Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren, Narin Güran cinayetinin ve delillerin bu kadar profesyonelce saklanmasının öncesinde yapılmış bir çalışma ya da bir organizasyonu gösterdiğine işaret etti.
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde Tavşantepe köyünde 21 Ağustos’ta Kur’an kursundan çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan 8 yaşındaki kayıp Narin Güran, arama çalışmalarının 19’uncu gününde köye yaklaşık yaklaşık 1.5 kilometre uzaklıktaki Eğertutmaz Deresi’nin kenarında dün ölü bulundu. Narin Güran’ın kaybolmasından itibaren süreci takip eden Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Nahit Eren gazetemize konuştu. Dosyada gizlilik kararının sürdüğünü hatırlatan Eren, cinayetin esas olarak detaylı otopsi sonucuyla aydınlanabileceğini belirtirken, cinayetin organize bir cinayet olduğunu düşündüklerini dile getirdi.
“CESEDİN SAKLANMASI ÖNEMLİ BİR KRİTER”
Narin’in cenazesinin bugüne kadar bulunmamış olmasının bir soru işareti olduğuna dikkat çeken Eren, “Eğer Narin’in cenazesi 19 gün boyunca derede tutulmuşsa nasıl bulunmaz, bu herkesin merak ettiği ve cevap aradığı bir soru. Ayrıca Narin ne zaman öldürüldü, bunların hepsi raporla birlikte somut bir şekilde açığa çıkacak. Burada Narin’in cesedinin saklanmış olması bulunmasını güçleştirdi. Bu tür kaybettirmelerde uzun süre, bazen hatta yıllarca cesede ulaşılamadığı da oluyor. Ancak cesedin saklanma niteliği bulma işlemlerinde önemli bir kriter. Cesetteki çürümeler bir şekilde uzun süre burada ya da buraya benzer bir yerde tutulduğu izlenimini çok rahat veriyor. Cesedin kısa sürede hızlı şekildeki deforme olması suyun ve olduğu yerin nem koşulunun etkili olduğunu gösteriyor” dedi.
“DELİLLERE ULAŞILMAMASI İÇİN ÖNCEDEN YAPILMIŞ BİR ÇALIŞMA VAR”
Soruşturmaya dair de konuşan Eren şunları söyledi: “Gözaltına alınanlar, o gün bir şekilde Narin’le temasa geçen aile bireyleri, köy sakinleri… Alınan birçok örneğin sonuçlarının dosyaya henüz gelmediğini belirtmek de gerek. Bu kaybettirmenin, cinayetin bu kadar süre saklanabilmesi, delillerin bu kadar profesyonelce gizlenmesi ve torbanın içerisinde o gün Narin’e ait bütün eşyalarının yerleştirilerek saklanmış olması aslında delillere ulaşmama konusunda öncesinde yapılmış bir çalışma ya da bir organizasyonu gösteriyor. Normal bir kaybettirme olayıyla karşı karşıya olmadığımız kanaatindeyiz. Birden fazla kişi tarafından, profesyonelce yapılan bir kaybettirme var. Bu zamanla tanık ya da şüphelilerin ifadeleriyle somutlaşacak diye düşünüyorum.”
“DOSYADA DIŞSAL BİR ETKİYE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”
Kamuoyuna karşı vicdani sorumlulukları, hukuki sorumlulukları ve bir hukuk örgütü olmanın gerektirdiği sorumluluklarının olduğunu söyleyen Eren, ailenin siyasi bağlantılarına dair sorular ve dosyaya etkisi üzerine ise “Dışsal bir etkinin dosyaya asla yansımaması gerektiğini biliyoruz. Soruşturma sürecine dosyaya atılı dediğiniz siyasi saiklerle aile ilişkileriyle ya da diğer ilişkilerle bir müdahaleye asla müsaade etmeyeceğiz, bu konuda kararlıyız. Evet gizli bir soruşturma ama soruşturmanın tüm aşamalarıyla ilgili her soruşturmada olması gereken yol ve yöntemlerle ilerlemesi noktasında kendi baskımızı ve temaslarımızı da sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.
Kaynak: Evrensel
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Medya Haber’de yayımlanan Eksen programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde…
Gülistan Doku soruşturmasında şimdiye kadar gerçekleştirilen operasyonların ardından tutuklananların sayısı 30’a çıktı. Doku soruşturmasındaki kritik…
Alevi Ansiklopedisi bünyesinde gerçekleştirilecek olan "II. Pirler ve Analar Çalıştayı", 5–6 Eylül 2026 tarihlerinde Dersim'de…
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Munzur Üniversitesi Erasmus Koordinatörlüğü bünyesinde yürütülen personel hareketliliği programına ilişkin…
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan YENİ Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt’un…
Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun…