Ergin Doğru, ‘Bize Ölüm Yok’ başlığı altında topladığı hikayelerinde okuyucuyu, yıkım anında bile azalmayan zarafeti ve direngenliğiyle Alevi toplumunun, asırlar boyu tekrar eden ve bitmek bilmeyen büyük insanlık dramına tanıklık etmeye çağırıyor.
Daha önce Sözcüklerin Lal Mevsimi, Sevdası Dağlar Olan ve Ateşten Yaşamlar isimli kitapları yayımlanan, yazar, aktivist, siyasetçi Ergin Doğru’nun, hikayelerden oluşan dördüncü kitabı Bize Ölüm Yok, Aram Yayınevi üzerinden okuyucusuyla buluştu.
“EDEBİYATI SİYASETTEN BAĞIMSIZ GÖRMEDİM”
Ergin Doğru, inancına, diline, tarihine, kültürüne düşkün ve tüm bunları politik mücadele içinde harmanlayan çok yönlü bir kişilik. Üreten ve bildiği yoldan giden, doğru bildiğini dile getirmekten çekinmeyen, hassas bir insan. parmabet
Yazmak onun için aynı zamanda bir siyaset aracı. Fadıl Öztürk’ün Artı Gerçek’teki köşe yazısına verdiği bir demeçte, “Ben edebiyatı siyasetten ve toplum gerçeklerinden bağımsız ve kopuk olarak görmedim. Dilim döndükçe anlatmaya çalıştım. Toplumsal değişimin ve dönüşümün estetik şekillenmesinde edebiyatın rolünü önemsediğimden yazmayı siyasal yaşamımın bir parçası olarak gördüm ve sürdürüyorum. Dışarıda daha çok makale yazıyorken, içeride edebiyat daha öne çıktı hayatımda. Bu durum daha çok mekânsal zorunluluk olarak kendini hissettiriyor. Cezaevi koşulları günceli yakalamaktan uzak bir ortam olduğu içindir bu durum. 2016 yılından itibaren 3. Cezaevi sürecim bu anlamda çok yoğun geçti.” diyor.
“KÜLLERİNDEN YENİDEN”
İçinde bulunduğu olumsuz koşullara rağmen üretmeye devam eden Ergin 2016’dan beri Elazığ 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde, 11 yıl 8 aylık cezasını yatıyor. Daha önce Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Başkanlığı görevinde bulundu. Demokratik Alevi Derneği’nin (DAD) ilk kurucu başkanlığını yaptı. Newedê Dersim, Dersim Gazetesi ve Dersim Araştırmaları Merkezi’nin (DAM) kuruluşunda yer aldı.
Aram Yayınevi’nden çıkan son kitabı Bize Ölüm Yok’un arka kapağında, kitap şöyle anlatılıyor:
“Ergin Doğru, “Bize Ölüm Yok” başlığı altında topladığı hikayelerinde, okurları; geçmişten bugüne devreden kesintisiz bir acıya, kendi küllerinden yeniden ve yeniden doğmak zorunda bırakılan, yıkım anında bile azalmayan zarafeti ve direngenliğiyle Alevi toplumunun derin ızdırabına, asırlar boyu tekrar eden ve bitmek bilmeyen bu büyük insanlık dramına tanıklık etmeye çağırıyor.”
Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılında katledilenler anıldı. Madımak Oteli’ne ‘Utanç Müzesi’ afişi asılırken, katliamla yüzleşme ve…
Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği etkinliklerine katılan 33 aydın, akademisyen,…
Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, yaşananlara…
Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyünde, ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan…
2 Temmuz 1993’te yaşanan Madımak Oteli katliamından bu yana 33 yıl geçti. 33 yıllık…
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 33 kişinin…