Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Pülümür ilçesinde planlanan krom madeni projesine ilişkin çevresel riskleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle sunulan yazılı soru önergesinde, projenin özellikle ekosistem, su kaynakları ve kırsal yaşam üzerindeki olası etkilerine dikkat çekildi.
Karagöz (Gurik) köyü merkezli olarak Dağbek, Çakırkaya, Kovuklu, Kaymaztepe, Mezra ve Kocatepe köylerini kapsayan geniş bir alanda planlanan krom madeni projesinin, daha önce bölge halkının güçlü tepkisiyle karşılaştığı hatırlatıldı. Buna rağmen projenin 13 Nisan 2026 tarihinde yeniden İnceleme Değerlendirme Komisyonu gündemine alınması, çevresel karar alma süreçlerinde halkın katılımının ne ölçüde dikkate alındığı sorusunu yeniden gündeme getirdi.
Önergede, proje sahasının yaklaşık 686 hektarlık bir alanı kapsadığı ve doğrudan Pülümür Çayı ile Fırat Havzası’nı besleyen su kaynaklarının üzerinde yer aldığı vurgulandı. Madencilik faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek ağır metallerin suya karışarak geniş bir havzada kalıcı kirliliğe yol açabileceği, su rejiminde değişiklikler yaşanabileceği ve bunun yalnızca yerel değil bölgesel ölçekte ekolojik sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.
Bölgenin aynı zamanda zengin bitki örtüsü, endemik türleri ve yaban hayatı koridoru niteliğiyle korunması gereken “bakir alanlar” arasında yer aldığına dikkat çekilen önergede, bu özelliklerin madencilik faaliyetleri nedeniyle geri dönülemez biçimde zarar görebileceği kaydedildi. Eğimli arazi yapısı ve fay hatlarına yakınlığı nedeniyle kazı ve yarma faaliyetlerinin erozyon, toprak kayması ve jeoteknik stabilite sorunlarını artırabileceği de dile getirildi.
Ekolojik etkilerin yanı sıra sosyo-ekonomik sonuçlara da işaret edilen önergede, bölgede yaygın olarak sürdürülen hayvancılık ve arıcılık faaliyetlerinin risk altında olduğu belirtildi. Meraların madenciliğe açılması, ağır iş makinelerinin yaratacağı tahribat ve toz emisyonu nedeniyle yaylaların kullanılamaz hale gelebileceği, bunun da yerel halkın geçim kaynaklarını kaybetmesine ve göçün artmasına yol açabileceği ifade edildi.
Önergede ayrıca proje alanının, Alevi inancı açısından kutsal kabul edilen bazı ziyaretgâhlara yakınlığına da dikkat çekilerek, çevresel tahribatın kültürel ve inançsal değerler üzerinde de etkiler yaratabileceği vurgulandı. Bunun yanı sıra, toplam ruhsat alanının yalnızca küçük bir bölümü için ÇED süreci yürütülmesinin, projenin gerçek etkilerini olduğundan daha sınırlı gösterme amacı taşıyıp taşımadığı sorusu gündeme getirildi.
Milletvekili Kordu, önergesi kapsamında Bakan Kurum’dan projenin yeniden neden gündeme alındığı, su kaynaklarına etkisine dair bağımsız bilimsel çalışmaların bulunup bulunmadığı, bölgedeki biyoçeşitliliğin nasıl korunacağı ve şirketin geçmiş çevresel performansının değerlendirilip değerlendirilmediği gibi birçok konuda açıklama talep etti.
Dersim’deki bu maden projesiyle ilgili tartışmalar, yalnızca bir yatırım meselesi olmanın ötesine geçerek su kaynaklarının korunması, biyoçeşitliliğin sürdürülebilirliği ve çevresel karar süreçlerinde toplumsal katılım gibi başlıklarda daha geniş bir ekolojik tartışmayı da beraberinde getiriyor.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Medya Haber’de yayımlanan Eksen programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde…
Gülistan Doku soruşturmasında şimdiye kadar gerçekleştirilen operasyonların ardından tutuklananların sayısı 30’a çıktı. Doku soruşturmasındaki kritik…
Alevi Ansiklopedisi bünyesinde gerçekleştirilecek olan "II. Pirler ve Analar Çalıştayı", 5–6 Eylül 2026 tarihlerinde Dersim'de…
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Munzur Üniversitesi Erasmus Koordinatörlüğü bünyesinde yürütülen personel hareketliliği programına ilişkin…
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan YENİ Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt’un…
Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun…