Raa Haqi/Riya Heqi ya da Hakikat Yolu’nun Takipçileri, yani Kürt-Kızılbaş Aleviler, yani Dersimlilere, yani bizlere verilen adlar, yada kendimizi tanımlamamız..
Ay ışığında, sabah olduğunda, güneş yüzünü gösterdiğinde ayakta karşılarız onu, ateşi’ni..
Su, Toprak, Ateş ve Hava kutsal sayılır bizde. Ateşe, aydınlığa ve güneşe bakarak ibadet edilir bizde. Kadın ve erkek bir arada bulunur. Birlikte çalışır, Kadın ve erkek eşit görülür.
Ocak’ta yanan ateşe, ateşin külüne su dökülmez bizde. Hem kutsalımızdır ateş ve hemde Suyun da canı var, ‘yanmasın’ diye..
Yani bundan dolayı, ateşin söndürülmemesi, ateşe su dökülmemesi, hatta ateşe atılacak odunun elle tutulmaması vb. Özellikler sıralanır bizde.
Ağaca, ormana ve tabiata kıyılmaz bizde.
Kara toprağa bir kazma, bir keser ile vurulmadan önce ‘Rızalık’ istenir, hava’dan, su’dan, güneş ve topraktan..
Çünkü üzerinde yaşadığımız Dünya salt bizlere, İnsanlara ait değildir.. Bitkilere, Hayvanlara ve elbette bizlere, yani İnsanlara aittir..
Ve bu değerler, yani Güneş, (ısı-yani ateş) Hava, Su ve Toprak tarafından armağan edilmiştir…
Her kim ki bunların değerini bilmez ve her kim ki bu değerlerin kıymetini bilmez, kutsamaz, görmez, ona kötülük, ihanet eder, kutsamaz işte o yada onlar lanetlidirler, münafık, kan emici, gerici, ırkçı, faşist, doğa ve insanlık düşmanı, hayvanların ve bitkilerin düşmanıdırlar.
Üstelik; Ateşin, Güneşin, Toprağın, Suyun ve Havanın sunduğu bu nimete, dünyanın bu kutsal coğrafyasına, dağı-taşı ziyaret bilip kutsadığımız bu topraklara, ocak ve dergaharımıza, ormanlarımıza kıyanlar, yakıp-yıkanlar, yine ateşin ve güneşin, suyun, toprağın gazabına uğramaktan asla ve asla kurtulamayacaklar.
1800’lü yılların sonlarından 37-38 Soykırım ve katliamlarına, sonrasında ise kültürel, inançsal ve her türden değerlerimize karşı topyekün saldırılanlar ile bugün ormanlarımızı ve kutsallarımız ateşe verenler aynı zihniyettedirler.
Yanan; kutsadığımız, su dökmediğimiz, karşılayıp semaha durduğumuz kutsal ateş değildir..
Görünürde yanan ve yakılan, kıyılan Dersimdir. Dersimin kutsalarıdır. Dersim Soykırımı kaldığı yerden devam ettirilmektedir. Ancak yanan, doğamız, dünyamız, değerlerimiz, hayvanların ve bitkilerin bütün yaşam alanları, yani ‘İnsanlığımızıdır’…
Çünkü Dersimi ve Dersim coğrafyasını saran bu ateş, Firavun ateşidir.
Bu zulüm Muaviye’nin, Yezit’in Mazlumlara karşı yaptığı zulmüdür..
Hatta dahada vahşi, korkunç ve giderek her yeri saran bir zulüm..
Şimdi başta çevreciler, onurlu siyasetçiler yada sivil toplum örgütleri ile birlikte bütün Aleviler, Kızılbaşlar, Bektaşiler, Ehl-i Haqlar, Kakailer, Yaresanlar, Şebekler, Çepni yada Tahtacılar, Arab Alevileri vb herkes Dersimin, Dersimlilerin ve yakılan-yıkıan ormanların çığlığına ses vermelidirler..
Yakılarak yok olmamıza sessiz kalınmamalıdır..
Raa Haqi/Riya Heqi ya da Hakikat Yolu’nun Takipçileri, yani Kürt-Kızılbaş Aleviler, yani Dersimliler, yani bizler kutsal coğrafyamıza kıyanların, ateşe verenlerin yakasını zaten bırakmadık, bırakmıyoruz ve hiç bir zaman bırakmayacağız.
Can Kasapoglu
DEM Parti İmralı Heyeti, Kürt meselesiyle ilgili süreç ve bu ay Meclis’e gelmesi beklenen çerçeve…
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar…
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülistan Doku soruşturması kapsamında 5 Ocak 2020'de Dersim'de emniyet ve jandarmanın kullandığı…
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Marmara L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 6 No'lu…
DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, süreç kapsamında DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Mithat…
AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan, aralarında Haluk Levent’in de bulunduğu 23 kişi adliyeye…