MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın kayyum atamalarına ilişkin, görevden alınan belediye başkanlarının göreve iadesinin önünde “bir sakınca olmadığı” yönündeki açıklamaları, kayyum uygulamalarının geleceğine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Yıldız’ın sözlerine ilişkin halktv.com.tr’ye konuşan Ahmet Türk ve Ahmet Özer, meselenin bireysel bir iade tartışmasından ibaret olmadığını vurgulayarak kayyum siyasetinin sona ermesi ve halk iradesinin iadesi çağrısında bulundu.
×Kanun Hükmünde Kararname’yle (KHK) geçici bir uygulama olarak hayata geçirilen kayyum atama uygulaması, kalıcı bir hale gelmiş durumda. 2016’da 95, 2019’da 48, 2024’te ise 13 belediyeye kayyum atandı, bunlardan 3’ü CHP’li iken diğerleri HDP ve DEM Partili belediyelerdi. Görevlerinden alınan belediye başkanlarının hiçbiri görevlerine iade edilmedi.
Kayyum atanmasına gerekçe yapılan davalardan Ergani Belediye Eşbaşkanı Ahmet Kaya ve Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk beraat beraat etmelerine rağmen görevlerine iade edilmedi.
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi ise, dün DEM Partili Bahçesaray Belediyesi’ne kayyum atanmasına ilişkin bir karar açıkladı ve bu, bir ilk olma özelliğini taşıyor. Mahkeme, Anayasa ve Belediye Kanunu’na aykırı olduğuna hükmederek kayyum işlemini iptal etti. Ancak İçişleri Bakanı kararı uygulayabilir veya Danıştay’a taşıyabilir.
Yıldız’ın açıklamalarına ilişkin konuşan Ahmet Türk, konuyu kişisel bir mesele olarak görmediğini belirterek şunları söyledi:
דBiz halk iradesinin ipotek altına alınmasına karşıyız. Şahsımla ilgili iadeyi çok önemsemiyorum aslında. Bizim için önemli olan, bizim beklentimiz kayyum siyasetinin sona ermesidir. Ben göreve iade edilmişim edilmemişim çok önemsediğim bir konu değil. Pek çok belediyede halk iradesi ipotek altına alınmış durumda. 1-2 kişinin görevine iade edilmesi kayyum siyasetinin sona erdiği anlamına gelmez. O sebeple benimle ilgili konunun çok üzerinde durmuyorum.”
Ahmet Özer ise yaptığı açıklamada kayyum uygulamasının kişisel değil toplumsal bir mesele olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
“Kayyum meselesi, sadece şahsımla ilgili değil aynı zamanda halk iradesinin tecellisi ile ilgili bir konudur. Bana güvenen yüzbinlerce seçmene karşı sorumluluğum gereği bu meseleyi önemsemekteyim. Tutuklu yargılandığım süreçte de halkın bana olan güvenini yere düşürmemek için mücadele ettim, hayatını barış ve demokrasiye adamış biri olarak da mücadele etmeye devam ediyorum.”
Özer, Feti Yıldız’ın açıklamalarına doğrudan değinerek somut adım çağrısı yaptı ve şöyle konuştu:
“Barış sürecinin baş tutabilmesi için güven artırıcı adımlara ihtiyaç olup halk, seçmen iradesinin iadesini beklemektedir. Bu minvalde siyasetçi kimliğinin yanı sıra değerli bir hukukçu olan sayın Feti Yıldız’ın açıklamaları son derece yerinde ve önemlidir. Nitekim Yıldız, barış sürecinin baş tutması için samimi ve kararlı duruş sergileyen önemli figürlerden biri olarak kayyımların devamlılığının sürece zarar verdiğinin farkında. Bu anlamda değerli açıklaması için kendisine, iradesi gasp edilmiş tüm seçmenlerimiz adına teşekkür ediyorum.”
Dün sabah yürüyüş yaptığı güzergahta saldırıya uğrayan insan hakları savunucusu Ali Aydın’ı öldüren M.D.E., emniyetteki…
İnsan hakları savunucusu Nimet Tanrıkulu’nun yargılandığı davada, adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması talebi reddedildi “Örgüt üyesi…
Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, "Dersim Seçilmişleri" adına yaptığı açıklamada kentte yaşanan elektrik, su…
Tunceli Valiliği, kent genelinde etkili olan aşırı buzlanma ve don olayları nedeniyle 15 Ocak Perşembe…
KESK’e bağlı kamu emekçileri, artan yoksulluk ve düşük ücretlere karşı bir günlük iş bırakma eylemi…
LeMan dergisi önünde 30 Haziran’da düzenlenen gösteri ve gösteri sırasında bazı kişilerin dergi binasına saldırıda…