Kültür Sanat

Seyid Rıza’yı anlatan ‘Kar Tanesi’ kitabı yayınlandı

Seyid Rıza’nın yaşamı hakkında o dönemin tanıklarından dinlediklerini ‘Kar Tanesi’ adıyla kitaplaştıran yazar Metin Aktaş, ‘Bütün temennimiz bu katliamlarla yüzleşilmesi. Devlet bu katliamlarla yüzleşmediği sürece bu trajediler döngü halinde tekrar tekrar yaşanıyor’ dedi 

Yazar Metin Aktaş’ın “Kar Tanesi” adlı roman türündeki kitabı geçtiğimiz haftalarda yayımlandı. Metin Aktaş’ın şu ana kadar yazdığı 25 kitaptan biri olan “Kar Tanesi” Seyid Rıza’nın hayatını ve 1937-38 Dêrsim Tertelesi’ni konu ediyor.

Dersim’li olan Metin Aktaş, Seyid Rıza’yla yaşamış ve tertelenin tanıklarıyla yaptıkları sohbetleri hikayeleştirerek bir döneme ışık tutuyor. 1965 yılında doğan Metin Aktaş, “65 yılından sonra o coğrafyada yaşanan her şeyin tanığıyım” diyerek “Hayatı tanıdıktan sonra da kendi coğrafyamda katliamı yaşamış, sürgüne gitmiş ve geri dönmüş çok sayıda insanla yaşadım. O insanların trajedilerine tanık oldum. Onların bana anlattıkları kesitleri kitaplaştırmak istedim” dedi.

Seyid Rıza’yla yaşayan insanların o dönem anlattıkları hikayelerle büyüdüğünü söyleyen Metin Aktaş, “İstedim ki bu anılar tarih olmasın. Seyid Rıza ve ailesi hakkında son yıllarda Dêrsim’de çok kara propaganda yapıyorlar. Öyle anlatıyorlar ki sanki Seyid Rıza hiç okuma-yazma bilmiyor, anadilinde konuşmayı, kendi topraklarında yaşamayı, halkının sorunlarını bilmeyen bir insanmış gibi anlatıyorlar. Bu romanı Seyid Rıza’yı anlamayan, tanımayan ve o kara propagandaya inanlar için yazdım. Seyid Rıza okuma bilmiyor demeleri çok saçma. Seyid Rıza, babası Sey İbrahim’in katibi ve aynı zamanda öğretmeni, Baytar Nuri’nin de dedesi olan Mehmet Ali Bey’den bizzat okuma yazma öğreniyor. Bunu daha sonraki süreçte Baytar Nuri’nin babası Mılla İbrahim devam ettiriyor. Mılla İbrahim daha sonra civardaki çocuklara da okuma yazma öğretiyor” ifadelerine yer verdi.

‘Önder kişiler ulusal taleplere yabancı değiller’

Metin Aktaş, daha sonra Seyid Rıza döneminde yaşamış önemli önder kişilerin kendi ulusal taleplerine yabancı olmadığını ifade ederek “Bu insanlar Sey İbrahim’den başlayarak İstanbul’daki Kürt siyasi hareketinin içerisinde olan insanlarla ilişki içindeler. Bu ilişkiler hiçbir zaman kopmuyor ve daha sonrasında da Alişer Efendi geliyor. Alişer Efendi Erzincan Sovyet Şurası’nda görev alıyor. Orada anadili Kürtçe olan okullar açıyorlar, kadınların hayatın her alanında üretime ve eğitime katıldığı, kadınların ve erkeklerin birlikte öğrenim gördüğü okullar açıyorlar. Bu şuranın küçük bir örneğini de Dêrsim’de Zeranik köyünde kuruyorlar ve iki yıl bunu yönetiyorlar. Daha sonra Osmanlı orduları bunları dağıtınca Alişer Efendi Koçgiri’ye gidiyor ve orada aynısını yapıyor. Burada başarılı olmayınca Dêrsim’e sığınıyor ve ölünceye kadar Seyid Rıza’nın yardımıyla Tüzik Dağı’nda saklanıyor” şeklinde konuştu.

‘Unutulmaması için yazdım’

Seyid Rıza’nın ulusal taleplerini, inançlarını, dilini savunmayan ve bunları bilmeyen birisi olmadığının altını çizen Metin Aktaş, “Dêrsim’de çok sayıda rayber, pir vardır ama Seyid Rıza’nın bu kadar çok sivrilmesinin nedeni insani yönlerinin çok güçlü olması. Bu insanların katledilmelerinin ana nedenleri anlatmaya çalıştım. O dönemin hakikatleri çarpıtılıyor. Öyle anlatıyorlar ki ‘kendileri bu topraklara uygarlık getirmişler toplumda çok barbardı.’ Onların bu topraklara getirdiği sadece asker, karakol ve bu zulümdür. Bu kitabın benim için büyük önemi var. Birlikte yaşadığım insanların yaşadıklarını anlatmak istedim. Yaşadığım yerde katliamda köydeki erkekleri birbirine bağlayıp götürüp ormanda yakıyorlar. Bazı kadınlar da bu katliamdan kaçarak kurtulmuşlar. Bizim köyde 40’a yakın dul kadın vardı. Biz bu insanların acılarıyla, ağıtlarıyla büyüdük. Hep bunları anlatmak istedim. Bunların unutulmaması için bunu yazdım” dedi.

‘Katliama ilişkin arşivlerin açılması lazım’

Metin Aktaş, son olarak “Bütün temennimiz bu katliamlarla yüzleşilmesi. Devlet bu katliamlarla yüzleşmediği sürece bu trajediler döngü halinde tekrar tekrar yaşanıyor. Devletin birinci görevi kendi politik geçmişiyle hesaplaşmak olmalı. Kürt halkı bu coğrafyada binlerce yıldır var. Bu halkın varlığını inkar etmekle hiçbir şey çözemezsin. Bunun kimseye bir faydası yok. Benim annemin kardeşlerini katlettiler, annem sonra başka bir köyde yeni bir yaşam kurdu. 1994’te bu sefer de köyü yaktılar. Yani aynı politikanın devam etmesinin devlete ne yararı var. Katliama ilişkin arşivlerin açılması lazım” diye konuştu.

Haber: MA

Dersim Gazetesi

Recent Posts

Gülistan Doku soruşturmasında yeni görüntü: Tuncay Sonel’in firari sanık Umut Altaş’la samimi anları

Dersim’de 6 yıl önce kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin soruşturma sürerken dosyaya yeni…

1 gün ago

Fatma Betül Sayan Kaya ifade verdi, AKP’den ihraç edildi

AKP Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, fon soruşturması nedeniyle AKP’deki görevlerinden istifa eden Fatma Betül…

1 gün ago

Feshedilen PKK’nin yönetimi: Tüm silahlı güçlerimizi çektik, adım atılmalı

Kürt meselesiyle ilgili devam eden süreç hakkında Hareket Yönetimi imzasıyla ANF’de bir açıklama yayımlandı. “Hareket…

1 gün ago

DİSK: Asgari ücret yüzde 28, yüksek ücretler yüzde 40’a varan oranlarda eridi

DİSK-AR’ın Ekim 2026 Ücret Kayıpları İzleme Raporu’na göre, 2026’nın 9 ayında artan vergi dilimleri ve…

1 gün ago

DEM Parti gazetecilerle süreci konuştu: Yasa çıkmadan kimse dönmez

DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, parlamento muhabirleri ile Meclis’te düzenledikleri…

2 gün ago

Bahçeli’den Çerçeve Yasa Mesajı: Kaybedecek vaktimiz yok

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun…

2 gün ago