Ekoloji

SORUNLARIN ÇÖZÜLEMEDİĞİ TARIMDA NEO LİBERAL SALDIRI:TARIM ve ORMAN BAKANLIĞI ÖZELLEŞTİRİLİYOR!

Tarımda Milli Birlik Projesi (TMB) adıyla gündeme gelen yeni yapılanmaya ilişkin olarak kamuoyuna yansıyan bilgiler son derece kısıtlı olmakla birlikte, bu kısıtlı bilgiler dahi yeni yapılanma girişiminin Bakanlığın kendisinde olduğu kadar, ülkemizin kamu örgütlenmesinde de çok büyük tartışmalara yol açacağını gösteriyor.

 “Tarımda Milli Birlik Projesi” tarımımıza neler getirir, tarımımızdan neler götürür?

Tarım ve Orman Bakanlığı tarımsal üretimde her geçen gün artan sorunlara çözüm bulamazken, daha önce kamuoyuna iddialı bir şekilde açıklanan Milli Tarım Projesinin şimdilerde adı bile hatırlanmazken, tarımda yaşanan sorunların hiçbirine çözüm getirmeyecek bu yeni girişimin çok daha önemli sorunlara yol açmasından kaygı duyulmaktadır.

Ülkemizin son yıllarda tarım alanında yaşadığı temel sorun üretimle ilgili iken, tarımda yıllardır sergilenen başarısızlığı itiraf edercesine ortaya konan bu projede üretim geri planda bırakılmıştır. Sürecin ürün pazarlaması ile işlenmesine, yanı sıra dış satımına yönelik aşamaları ağırlıklı olarak yerli ve yabancı özel sermayenin yönlendiriciliğine bırakılmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı, özellikle de taşra örgütlenmesi özel sektörün belirleyici olacağı bir holding yapısının destekçisi konumuna getirilmektedir.

“Yalın Sistem” ne anlama geliyor?

Tarımda Milli Birlik Projesinin temelini “Yalın Sistem” adı verilmiş piramit şeklinde bir yapı oluşturmaktadır. Dört katmanlı olarak tasarlanan piramidin en alt katmanında “çiftçiler”, “ormancılar”, “balıkçılar” şeklinde sıralanan üreticiler, üzerindeki katmanda Milli Birlik Kooperatifi (bildiğimiz kooperatif kavramıyla ilgisi yok), üçüncü katmanında ise Semerat Holding, piramidin en tepesinde ise ne anlama geldiği açıklanmayan Dünya Markası yer almaktadır.

Bu yapılanmayla Bakanlık taşra teşkilatı ortadan kaldırılmakta, Bakanlık karar merci olmaktan çıkarılarak temsili, işlevsiz bir yapıya dönüştürülmektedir.

Ürün tedarikçisi olarak rol verilen MBK’nın %35, KİT’lerin %15, özel sektörün ise %50 pay ile ortak olduğu Semerat Holdingin, ürün ticareti ve pazarlaması görevini üstlenmesi planlanmaktadır. “Milli” iddiasıyla yola çıkılmasına karşın, Semerat Holdingin hakim ortağı olan özel sektör şirketleri içerisinde yer verilen Ünilever gibi küresel bir şirket ve sayılan diğer şirketlerin ortaklık yapıları,  üreticilerin, tüketicilerin, meslek kuruluşlarının ve kamunun hiçbir şekilde söz sahibi olamayacağı, neo liberal politikalara göre belirlenecek bir “milli tarımı (!)”açıkça göstermektedir. Yapının içerisine dahil edilecek KİT’ler ise tümüyle yerli ve ulu sötesi sermaye gruplarının egemenliğine açılacaktır.

Tarımsal İthalat Artarak Devam Edecek!

2023 yılına kadar 100 Milyar Dolarlık tarımsal hasıla elde edilmesi hedeflenen projenin uzun vadeli hedefleri arasında yer alan “Arz açığı olan kategorilerde yurt dışından Yalın Sistemle ürün temin edilecek” hedefi, ülkemizde arz açığını kapatmaya yönelik önlemlerin alınmayacağını, aksine dış alımın kurumsallaşacağını göstermektedir. Uzun vadeli hedeflerden bir diğeri olan “2030’da genel bütçeden pay almayan bir bakanlık yapısı sağlanacaktır” hedefi ise, özelleştirme yoluyla dünyada bir ilk olarak kamunun tümüyle tarım sektöründen çekilmesini öngörmektedir.

Tarım sektörünün kamusal örgütlenmesini genelleştirerek küçülten, taşra örgütlenmesini ortadan kaldırıp merkezde işlevsiz hale getirerek etkisizleştiren, kurumsal uzmanlaşmaya, konu bazlı çalışmaya imkân vermeyen bu tür bir yapı, ülkemizin ve halkımızın yararına olmayacaktır. Tarımsal üretime ve kırsal alana ilişkin sorunların çözümü yerine, kamunun tarım alanındaki düzenleyici, destekleyici ve denetleyici işlevleri kaldırılmaktadır. Kamu gücü ile kamu yararı ilkesi doğrultusunda yapılan bu görevler, ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini korumak amacıyla kurulan sözde kooperatiflere devredilemez.

Tarımsal kamu yönetimi ülke gereksinimlerine uygun şekilde yeniden düzenlenmelidir

Ülkemizin önceliği bu tür ayağı yere basmayan, yalnızca büyük sermayenin çıkarlarını ön plana alan projeler değil; tarımsal kaynakları, üreticiyi, tüketiciyi ve kırsal kalkınmayı öncelikle ele alan planlı bir tarım politikası olmalıdır. Bakandan Bakana, ortaya çıkan her soruna göre değişen, üreticilerin hiçbir şekilde geleceğe dönük planlamalarını yapamadığı bir tarım politikasıyla sorunlara çözüm getirilmesi mümkün değildir.

  • Tarımsal kamu yönetimi ülke gereksinimlerine uygun şekilde yeniden düzenlenmeli, sulama, arazi toplulaştırması gibi tarımsal altyapı hizmetleri ivedilikle bitirilmelidir.
  • Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı, hızla el değiştirmesi ve köylünün mahalleli yapılıp üretim süreçlerinden koparılarak şehir merkezlerine göçmesi ya da kendi toprağında işçi haline getirilmesi önlenmelidir.
  • Bu amaçla üreticilerin piyasaya karşı menfaatlerini korumak amacıyla kooperatifler şeklinde örgütlenmesinin özendirilmesi, etkin ve verimli çalışmalarının önündeki engellerin kaldırması, güçlenmelerinin sağlaması önemli ve gereklidir.
  • Tarımsal üretimimizin artırılması, gıda güvenliği ve güvencesinin sağlanması, kırsal alanın sorunlarının çözümü için gerekli adımların atılması zorunludur.

Bunlar bilinmeyen sorunlar değildir. Ancak bu sorunların çözümüne odaklanılması yerine, bir öncekinin sonucu alınmadan, bir yenisinin uygulamaya konulduğu, tarım teşkilatının enerjisini ve motivasyonunu düşüren, kurumsal yıkımlara yol açan yeni yapılanma denemelerinden artık vazgeçilmelidir.

Doğan Halis

Dersim Gazetesi

Recent Posts

Barzani’den Kobani açıklaması: Elimden gelen her şeyi yapacağım

Perşembe günü Federe Kürdistan’ın başkenti Erbil’de ABD ve Demokratik Suriye Güçleri (DSG) heyetleri arasında gerçekleştirilen…

59 dakika ago

‘Kent uzlaşısı’ davasında Ahmet Özer’e 6 yıl 3 ay hapis cezası

Esenyurt’un seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer, “kent uzlaşısı” davası kapsamında bugün Silivri’de hakim karşısına çıktı.…

2 saat ago

Kürt kadınlarından ‘kezî’li direniş

Suriye Arap Ordusu’na mensup bir askerin, bir Kürt kadın savaşçının saç örgüsünü keserek bu anları…

18 saat ago

Erbil’de yeni görüşme: Mazlum Abdi, Barrack ile görüşecek

SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi başkanlığındaki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi heyetinin, bugün Federe…

1 gün ago

Meclis’ten geçti: En düşük emekli aylığı 20 bin TL oldu

En düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseltilmesini öngören düzenleme, Meclis Genel Kurulu’ndan geçti. TBMM…

1 gün ago

Gelin Başında Sanatsal Dokunuşlar ve Estetik Bütünlük

Gelin başı, sadece bir saç modeli değil, gelinin yüz hatlarını çerçeveleyen ve bakışlarını belirginleştiren sanatsal…

2 gün ago