesindeki Tağar Çayı üzerinde kurulan hidroelektrik santral projesi, 2026 yılı Şubat ayında mahkeme kararıyla iptal edildi. Projenin büyük ölçüde tamamlanmış olmasına rağmen, tarihi Yusuf Ziya Paşa Köprüsü’ne yakınlığı ve yaban keçisi popülasyonuna verebileceği zararlar nedeniyle durdurulduğu belirtiliyor.
Munzur Vadisi’nde planlanan Konaktepe Barajı ve HES projesi ise uzun yıllardır devam eden davalar nedeniyle hayata geçirilemeyen projeler arasında yer alıyor. Projenin Munzur Vadisi Milli Parkı’nı etkileyebileceği gerekçesiyle hukuki süreçlerin devam ettiği ifade ediliyor.
Bölgede faaliyet gösteren enerji şirketleri arasında Pemis Enerji, Konaktepe Elektrik Üretim A.Ş. ve Aksu Grup gibi firmaların bulunduğu belirtiliyor.
Jeotermal enerji potansiyeli
Dersim’de madencilik ve hidroelektrik projeleri kadar yaygın olmasa da jeotermal enerji kaynakları da dikkat çekiyor. Özellikle Pertek ilçesi çevresinde bulunan jeotermal sahaların önemli bir potansiyele sahip olduğu ifade ediliyor.
Singeç Vadisi çevresindeki kaynakların 74 ile 105 derece arasında sıcaklığa sahip olduğu belirtiliyor. Bu kaynakların şu anda ağırlıklı olarak termal turizm ve sağlık amaçlı kullanıldığı, ancak ilerleyen dönemde sera ısıtması gibi tarımsal projelerde değerlendirilmesinin de gündemde olduğu ifade ediliyor.
Jeolojik değerlendirmelere göre bölgedeki jeotermal sistemin elektrik üretiminden çok doğrudan ısıtma ve sağlık turizmi için daha uygun olduğu belirtiliyor.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Kürt sorunun çözümü için devam eden süreç kapsamında yeni açıklamalarda bulundu.…
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, DEM Parti İmralı…
Nisan ayının dolunayı olan Pembe Dolunay, her yıl olduğu gibi bu yıl da taze başlangıçların,…
Her yıl olduğu gibi bu yıl da 1 Nisan sabahı kimileri uykulu gözlerle telefonuna bakarken,…
Diyarbakır’da 2012 yılında katıldığı Newroz kutlaması gerekçe gösterilerek hakkında 14 yıl sonra "örgüt üyesi olmak"…
Dersim'de ilkbaharın gelişiyle İksor Vadisi'nde mavi kardelenler açmaya başladı. Kentte çetin geçen kışın ardından hava…