2026-2027 eğitim öğretim yılı için seçmeli ders tercih sürecinin 20 Şubat’ta sona erecek olması nedeniyle Dersim’de Kırmancki (Zazaca) için harekete geçildi. Munzur Üniversitesi Zaza Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), velilere çocukları için Kırmancki’yi seçmeli ders olarak tercih etmeleri çağrısında bulundu.
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda yürütülen seçmeli ders tercih süreci 20 Şubat’ta tamamlanacak.
Munzur Üniversitesi’nde 2012 yılında açılan Zaza Dili ve Edebiyatı Bölümü, ilk yıllarında yoğun talep gördü. Ancak pandemi sonrası öğrenci sayısında belirgin bir düşüş yaşandı.
Zaza Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İlyas Arslan, özellikle öğretmen atamalarının sınırlı olmasının öğrencilerin motivasyonunu olumsuz etkilediğini belirtti. Arslan, geçmişte çevre illerden de yoğun başvuru aldıklarını, ancak son yıllarda hem öğretmen alımının azlığı hem de akademik kadro eksikliği nedeniyle gerileme yaşandığını ifade etti. Gerekli koşulların sağlanması halinde bölümde istihdam olanaklarının bulunduğunu vurgulayan Arslan, gençlerin dili sürdürmesi için daha fazla destek gerektiğini dile getirdi.
Bölüm öğretim görevlilerinden Hıdır Sönmez ise doğrudan velilere seslenerek, artık öğretmen eksikliği gerekçesinin geçerli olmadığını söyledi. Önceki yıllarda öğretmen bulunmadığı için dersin açılamadığını hatırlatan Sönmez, bugün öğretmenlerin mevcut olduğunu ve dersin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Sönmez, çocuklara anadilin öğretilmemesi halinde dilin, kültürün ve kimliğin zayıflayacağını belirterek Kırmancki dersinin seçilmesinin önemine dikkat çekti.
Dersim’de seçmeli Kırmancki sınıf sayısı önceki yıllarda 12 iken son dönemde 5’e geriledi. Eğitim Sen Dersim Şubesi yöneticilerinden Sinan Çiçek, özellikle ilçelerde öğretmen eksikliğinin sürdüğünü belirtti. Çiçek, sınıf sayısı arttıkça öğretmen görevlendirmelerinin de artacağını, bu nedenle talebin yükselmesinin kritik olduğunu söyledi.
Munzur Üniversitesi Zaza Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından yapılan değerlendirmede ise anadilinde eğitimin çocukların bilişsel ve kültürel gelişimine önemli katkılar sunduğu vurgulandı. Açıklamada, “Dil bir halkın hafızasıdır. Kırmancki’nin yaşaması, yeni kuşakların onu öğrenmesine bağlıdır” ifadelerine yer verildi.
Akademisyenler ve sendika temsilcileri, Kırmancki’nin eğitim yoluyla güçlendirilmesinin hem dilin kamusal alandaki görünürlüğünü artıracağını hem de kültürel sürekliliğin korunmasına katkı sağlayacağını belirtiyor.
Kaynak: Rudaw
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın ölümüne ilişkin başvuruda Türkiye’ye sorular…
Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in, tutuklu şüpheli Gökhan Ertok ile…
İlk dönüşlerinin kışa kalmadan başlamasını beklediklerini belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, ‘İlgili…
Dersim’in Dokuzkayalar köyüne ulaşımı sağlayan Pülümür Nehri üzerindeki köprü, yağışların ardından yükselen su nedeniyle yıkıldı.…
Dêrsim’de maden ruhsatları ve ihalelerinin artışı, ormanlardan su kaynaklarına ve yaşam alanlarına yönelik tehdidi büyütüyor.…
DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile…