Köşe YazılarıToplum Yaşam

KÜRECİK AŞİRETİ

Hamza Aksüt

Günümüzdeki yurdu Malatya’nın Akçadağ ilçesi olan Kürecik, Kürtçe’nin Kurmanç lehçesini kullanan Alevi bir aşirettir. Aşiretin pir ocağı Sultan Sinemil, mürşit (pir-i piran) ocağı Avuçan’dır.

Aşiret, Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı 22 köyde yurt tutmuştur: Kepez, Tapkin (Aksüt), Bekiruşağı, Bilamuşağı (Çakılpınar), Çevirme, Darıca, Demirciler, Körsüleymanlı (Durulova), Balohacı (Dutlu), Şemşik (Düvencik), Kelan (Gürkaynak), Harunuşağı, Kahyalı, Kasımuşağı, Ortaköy, Amuklu (Taşevler), Bayramuşağı, Hançerli, Keller, Yaylımlı (Kaçıklı) ve Dümüklü’dür.[1]

Küreciklilerin bir bölümü zamanla Akçadağ’ın Ören, Doğanşehir’in Dedeyazı, Pazarcık’ın Mıllıkan, Elbistan’ın Özencik, Göksun’un Sekizay köylerine ve Gaziantep’in Mıllıkan mahallesine yerleşmiştir.[2] Kayseri’nin Sarız ilçesinin Kırkısrak ve Küçük Kabaktepe köyleri ile Pınarbaşı’nın Eskiyassıpınar ve Yukarı-Borandere köyleri de Kürecik kökenli olup Harunuşağı’ndandır.

Küreciklilerden derlenen bazı bilgilerde Yavuz’un zulmünden kaçarak Dersim yöresinden Akçadağ’a geldikleri şeklinde bilgiler yer almaktaysa da bu söylenti yirminci yüzyılda ortaya çıkmış olmalıdır. Yavuz ve Kanuni dönemlerinde Akçadağ yöresinde Kürecik aşireti yoktur. Hatta, Kürecik aşireti köyleri de henüz kurulmamıştır. On altıncı yüzyıl tahrirlerinde günümüzdeki Kürecik köylerinden yalnızca Tabgüni kayıtlıdır, Kürecik, Tabgüni köyünün ekinliğidir. Günümüzdeki Şemşik ve Darıca köyleri de bu dönemde ekinliktir. Ekinliklerde herhangi bir nüfus yoktur, Tabgüni köyü halkı bu ekinliklerde tarım ve hayvancılık yapmaktadır.

Tabgüni köyünün 1560 yılı ad listesi şöyledir:
Mehmed oğlu Şehriyar ve Ali
Mehmed oğlu Mustafa
Mansur oğlu Mehmed
Mehmed oğlu Hamza
Ahmed oğlu Halil
Mustafa oğlu İsa[3]

Çeşitli aşiretlerden kopan toplulukların Kürecik ekinliği çevresine yerleşmesiyle Kürecik aşireti oluşmuştur. On altıncı yüzyıl kayıtlarında bu adda bir aşiret yoktur. Aşiretten derlenen bilgilere ve arşiv kayıtlarına göre halkın neredeyse tamamına yakını Harput topraklarından Akçadağ’a gelmiştir.

Aşiretin boybeyi ailesi Asafoğlu, Herdi aşiretindendir. 1518 tarihli deftere göre Herdi aşireti Harput’un Hersini nahiyesindedir. Nahiye, Elazığ’ın Baskil ilçesi topraklarındadır. Bu tarihte 48 hane olan aşiret 1566’da 459 hanedir.[4] Asafoğlu ailesi Akçadağ’ın Ören kasabasındadır. Ören, on altıncı yüzyıldan sonra kurulmuş bir yerleşimdir.

Kürecik aşiretini oluşturan topluluklar bu yöreye on sekizinci yüzyıl (1700-1800) başlarında gelmiş olmalıdır. Kayıtlarda Kürecik köyüne ilk kez 1714, 1715 ve 1718 yılında tutulan şeriyye sicillerinde rastlanmaktadır. Bu tarihte Kürecik, küçük bir köy olarak yer almakta günümüzde aşiretin yurdu olan öteki köyler yer almamaktadır, yani bu köyler henüz kurulmamıştır.

1715 tarihli bir belgeye göre daha önce Harput’un (Elazığ) Piran köyünde oturan bazı kişiler Kürecik köyüne yerleşmiştir. Semenli (Sineminli?) adıyla bilinen Abbas ile kardeşleri Süleyman, Vayis ve amcazadesi İmam adındaki bu kişiler seyyid ve şeyh olduklarını iddia ederek bazı vergileri ödememektedir. Piran’ın tımar sahibi durumu şikâyet etmiş, adı geçen kişilerden İstanbul’dan alınması gereken seyyidlik belgesi istemiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin elinde devletin verdiği seyyidlik belgesi olmadığı anlaşılmış ve vergi yükümlüsü olduklarına karar verilmiştir. Aynı konuda yazılan bir başka tutanakta Abbas’ın Cuyuoğlu (?) adıyla tanındığı belirtilmiştir.[5]

Kürecik’in aşiret olarak adının geçtiği ilk kayıt 1744 yılına aittir. Kayda göre Malatya sancağındaki Kürne ve Kürecik Kürtlerinin yöneticisi Asaf’ın oğlu, Zara’nın Bolucan yöresinde eşkıya tarafından öldürülmüş, kaçan yakınları Asaf’a giderek oğlunun Divriği toprağında Hamo tuzlasında çalışan Zaza asıllı işçilerce öldürüldüğünü, eşyasının tuzla emininde olduğunu söylemiştir. Asaf, Kürt geleneğine göre çevredeki aşiretlere kara bayrak gönderip “Divriği halkından kan davam ve diyetim var.” diyerek yardım istemiş, Atma, Dirican gibi Kürt aşiretleriyle birlikte 1737 yılı Ramazan ayında Divriği kasabasını ve köyleri basarak iki yüz katır ve beygir ile beş köyün hayvanlarının tümünü sürüp götürmüş, altın, gümüş, bakır gibi şeyleri talan etmiştir. Asaf’ın başbuğ tayin ettiği Atma aşiretinden Şotikli Hasan uzun süre olay çıkarmaya devam etmiştir. Devlet bu Kürt aşiretlerinin peşine asker göndermişse de Divriği’nin Göndüren köyünde çıkan çarpışmada askerler büyük zayiat vererek Divriği kasabasına dönmüştür.[6] Belgeden anlaşıldığına göre Asaf, subaşıdır, yani vergi ve asayiş konusunda devletin yetki verdiği bir kişidir. Aşiretten derlenen söylentiye göre de Asafoğlu, devletin vergi toplamakla yetkili kıldığı bir sülaledir.

Asaf subaşı, Sivas yöresinde yaylaya çıkıp Halep coğrafyasında kışlayan Barak Türkmenlerinin Akçadağ yöresine düzenlediği bir baskında öldürüldü. Asaf’ın yerine geçen oğlu Haydar 1761 yılında ırz ve kan davası güderek isyan etti ancak bu isyan devlet kuvvetlerince kanlı biçimde bastırıldı. Bu sırada Kürecik aşireti de Malatya’daki öteki yerleşimler gibi Keban Madeni yükümlülüğüne bağlandı. Yükümlülük gereği Akçadağlılar her yıl madene dört bin yük meşe kömürü vermek zorundaydı. Devlete öteden beri kızgın olan Kürecik aşireti 1770’lerde Cadde-i Bağdad denen ana yolun Sivas-Malatya arasındaki iki önemli menzili olan Hasançelebi ve Hasanbadrık’a (Fethiye) sürekli baskın düzenleyip yol güvenliğini tehlikeye atmaya başladı.

Şam’a uğrayan Batılı bir gezgin (Niebuhr), 1766 yılında düzenlediği listede Kürecik’in Antep yöresinde yaşadığını ve 500 çadır nüfuslu olduğunu kaydetmiştir.[7] Liste özenle hazırlanmamış olup Kürecik aşiretinin yurdunun Antep olarak kaydedilmesi yanlıştır. Ayrıca aşiret nüfusu konusunda verilen sayı bir hayli abartmalıdır.

Aşiretin yaşadığı en önemli olay 1813 yılında ortaya çıkan Veli Paşa ayaklanmasıdır. Ayaklanan Divriği yöneticisi Veli Paşa ilkönce Divriği’nin Çamşıhı yöresindeki köylere sığındı. Çamşıhı yöresi halkının bir bölümünün Kürecik aşiretinden olması[8] Kürecik aşiretini de bu olaya karıştırdı. Akçadağ’da yaşayan aşiret reisi Kasımoğlu Ali Bey, Çamşıhı’ya gelerek Veli Paşa’ya destek verdi. Bir süre sonra Çamşıhı’da barınamayacağını anlayan Veli Paşa, Kasımoğlu Ali Bey’le birlikte Akçadağ’a Kürecik aşiretinin yurduna gitti, Darende yönünden gelen devlet kuvvetlerine karşı silahşorlarını Kürdabdal boğazına yığdı. Çıkan çarpışmada Kürecik ve Kürne aşiretlerinden iki yüz kişi öldü. Kürecik köyleri kuşatma altına alındı. Bir süre direnen Kürecikliler bu beladan kurtulma yolunu seçti. Aşiret kadınları gece yarısı uyumakta olan Veli Paşa’yı komlarla öldürdüler.

1865 yılında Kürecik aşireti reisi Alhas Ağa’dır. Devlet Alhas Ağa ile birlikte Kasımuşağı boy beyi Alhas Ağa, Asafoğlu Bilal Ağa ile Asafoğlu İbrahim Ağa’ya dördüncü rütbeden mecidiye nişanı verdi. Çevredeki Kürne gibi öteki aşiret reislerine de aynı nişan verildi. Bu dönemde Akçadağ’da yurt tutmuş olan Kürne ve Kürecik aşiretiyle Malatya şehri halkı arasında düşmanlık oluştu. Akçadağlı iki ağanın Malatya şehrinde öldürülmesi üzerine aşiretler şehre saldırdı. Devlet kuvvetleri tarafları barıştırmak için yıllarca çaba harcadı.

1893 yılı salnamesine göre Kürecik aşiretinin köyleri ve nüfusu şöyledir:
Balohacı 27, Harunuşağı 155, Bekiruşağı 240, Kepez 224, Körsüleymanlı 68, Kahyalı 57, İkinciler 58, Kadiruşağı 20, Bayramuşağı 127, Keller 70, Kaçıklı 54, Hançerli 36, Dümüklü 41, Kelanlı 42, Şemşik 56, Kasımuşağı 150, Tataruşağı 147, Tapkin 35

Kürecik aşiretinin başından geçen bir başka olay Dumuklu köyünden Ali’nin Alevilikle ilgili faaliyetleridir. Çevrede keramet sahibi olarak bilinen Ali bir hayli mürit edinmiş, durum devlet kuvvetlerine ihbar edilmiş, Ali ve müritlerinin bir kısmı öldürülmüştür (1896). Öte yandan Hakikatçılar adıyla ortaya çıkan akımın da Ali Dumuki ile başladığına dair söylentiler vardır. Buna göre Ali Dumuki, Çamşıhı köylerinden olan Başören köyündeki Ali Başıki’yle irtibat kurmuş her iki kişi Kangal’ın Mescit köyünde yaşayan Araboğlu Süleyman’ı önder edinmiştir. Baba Mansur seyyidlerinden olan Süleyman’ın Arabistan’dan gelen keramet sahibi bir Arap olduğuna inanılmıştır. Araboğlu, Alevilikteki ocak sistemi ve ahiret kardeşliği gibi kurumlara cephe almış ve bir mürit topluluğu edinmiştir. Kendilerini Hakikatçı olarak tanıtan bu topluluğa öteki Alevi halk Purut adını vererek sosyal ve ekonomik yaptırımlar uygulamış, bir süre sonra bu akımın yayılması duraklamış ve etkisi kaybolmuştur.

DİPNOTLAR
[1] H. Nedim Şahhüseyinoğlu, Kürecik, s.166
[2] Aynı yapıt, s.39-40
[3] Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, Kuyud-ı Kadime Arşivi 142 Numaralı Malatya Tahrir Defteri, s.86
[4] Mehmet Ali Ünal, XVI Yüzyılda Harput Sancağı, s.86. Günümüzde Baskil ilçesinde Simikanı Hardi adında bir aşiret vardır. Aşiret, Sünnidir ve Kurmanç lehçesiyle konuşmaktadır. (Kaynak Yayınları, Aşiretler Raporu, s.104)
[5] Malatya Şeriyye Sicili, s.32 vd
[6] Necdet Sakaoğlu, Köse Paşa Hanedanı, s.296-297
[7] Niebuhr, Voyage an Arabie, cilt: II, s.418
[8] Çamşıhı köylerinin halkının bir bölümünün Kürecikli olmasıyla ilgili kayıtlar için bkz, Hamza Aksüt, Divriği Yerleşimleri Tarihi

Etiketler

İlgili Makaleler

Kapalı
Kapalı