Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere Köyü kırsalında yapılmak istenen Jeotermal Enerji Santrali (JES) sondajının doğaya, tarım alanlarına, hayvancılığa ve yeraltı su kaynaklarına zarar vereceği gerekçesiyle bölge halkının başlattığı çadır nöbeti 16’ncı gününde sürüyor.
Çevre köylerden yurttaşlar, jeotermal sondaj yapılması planlanan alanda kurulan çadırlarda 24 saat esasına göre nöbet tutuyor. Eyleme yalnızca Varto ve çevresinden değil, Türkiye’nin batı illerinde yaşayan Vartolular ile çeşitli çevre örgütlerinden de destek geliyor.
Çadır alanında dikkati çeken en önemli unsurlardan biri ise dayanışma görüntüleri oldu. Köylüler yiyeceklerini evlerinden getirerek ortak yaşamı sürdürüyor. Özellikle bölgedeki kadınların nöbete yoğun katılım göstermesi dikkat çekiyor. Kadınlar, doğanın ve yaşam alanlarının korunması için mücadeleyi sürdüreceklerini ifade ediyor.
Süreci başından bu yana takip eden Doğan Demir de nöbet alanını ziyaret ederek yurttaşlara destek verdi. Çadır alanında açıklama yapan Demir, projeye karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek şunları söyledi:
“Burada insanlar kendi toprakları, yaşam alanları ve gelecekleri için nöbet tutuyor. Bu toprakları kimseye peşkeş çekmeyeceğiz. Yetkililer mahkeme kararını beklemeden bu projeden vazgeçmeli. İnsanlar kendi köylerinde, kendi topraklarında huzur içinde yaşamalı. Biz de sonuna kadar bu mücadelenin yanında olacağız.”
Çadır nöbetine katılan köylülerden Nadiye Tosun ise JES projesinin bölgenin yaşam kaynaklarını tehdit ettiğini söyledi. Tosun, şunları kaydetti:
“Doğamızı ve topraklarımızı tahrip etmek istiyorlar. Bu doğa yok olursa biz burada nasıl yaşayacağız? İnsanlar burada hayvancılık yapıyor, çiftçilik yapıyor. Bunlar biterse geçimimizi nasıl sağlayacağız? Toprağımıza, dilimize, kültürümüze ve geleceğimize sahip çıkacağız.”
Çevre köylerden eyleme destek için gelen Gündüz Işık da projenin bölgedeki doğal yaşamı yok edeceğini savundu. Işık, “Biz burada tarım ve hayvancılıkla geçiniyoruz. Bölgede endemik bitkiler var. JES projesi bütün bunları yok edecek. Bu şirket buradan gidene kadar mücadele edeceğiz” dedi.
Eyleme destek veren Bingöl Çevre Derneği temsilcilerinden Cuma Karaaslan ise jeotermal sondaj faaliyetlerinin özellikle deprem kuşağında bulunan bölgelerde ciddi riskler taşıdığını belirterek, “Bu bölge deprem riski taşıyan bir bölge. Jeotermal sondaj çalışmaları yeraltı su kaynaklarının doğal akışını bozabilir. Yeraltındaki bağlantılar zarar görebilir ve ilerleyen süreçte ciddi bir kuraklık tehlikesi ortaya çıkabilir. Doğal yaşam açısından büyük riskler barındırıyor” diye konuştu.
Çadır nöbetine destek veren eğitimci-yazar Doğan Karasu da çevre mücadelesinin büyütülmesi gerektiğini belirterek, “İnsanlar burada doğasını, suyunu, toprağını korumak için direniyor. Çevreye duyarlı bütün kesimlerin bu nöbete destek vermesi gerekiyor” diye konuştu.
Bölge halkı, 20 Mayıs’ta proje ile ilgili çıkması beklenen sonuçların kritik önemde olduğunu belirtirken, Türkiye’nin çeşitli kentlerinden çevre örgütlerinin önümüzdeki günlerde nöbet alanına gelerek destek vereceği öğrenildi.
Sosyal medya hesaplarını büyütmek için yalnızca daha fazla içerik paylaşmak yeterli değildir; doğru strateji, düzenli…
Mikail Aslan, son günlerde Mem Ararat ile KOM Müzik Yapım Kolektifi arasında yaşanan telif tartışmalarına…
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaliyle ilgili yeni…
Mem Ararat’ın sosyal medya üzerinden yaptığı telif açıklamalarının ardından KOM Müzik Yapım Kolektifi yazılı bir…
Kom Müzik üzerinden Mem Ararat’ın Kürt kurumlarıyla yaşadığı gerilimi ele alış biçimi, kişisel kırgınlığın kurumsal…
Devlet Bahçeli, PKK’nin fesih sürecinin kalıcı hale gelmesi için Abdullah Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisini kontrollü…