Categories: Güncel

Koçyiğit, İmralı görüşmesini anlattı: Öcalan SDG’nin entegrasyonu için ne dedi?

İmralı ziyareti hakkında konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Heyet olarak görüşme odasına geçtik ve yerlerimizi aldık. O sırada yetkililer bize kısa bir bilgilendirme yaptılar. Birkaç dakikalık bir hazırlık süreci oldu. Kısa bir süre sonra da Sayın Öcalan odaya girdi ve her birimizle tek tek merhabalaştı, tokalaştı. Daha sonra hep beraber oturduk ve görüşme başladı. Sayın Öcalan karşımızdaydı. Biz üç heyet üyesi masanın diğer tarafındaydık, karşılıklı oturduk” dedi.

HEYET ÜYELERİ ÖCALAN’A NASIL HİTAP ETTİ?

Görüşmenin görüntülü olarak kayıt altına alınmadığını, tutanak açısından yalnızca ses kaydı alındığını belirten Koçyiğit, “Sayın Öcalan, her bir üyeye konuşurken ismiyle, ‘Fethi Bey, Hüseyin Bey’ şeklinde hitap etti. Biz heyet olarak da Sayın Öcalan ile konuşurken ‘siz’ diye hitap ettik” ifadelerini kullandı.

ÖCALAN NELERDEN BAHSETTİ?

Görüşmenin içeriğine de değinen Koçyiğit, şunları dile getirdi:

×Sayın Öcalan genel olarak biraz PKK’nin tarihsel serüvenini, daha önce Kürtlerle Türklerin tarihsel olarak ittifak yaptıkları zaman dilimlerini ve bütün bu ittifakların Türkiye halklarına, Kürtlere ve Türklere nasıl kazandırdığını ve tarihsel kırılma anlarından bahsetti. Yine PKK’nin çıkış koşullarından sonra barış arayışlarını, hükümet ve devlet kanadından özellikle her seferinde nasıl barış girişimleri olduğunu ama bütün bu barış girişimlerinin en nihayetinde nasıl akamete uğratıldığına dair geniş bir değerlendirme yaptı. Tabii heyet üyelerinin de sürece dair kendisine soruları oldu.

TARİHİ NİTELİKTE BİR GÖRÜŞME

Komisyonun Öcalan’la bir görüşme gerçekleştirmesinin tarihi nitelikte olduğunun altını çizen Koçyiğit, “Aslında önemli bir eşiğin daha aşıldığı, kritik bir eşiğin daha geride kaldığı bir süreç yaşandı” dedi ve ekledi:

“Bugüne kadar devletin Sayın Öcalan’la çeşitli temasları vardı. DEM Parti İmralı heyetinin adaya gidişi oluyor, görüşmeleri oluyordu. Yine aynı şekilde 27 Şubat çağrısından önce eş başkanlarımızın da içinde olduğu geniş bir heyet adaya gitmişti ve Sayın Öcalan’la bir görüşme gerçekleşmişti. Fakat Meclis’te kurulan bir komisyon adına bizlerin adaya gitmesi ve Sayın Öcalan’la görüşmesi, Sayın Öcalan’ın siyasi gücü açısından çok tarihi bir önemdedir. Sorunu salt güvenlik sorunu olma ekseninden çıkarıp sadece silah bırakma meselesi olmaktan çıkarıp, sorunun aynı zamanda siyasi bir sorun olduğunu ve bu siyasi soruna siyasi çözümler geliştirmek gerektiğini de 24 Kasım’daki görüşmenin kendisi teyit etmiştir. Bu anlamıyla oldukça önemli, tarihi nitelikte bir görüşme.”

ÖCALAN’IN ‘SİYASİ’ MUHATTAPLIĞI

“Sayın Öcalan’ın rolünü, gücünü sınırlandırmaya çalışan, onu sadece devletin güvenlik birimlerinin görüştüğü bir kişi olarak sınırlandırmak isteyen bir akıl olduğunu görüyoruz” diyen Koçyiğit sözlerini şöyle sürdürdü:

×Onu siyasi bir muhatap olarak görmek istemeyen, siyasi muhataplığının önüne geçmek isteyen bir akıl olduğunu görüyoruz. Oysa komisyon ‘Ben Kürt sorununun demokratik çözümü meselesi için kuruldum, yol aldım ve bugün sorunun gerçek muhataplarıyla sorunu konuşmak, çözümü konuşmak, gelebilecek yeni aşamaları konuşmak istiyorum’ demiş oldu. Bu karar nitelikli çoğunlukla alındı ve biz bu görüşmeyi gerçekleştirirken bunu da ifade etmiş olduk.

CHP İÇİN NE DEDİ?

CHP’nin komisyonda oylamaya katılmayarak heyete de üye vermemesine dair Öcalan’la ne konuşulduğuna dair soruya Koçyiğit şu yanıtı verdi:

Sayın Öcalan’ın CHP’ye ilişkin düşünceleri aslında biliniyor. CHP’ye dönük İmralı heyetimiz üzerinden değerlendirmeler yapmıştı. Bu değerlendirmelerin bir kısmı da kamuoyuna yansıdı. Cumhuriyetin kurucu partisi olarak CHP’yi önemsediğini, CHP’nin bu sürecin içerisinde mutlaka olması gerektiğine dair değerlendirmeleri kamuoyunun malumu. Bu görüşmede özel olarak CHP’nin gelmemesine dair bir değerlendirmesi oldu ve ‘Keşke CHP de gelseydi’ dedi.”

TURGUT ÖZAL’IN ÖLÜMÜ “TESADÜF” DEĞİLDİ

Öcalan’ın barış çabalarına çokça vurgu yaptığını belirten Koçyiğit, sözlerinin devamında şunları söyledi:

דBarış arayışlarını anlattı. Her barış sürecinin ya da her barış çabasının hem devlet katında hem de kendi tarafında nasıl bir şekilde akamete uğradığını ifade etti. Özal dönemi, Erdal İnönü, Demirel hükümeti dönemindeki arayışlar, Erbakan dönemi… Ve her birinin ardından nasıl pratiklerin sergilendiğini, nasıl müdahaleler olduğunu ve her seferinde bütün bu barış çabalarının nasıl akamete uğradığını ifade etti. Ve burada bir dış müdahalenin, Kürt ve Türk ittifakının gerçekleşmesini istemeyen, barışın gerçekleşmesini istemeyen uluslararası güçlerin bulunduğunu ve süreci sabote etmek için ne kadar büyük şeyler yapabileceklerini de Özal’ın ölümü üzerinden örneklendirdi. Sayın Turgut Özal’ın ölümünü bir tesadüf olarak değerlendirmediğini, buraya şüpheyle bakmak gerektiğini ifade etti.”

MESELE SADECE SİLAH BIRAKMA MESELESİ DEĞİL

Öcalan’ın meselenin sadece silah bırakma meselesi olmadığını, temel sorunun bir inşa sorunu olduğu yönündeki sözlerini vurgulayan Koçyiğit, “Bu anlamıyla demokratik bir dönüşümün ve inşanın kendisini merkeze alan bir bakış açısına sahip olduğunu söyleyebiliriz. Tek taraflı bir süreçten ziyade, devletin demokratik dönüşümünü de esas alan bir sürece işaret ettiğini anlamak gerekiyor. Yani devletin demokratik dönüşümü, toplumun güç olması, toplumun öz örgütlülüğünün sağlanması ve gerçek anlamda Demokratik Cumhuriyet için birlikte mücadele edeceğimiz bir zeminin açığa çıkması ve bunun için de bir hukuksal zeminin oluşması gerekiyor. Ama en önemlisi de bir siyasi mutabakata ihtiyaç olduğunu vurguladı. Devletle bir mutabakatın olduğunu ifade etmekle beraber bugün temel arayışın bir siyasal mutabakat olduğunu ve bu siyasal mutabakat gerçekleştiğinde aslında birçok şeyin de aşılabileceğini ifade etti” dedi.

ÖCALAN DSG’NİN SURİYE ORDUSUNA ENTEGRASYONU İÇİN NE DEDİ?

Görüşmede Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuna entegrasyonu konusunda Öcalan’ın yaptığı değerlendirmeleri aktaran Koçyiğit, şunları ifade etti:

“Türkiye’de mesele bir ikilik üzerinden tartışılıyor; YPG silah bırakacak mı, silah bırakmayacak mı? Bütün tartışmanın ana ekseni Suriye bağlamında buraya kitlenmiş durumda ve cevabı da ‘Evet’ ya da ‘hayır’ diye ifade edilmeye çalışılıyor. ‘Silah bırakacak mı, buna evet ya da hayır deyin’ gibi bir yaklaşımla ele alınıyor. Oysa ki Sayın Öcalan bu meseleyi biraz uzun ve detaylı olarak ele aldı. Demokratikleşme, demokratikleşme olmazsa Şara’nın neye dönüşeceğini ifade etti. Suriye bağlamında da şunu çok açık ve net bir şekilde söyledi: ‘Çok uzun bir süre Esad yönetimi vardı ve Esad yönetiminin karakteristik özelliği en nihayetinde bir diktatörlüktü ve yıllarca da böyle yaşadılar. Bugün bir Şara yönetimi var. Eğer gerçekten demokratikleşme olmazsa en nihayetinde bu da bir diktatörlüğe gidecektir’ diye ifade etti. O anlamıyla olmazsa olmaz diye ifade ettiği en temel şeylerden birisinin yerel demokrasi olduğunun altını çizmemiz gerekiyor.”

×Silah bırakma başlığı açısından şunu söyledi; 10 Mart mutabakatını önemsediğini ve uygulanması gerektiğini söyledi. Belki Suriye bağlamında en temel, altı çizilmesi gereken vurgunun bu olduğunu söylemek gerekiyor. 10 Mart Mutabakatı, DSG yönetimi ile oradaki geçici hükümet arasında yapılan mutabakatın, yani Mazlum Abdi ile Şara arasında imzalanan mutabakatın uygulanması gerektiğini, bunu önemsediğini belirtti. Bu anlamıyla özellikle silahlı güçlerin orduya entegrasyonu ama aynı zamanda yerel asayiş güçlerinin olması gerektiğini dile getirdi. Birini İçişleri Bakanlığı, diğerini Millî Savunma Bakanlığı olarak ifade etti. ‘İkili düşünebilirsiniz’ dedi. Biri Millî Savunma Bakanlığı’na ordu olarak entegre olacak. Yerel asayiş güçleri ise İçişleri Bakanlığı’na bağlı yerel asayiş olacak. ‘Onun gibi düşünülebilir’ denildi. Bu konunun etraflıca tartışılması gerektiğinin altını çizdi.

ÖCALAN VE SURİYE İLE DİYALOG ZEMİNİ GELİŞİRSE…

Öcalan’ın Suriye konusundaki tutumunun çok yapıcı olduğunu ifade eden Koçyiğit, “Oradaki sorunların diyalogla aşılabileceğine inanıyor Sayın Öcalan. Ve kendisinin de bu konuda çok etkili olacağını da açık ve net bir şekilde söyledi. Zaten bu soru kendisine de sorulduğunda ‘Evet, oradakiler de beni dinlerler’ dedi… Ama bunun için tabii ki ‘koşulların oluşması gerektiğinin’ altını çizdi. Sonuçta koşullar oluşursa, diyalog zeminleri gelişirse, görüşebilirse birçok sorunu aşabileceğini, birçok sorunun çözülmesine katkı sunabileceğini özel olarak ifade etti” dedi.

KOÇYİĞİT: BİZCE TUTANAK BASINA VE KAMUOYUNA AÇIK OLMALIDIR

“Biz üç komisyon üyesi olarak ses kaydından oluşturulmuş tutanağı imza altına aldık ve Meclis Başkanı’na teslim ettik” diyen Koçyiğit son olarak şunları dile getirdi:

×Bu tutanağın imza altına alınmış hâlinin, yani olduğu gibi komisyona mutlaka aktarılması gerektiğini düşünüyorum. Bizce bu tutanak basına da açık olmalıdır. Mutlaka bütün kamuoyu tutanağı bilmelidir ki herhangi bir spekülasyona yer kalmasın. Sayın Öcalan’ın Kürt sorununun demokratik çözümüne dair komisyona aktarımlarını bütün kamuoyunun bilmesi, Türkiye halklarının bilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. O tutanaklar açılırsa Sayın Öcalan’ın çözüm perspektifinin Türkiye ve bölge halklarını nasıl önemsediğini, Kürt sorununun demokratik çözümündeki bakışını herkes çok daha açık şekilde görecek ve bu anlamıyla bütün spekülatif tartışmalar da geride kalacaktır.

Dersim Gazetesi

Recent Posts

Munzur Dağları’na yamaç paraşütü merkezi planı tartışma yarattı: STK’lardan tepki, Valilikten savunma

Tunceli Valiliği’nin Ovacık ilçesindeki Munzur Dağları’nda yamaç paraşütü merkezi kurulması için çalışma başlattığını duyurması, bölgede…

17 saat ago

Dersim’in Deşt ve çevre köylerinde altyapı krizi: Milletvekili Ayten Kordu, Bakan Murat Kurum’a sordu

Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Deşt (Geyiksuyu) merkezli çok sayıda köyde altyapı, üstyapı, barınma, içme suyu,…

17 saat ago

Özgür Özel açıkladı: CHP’nin İmralı’ya ‘Gitmeme’ Kararı Nasıl Alındı?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, BirGün’e açıklamalarda bulundu. CHP’nin, “İmralı heyetinde yer…

22 saat ago

Zel Dağı’na Çıkan Adım: Bir Halkın Yeniden Ayağa Kalkma Çağrısı

HASAN ŞEN Dersim’de bazı yolculuklar vardır ki yalnızca bir ritüelin değil, bir halkın uzun yıllara…

2 gün ago

“Kent Uzlaşısı” davasında 7 tahliye

31 Mart yerel seçimlerine ilişkin "kent uzlaşısı" davasının bugün görülen duruşmasında 7 meclis üyesi tahliye…

2 gün ago

Böcek ailesinin ölümü: Midyeci, lokumcu, kokoreççi ve kafe sahibi tahliye edildi

Fatih’te Böcek ailesinin ölümüne ilişkin tutuklanan kokoreççi, lokumcu ve kafe işletmecisi ve midyeci tahliye edildi…

2 gün ago