Danıştay 10. Dairesi, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş Direktörü, gazeteci Evin Barış Altıntaş’ın açtığı davada Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2021’de yayımladığı ‘ses ve görüntü kaydı’ alınmasını yasaklayan genelgeyi iptal etti.
Danıştay, kararında genelgenin polis müdahalesi sırasında ses ve görüntü kaydını yasakladığını, bunun ise ifade ve basın özgürlüğünü sınırladığını belirtti. Mahkeme, Anayasa’nın 13. maddesine atıfla, temel hak ve özgürlüklerin yalnızca yasayla sınırlandırılabileceğini vurguladı. Bir genelgeyle bu haklara müdahale edilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti.
Kararda, “Basının kamuoyunu bilgilendirme görevi, ifade ve haber alma özgürlüğünün korunmasını gerektirir. Bu özgürlükler ancak yasayla sınırlandırılabilir. Genelgeyle getirilen yasak bu ilkeye aykırıdır” dedi.
Danıştay 10. Dairesi, Mayıs 2024’te de CHP ve Türkiye Gazeteciler Sendikası ile birlikte çok sayıda baro ve sivil toplum kuruluşunun açtığı davada yine ‘iptal’ kararı vermişti.
Davalar ayrı dosya olduğu için Danıştay benzer kararları farklı tarihlerde verdi.
Bu son kararın farkı, duruşmalı görülmesi ve bireysel başvuru üzerine alınması. Böylece mahkeme, bu düzenlemenin sadece kurumlara değil, bireylerin temel haklarına da aykırı olduğunu tescillemiş oldu.
Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş 27 Nisan’da yayınladığı bir genelgeyle toplumsal ve adli olaylarda görüntü ve ses kaydının alınmasını yasakladı.
Genelge, polislerin görüntülerini ya da seslerini kaydeden kişilerin engellenmesini ve haklarında adli işlem yapılmasına olanak tanıyor, şüphelenilen kişilere müdahale edilmesine izin veriyordu.
Tüm yurttaş ve gazetecileri hedef alarak basın ve ifade özgürlüğüne müdahale niteliği taşıyan genelgenin dayandığı gerekçe, polisin özel hayatının gizliliği ve kişisel verilerinin korunmasıydı.
Düzenleme, ifade ve basın özgürlüğüne doğrudan müdahale olarak değerlendirilmiş ve geniş kesimlerce tepkiyle karşılanmıştı.
Genelgeye karşılık Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) ile birlikte CHP ve çok sayıda baro ve sivil toplum kuruluşu yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay’a dava açmıştı.
Danıştay, verdiği kararlarla genelgenin Anayasa’ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğu sonucuna vardı.
Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılında katledilenler anıldı. Madımak Oteli’ne ‘Utanç Müzesi’ afişi asılırken, katliamla yüzleşme ve…
Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği etkinliklerine katılan 33 aydın, akademisyen,…
Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, yaşananlara…
Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyünde, ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan…
2 Temmuz 1993’te yaşanan Madımak Oteli katliamından bu yana 33 yıl geçti. 33 yıllık…
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 33 kişinin…