Dersim’in şifalı bitkileri, hayvanları ve kutsal mekanları

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dersim kültürü, kendine özgü özellikleriyle Anadolu coğrafyasında ayrı bir zenginliğe sahip. Şifacılık ve sağaltım geleneği ise, bu kültürün az bilinen özelliklerinden biri.

ŞİFALI BİTKİLER

anafatma ciceği.jpg

Nerebent otu: Türkçe Alabent olarak bilinen bitki Dersim’de çok amaçlı kullanılıyor. Kurşun yaraları, açık yaralar, göbek fıtığı, astım en çok kullanıldığı durumlar.

Gezenge: Türkçeye meşe balı olarak çevrilebilecek bu ilaç, meşe ağaçlarında oluşur. Meşe yapraklarının üstündeki çiğ tanesi gibi görünen bu ballı yapraklar kesilir, güneşte kurutulur ve kurutulan yapraklar oklavayla dövüldükten sonra elekten geçirilir. Kaba kısmı ayıklandıktan sonra ballı yapraklar yoğrulur top top yapılır, rengi mavimsi ve çok katıdır. Çok güzel bir aroması olan gezenge, çıban deşmek için ve vücuttaki katı kitle oluşumlarında kullanılır. Halk arasında gezengeye ‘Hızır’ın kudreti’ denir.

Kuzukulağı: İç organlardaki yaralara, mide ve bağırsak yaralarına iyi gelir. Ağızda çiğnenip, açık yaralara konursa, yarayı kaynatır ve 8-10 saat içinde iyileştirir.

Acice otu: Su teresi olarak bilinen bu bitki, hazmı kolaylaştırır.

Ardıç tohumu: Nohut büyüklüğündeki, yeşil tohumlardır ve zamanla kırmızıya döner. Öksürüğe iyi gelir. Suda kaynatılır ve suyu içilir.

Alıç: Romatizmaya iyi gelmektedir. Beyazı kalp hastalıkları için iyidir. Çiçeklenme mevsiminde çiçekleri toplanıp kurutulursa, çayı şeker hastalığında kullanılabilir. Meyvesi taze tüketilirse kabızlık için de yararlıdır.

Meşe Palamudu: Şeker hastalığına iyi gelir. Meşe palamudunun içine bir ot koyarak yaranın üstüne tampon yapılırsa iltihabı çeker.

Ceviz yaprağı: Vajinal hastalıklarda kullanılır, ceviz yaprağı kazanda kaynatılıp, kadın üzerine oturtulur. Ayrıca ağrılı hastalıklarda ağrıyı keser.

Çekem otu: Çam familyasındandır. Ökse otu olarak da bilinir. Nohut tanesi gibi olan yeşil tohumlarının çekirdekleri yenir, astım hastalığında kullanılır. Ayrıca ağız kokusu, diş çürüklerinde kullanılan bir bitkidir. Bitkinin yağı ise siyatikte uygulanır.

Ana Fatma Çiçeği: Sarı top öbekler halinde büyüyen bir çiçektir. Özellikle Düzgün Baba dağında yetişir, şeker hastalığı için faydalıdır.

Gulik: Türkçede çiriş olarak bilinen bitki, hem insanların tüketim amacıyla kullandığı bir yemeklik bitkidir hem de pek çok hastalık için deva olarak kullanılır. Özellikle bağırsak temizliğinde ve kaynatılmış suyu ateşli hastalıklarda kullanılır.

Çöpleme Otu: Yörede Pıskeres olarak bilinen ot, astım tedavisinde yaygın olarak kullanılıyor. Önerilen tedavi şöyle: Yarım kilosu 3 litre suda kaynatılır. Her sabah bir bardak aç karnına içilir. Akciğer kanserine iyidir, balgamları söker, gözenekleri açar.

Dardağan: Kalp ve böbreğe iyidir. Meyvesi ezilir, el değirmeninde çekilir.

Dımega: Dalları ve kökü yanıklarda kullanılır. Tavada iyice kavrulur, dövülerek toz haline getirilir, tereyağına katılır. Yanık yerin üzerine sürülür, üzerine bir temiz bez sarılır.

Ebegümeci: Çiçekli iken ses kısıklığına iyidir. Ses açar.

Geven otu: Zazaca Goné olarak bilinen bitki, arının çiçeklerinden en fazla bal aldığı bitkidir. Geven sakızı aynı qızvan sakızı gibi, ilaç hammadesidir.

Gurnik bitkisi: Türkçe pıtrak olarak bilinir. Yazları çıkan bitkidir, başında top gibi bir çiçeği vardır. Sapı ve çiçeği kaynatılır, aç karnına bir çay bardağı içilir. Gırtlak kanserine ve kadın kısırlığına iyi gelir.

Gürüz otu: Türkçesi, Sığır Dili bitkisidir. Dersim bilgelerine göre kedi her yılan yedikten sonra bu otu yer. Dersim şifacılığında enfeksiyon yaralarında, böcek ısırmalarında kullanılır. Romatizmaya ve mide ağrılarına iyi gelmektedir. Bağırsaklara yararlı olup, açık yaraları iyileştirici özelliği vardır. Dolayısıyla açık yaralar için tereyağında krem haline gelinceye kadar kaynatılır. Kadın hastalıklarına da yararlı olan bir bitkidir. İyice haşlandıktan sonra bir bezin içine sararak epilepsi hastalarının kafasına konursa, dinlendirici özelliği vardır.

Havacıva otu: Yörede Hewaze olarak bilinen ot, balmumuyla karıştırılır ve yaralar ile kas ağrılarının tedavisinde kullanılır. Ayrıca kuyruk yağı ve tereyağı ile otun kökü ezilerek kaynatılır ve yaralara sürülür.

Işgın kökü: Yörede rives olarak bilinen bitkinin baş ağrısında, şeker hastalığında, kanser ve basur tedavisinde kullanıldığı belirtiliyor.

Kersim: Türkçede dağ teresi olarak bilinen ot, yara tedavisinden, nefes darlığına birçok alanda kullanılıyor.

Hiro: Türkçe Hatmi olarak bilinen bitkinin çayı diz ağrılarını dindirir. Yılan sokmalarında bitkinin sapları, çiçeği ve yaprakları bir dibekte hamurlaşıncaya kadar dövülür. Daha sonra ayrana karıştırılarak yılanın soktuğu bölgeye yedi gün boyunca bu karışım, bezin üzerine bırakılarak sarılır. Karışım zehirli sarı suları yavaş yavaş dışarıya akıtır. Ayrıca bitki iyice dövüldükten sonra ayrana karıştırılarak içilse öksürüğü de keser. Eskiden sabun bulunmadığından ölülerin yıkanacağı suyun içine konulurdu. Otun köpürme özelliği sayesinde ölüler daha rahat yıkanırdı

Kenger sütü: Yaraların üzerine sürülür.

Mamuk: Yabani Tamas Eriği olarak Türkçeye geçmiş olan bu bitki, idrar yolları tedavisinde kullanılır.

Meşe: Meşenin kabuğu sökülür. El değirmeninden geçirilerek un haline getirilir ve tereyağıyla karıştırılır. Egzama tedavisinin yanı sıra, yanık izlerinin geçmesinde de kullanılır.

Qızvan: Türkçede çedene olarak bilinen bitki; balmumu, tereyağı, bal ile karıştırılarak merhem haline getirilir ve iltihapların tedavisinde kullanılır. Astım, mide ağrıları ve ülser tedavisinde de kullanılan bir bitkidir. Qızvan sakızı ise; safra, ishal gibi durumlarda kullanılır.

Savile: Türkçeye dağ gülü olarak giren bu bitki tansiyon, astım ve şeker hastalığına iyidir. Topraktan 20-30 cm çıkınca, meyvesi ve yaprağı toplanır.

Piltan: Nazar için kullanılır. Evin ve eşyaların güzel kokması için evin bir duvarına da asılır. Kaynatılıp suyu başa sürülürse, saç dökülmesini azaltmaktadır.

Pung: Türkçe yarpuz olarak bilinen bitki, iç organlardaki iltihabı kurutmaya ve kistlere iyi gelir. Akciğere de yararlı olup nefes darlığı çekenler için nefes açıcı özelliği vardır. Yoğurda karıştırılarak yenildiğinde, ağrı kesici özelliğe sahiptir. Dişlerin temizlenmesinde de kullanılır. Taze olarak salatalarda veya kurutularak yemeklerde tüketilirse, mideyi dinlendirip, nefesi de açmaktadır.

Sıpidank: Türkçe Tükürük Otu olarak bilinen bu bitki, kaynatılıp suyu içilirse, iç hastalıklara iyi gelir. Karın sancılarını da yatıştırmaktadır. Yeni doğum yapmış kadınlara suyu içirilip, otun kendisi de yedirilirse, karın ağrılarını azaltır. Şeker hastalığına yararlı bir bitki olup, aynı zamanda vücut şişkinliğini de indirir.

Sipînk: Yemlik olarak bilinen bu bitki, vücuttaki kirli kanı ve hastalıkları temizler. Hazmı kolaylaştırmak için yemekten önce yenir.

Sîrim: Türkçe yayla sarımsağı olarak tercüme edilebilir. Kalp hastalıklarına iyi gelmektedir. Tazeyken yenilirse bağırsakları temizler. Saçın dökülmesini engeller. Taze yenilmesi durumunda tansiyonu dengelemektedir. İltihap kurutucu özelliğinden dolayı çiğ tüketilirse yararlıdır.

DERSİM ŞİFASINDA KULLANILAN HAYVANLAR

Dersim lokman hekimliğinde bitkiler kadar hayvanlar da kullanılıyor. Bunların en başında da alabalık geliyor.

Alabalık: Ermeni lokman hekimlerden öğrenildiği söylenen iyileştirme yöntemi şöyle:

“Eklem ağrıları, varisler, bel ve boyun fıtığı ve romatizma ağrıları için, bir alabalık alınır, bütün olarak zeytinyağının içine atılır. Yarım kiloluk zeytinyağı şişesine balık bırakılıp, kapağı kapatılır. Bir süre sonra balık çürür. 15 gün böyle bekletildikten sonra, balık ağrıyan eklem yerlerine ovalanarak vıcık halinde sürülür ve sarılır, 5-6 saat bekletilir. Tedavi 5 gün sürer.”

Ayının ayakaltı, deri altı ve iç yağları: Uyuz hastalığı için ilaçtır, uyuz olan uzuvlara sürülür.

Bıldırcın eti: Sara hastalığında kurutulur, hastaya yedirilir.

Domuzun ön iki dişi: Boynuz gibidir. Doğum sırasında çok acı çeken veya doğumda zorlanan kadınlara, domuzun bu iki dişi rendelenerek, toz haline getirilir, sütün içine katılarak, kadına verilir. Bu şekilde doğumu rahat atlatır.

Ayı safrası: Güçlendirir. Ayı safrası ve ayı karaciğeri beraber kurutulup, kullanılır. Ayrıca, siroz hastaları yeni yüzülmüş ayı postuna sokulur, bu sirozun getirdiği şişkinliği alır.

Koçboynuzu: Yakılır, tülbentten/ süzgeçten geçirilir. Tereyağıyla karıştırılır ve merhem yapılır. Yaralarda kullanılır.

Kaplumbağa kabuğu: Değirmende öğütülür, toz haline getirilir. Kansere iyi geldiği söyleniyor.

DERSİM’İN KUTSAL İYİLEŞTİRME MEKANLARI

Dersim’de tedavi için başvurulan bitkiler ve hayvanların yanı sıra, ziyaret olarak bilinen kutsal mekânlar da vardır. Onlardan bazıları ise şöyle:

Dedeğaaç köyündeki Şıx Delile Berxecan ziyareti. Akıl hastaları götürülür.

Öksürük deliği: Silizu köyündedir. Munzur suyuna bakan bir tepenin ucundaki, ortası delik, halka şeklinde kayadır. Öksüren çocuğun kazağı bu delikten geçirilir.

Auke Ziyareti: Hamileyken rahimdeki çocuk ölmesin diye gidilir.

Kemeré çermi: Mılan köyünün altında yeraltından gelen bir su kaynağıdır. Burada hastaya soğuk su dökülür.

Jara Çe Nesimi ziyareti: Buraya eskiden her türlü hasta getirilir. İnanışa göre burada beyaz bir yılan yaşıyor ve onu gören iyileşiyor.

Dara Tezbé Domanu: Bir çınar ağacıdır. Çocukları hastalıklardan korumak için, bu ağacın dalından yapılmış boncuklar, yeni doğan çocuğun boynuna asılır. Bunlara, “Düzgün’ün tespihi” deniyor.

Dojik Baba: Bu ziyarete felç, inme vakaları, sara hastaları gidermiş. Günümüzde de sinir sis-temi hastalıkları olanlar da gidiyor.

Harşiye: Çocuğu olmayanlar ve bir hastalıktan mustarip olanlar ziyarete gider.

Moré şia: Kavun köyündedir. Akıl hastaları, sara hastaları, bayılanlar özellikle gider.

Dolu Baba: Kızamık hastalığı için gidilir. İyileşince, gidip kurban kesilir.

Masumu Pak: Çocuğu olmayanlar gider.

Yel Baba Ziyareti: Ovacık’tadır. Romatizma, eklem ağrıları, bayılma ve havale için gidilir.

Dewres divane: Saldırgan deliler bu ziyarete götürülür. Oradaki meşe ağacına bağlanır. Hasta ipini çözer gelirse, iyileşir.

Dersim’in şifalı bitkileri, hayvanları ve kutsal mekanları
Giriş Yap

Dersim Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin