Dersim’de Gülistan Doku dosyasına ilişkin 13 kişi hakkında verilen gözaltı kararının ardından siyasi parti ve örgütlerden peş peşe açıklamalar geldi. Yapılan açıklamalarda, sürecin önemli ancak yetersiz olduğu vurgulanırken, başta Tuncay Sonel olmak üzere kamu görevlilerinin de soruşturmaya dahil edilmesi çağrısı öne çıktı.
Dersim’de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada 13 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesi, kamuoyunda yeni bir tartışma başlattı. Farklı siyasi parti ve örgütler tarafından yapılan açıklamalarda, gelinen aşamanın “önemli ama eksik” olduğu vurgulandı.
DEM Parti Dersim İl Örgütü tarafından yapılan açıklamada, yıllardır kaybettirilen kadın dosyalarının karartıldığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Kuşkusuz gelinen aşama çok önemlidir. Ancak yeterli değildir. Bu kentin o dönemki üst düzey kamu görevlilerinin hiç mi sorumluluğu yok?”
Açıklamada özellikle dönemin valisine işaret edilerek,
“Başta dönemin Valisi Tuncay Sonel olmak üzere muhtemel sorumluluğu olan tüm kamu görevlileri de bu soruşturmaya dahil edilmelidir” denildi.
Emek Partisi Dersim İl Örgütü ise gözaltı kararlarını “gecikmiş bir gelişme” olarak değerlendirirken, soruşturmanın yıllarca etkin yürütülmediğini vurguladı:
“Aradan geçen yıllar boyunca dosyanın karartılması, delillerin toplanmaması ve kamu görevlilerinin korunması nedeniyle bu soruşturma adalete ulaşmadı.”
Açıklamada yine Tuncay Sonel ismi öne çıkarılarak,
“Soruşturmanın etkin yürütülmesini engelleyen, ihmali bulunan tüm kamu görevlileri soruşturmaya dahil edilmelidir” çağrısı yapıldı.
Sosyalist Meclisler Federasyonu Dersim Örgütlülüğü tarafından yapılan açıklamada ise sürecin yalnızca bireysel değil, sistematik bir sorun olduğu savunuldu:
“Bu adım gecikmiştir, sınırlıdır ve hakikati açığa çıkarmaktan uzaktır.”
Açıklamada Gülistan Doku dosyasının “devlet aklının karanlığı” olarak nitelendirildiği bölümde,
“Bu sürecin merkezinde dönemin kayyum-valisi Tuncay Sonel bulunmaktadır” ifadeleri kullanıldı.
Ayrıca,
“Başta Tuncay Sonel olmak üzere tüm sorumlular yargılanmalıdır” denilerek kapsamlı bir soruşturma talep edildi.
Üç açıklamada da ortak nokta, yürütülen soruşturmanın genişletilmesi ve yalnızca gözaltına alınan kişilerle sınırlı kalmaması gerektiği oldu. Açıklamalarda, Gülistan Doku dosyasının tüm yönleriyle aydınlatılması ve ihmali ya da sorumluluğu bulunan herkesin yargı önüne çıkarılması gerektiği vurgulandı.
Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin sorular ise hâlâ yanıt bekliyor:
“Nerede? Ne oldu? Kim sorumlu?”
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde, araştırmacı-yazar Mehmet Bayrak’ın yarım yüzyılı aşkın akademik ve yayıncılık faaliyetlerini değerlendirmek amacıyla…
Antalya 12. Aile Mahkemesi, 2025’te baktığı bir davada, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde…
En iyi ceviz fidanı hangisi 2026 sorusunun cevabı; iklim, rakım, don riski ve dikim amacına…
Ölenin ardından konuşmak, cenaze evinde fısıltı gibidir. Sesi yükseltmek ayıp sayılır. Ama toplum hafızası cenaze…
Karakoçan Belediyesi Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda görüşülen “Şiddetle Mücadele Tutum Belgesi”, meclis üyelerinin oy…
Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir…