Kiğı’nın Ölmez Köyü’nde yürütülen maden ve altın madeni projelerine karşı bölge halkı, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri bir araya gelerek tepki gösterdi. Ölmez Köyü girişinde düzenlenen protestoda, doğa ve yaşam alanlarının korunması çağrısı yapıldı.
Basın açıklamasına sivil toplum kuruluşları, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklamada, bölgede planlanan maden projelerinin insan yaşamını, su kaynaklarını, bitki örtüsünü ve yaban hayatını ciddi biçimde tehdit ettiği vurgulandı.
Katılımcılar, “Bu projelerin bölgemizi bir mezarlığa çevirmesine izin vermeyeceğiz. Suyumuzu, toprağımızı ve geleceğimizi korumak zorundayız” ifadeleriyle yetkililere çağrıda bulundu. Bölge halkı, maden ve altın arama çalışmalarının durdurulmasını ve projelerin tamamen iptal edilmesini istedi.
Peri Vadisi İçin “Siyanürlü Altın Madeni” Uyarısı
Açıklamada, Peri Vadisi ve Ölmez Köyü çevresinde planlanan siyanürlü altın arama faaliyetlerinin yalnızca bölgeyi değil, tüm toplumun geleceğini ilgilendiren ciddi bir çevre tehdidi oluşturduğu belirtildi.
Altın madenciliğinde kullanılan siyanürün doğa, su kaynakları ve insan sağlığı açısından büyük risk taşıdığına dikkat çekilen açıklamada, bu kimyasalın toprağa ve suya karışmasının gelecek nesillerin yaşam hakkını tehdit edeceği ifade edildi.
Uzman görüşlerine ve bölge halkının değerlendirmelerine yer verilen açıklamada, siyanürlü madencilik faaliyetlerinin içme sularını kirleteceği, tarım alanlarına zarar vereceği, hayvancılığı olumsuz etkileyeceği ve doğal dengeyi geri dönüşü olmayan biçimde tahrip edeceği kaydedildi.
Bölgenin zengin su kaynakları, verimli tarım alanları, doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla önemli bir yaşam alanı olduğuna dikkat çekilerek, kısa vadeli ekonomik çıkarlar uğruna binlerce yıllık doğa mirasının yok edilmemesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, geçmişte bölgede yapılan baraj ve HES projeleri nedeniyle vadiler, akarsular ve köylerin ciddi zarar gördüğü belirtilirken, şimdi de siyanürlü altın arama projeleriyle yeni bir tehdidin ortaya çıktığı ifade edildi.
Bölge halkı ve çevre savunucuları yaptıkları ortak çağrıda şu mesajı verdi:
“Doğamıza, suyumuza ve toprağımıza sahip çıkalım. Gelecek nesillere kirletilmiş bir yaşam bırakmayalım. Yaşam alanlarımızı korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.”