Zindan edebiyatı uzun yıllardır tartışılan bir konu. Yaşadığımız ülkenin gerçekliği düşünüldüğünde, zindanlar özgürleşmenin, barışın, demokrasinin ve belki de en özlü ifadeyle hakikat arayışının bedeli olarak yaşamın bir gerçeğine dönüşmüşse, burada üretilen edebiyatın da dikkate alınması gerekir. Bu yönüyle, tüm kısıtlılıklarına ve zorluklarına rağmen zindan edebiyatı önemli bir gerçekliktir.
Özellikle son yıllarda zindanlarda farklı disiplinlerde üretilen eserlerin sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Mecburi Sevdalar Kasabası‘nın yazarı Baran Barış Korkmaz da uzun yıllardır zindanda. Genç yaşta tanıştığı bu gerçekliği bilinçli bir üretime dönüştürdüğü ve tüm zorluklara rağmen yazmaktan kopmadığı görülüyor. Oysa böylesine zahmetli koşullarda edebiyat üretmek kolay değildir. Özellikle beton duvarlarla çevrili, özgürlüğün kısıtlandığı bir yaşamda duygu yoğunluğu ve içsel derinlik gerektiren edebiyat alanında eser vermek büyük bir emek ister. Baran Barış Korkmaz bunu başarabilmiş.
Mecburi Sevdalar Kasabası, hacim olarak kısa bir roman olsa da ele aldığı konu itibarıyla yaşadığımız coğrafyanın kanayan yaralarından birini anlatan derin bir hikâyeye sahip. İlk kitabı olmasına rağmen yazarın başarılı bir anlatım ortaya koyduğu görülüyor. Korkmaz, inkâr politikaları içinde görünmez kılınmaya çalışılan bir gerçeği, toplumun vicdanı ve duyguları üzerinden anlatıyor. Bir yanda masumiyetle hakikatin peşine düşen gençler, diğer yanda korkuyla hakikatin üzerini örtmeye çalışanlar… Elbette her toplumda olduğu gibi çıkarcılık ve tamahkârlık da hikâyenin bir parçası olarak karşımıza çıkıyor.
Yazar, kahramanları aracılığıyla hakikati görünür kılarken okura, unutulmaması gereken acıların kökenini sorgulaması için önemli ipuçları sunuyor. Anlatımda ve geçişlerde yer yer aksaklıklar hissedilse de romana serpiştirilen mektuplar özlemi görünür kılıyor ve anlatıya farklı bir derinlik kazandırıyor.
İlk romanlar üzerine hüküm vermek için acele etmemek gerekir. Ancak Mecburi Sevdalar Kasabası, kendini merakla okutan ve yazarının geleceğine dair umut veren bir eser olmayı başarıyor. Henüz yolun başında olan Baran Barış Korkmaz’ın önümüzdeki yıllarda yeni eserlerle okurun karşısına çıkacağını umut ediyoruz. Çünkü en güçlü hikâyeleri, onları en derinden yaşayanlar anlatır. Baran Barış Korkmaz’ın da anlatacağı daha çok hikâyesi olduğu anlaşılıyor.
Mecburi Sevdalar Kasabası‘nın yolu açık, okuru bol olsun.
Dersim'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada…
Komedyen Deniz Göktaş’ın ‘Ölü Deniz’ isimli stand-up gösterisi erişime engellendi İfade Özgürlüğü Derneği’nin verdiği bilgiye…
Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin öncülerinden Sakine Karakoçan’ın annesi Havva Selvi Tepe yaşamını yitirdi. Havva Selvi Tepe…
Devrimci 78’liler Federasyonu ve Bilim Sanat Edebiyat Derneği tarafından yapılan ortak açıklamada Şair Ahmet Telli’nin…
Berlin Freie Üniversitesi'nde akademisyen olan tarihçi Dr. Sedat Ulugana, 1937'de idam edilen Seyit Rıza ve…
Araştırmacı yazar Cemal Taş, Dersim'in Eğriyamaç köyü kırsalında engerek yılanının ısırması sonucu askeri helikopterle hastaneye…