Dersim

Pir Haber Ajansına Getirilen Yasak, Alevilere Kirli Bir Mesajdır

Erdoğan YALGIN

Avrupa’da, “Keşifler çağı’’ olarak da literatüre giren ve dünyanın cehresini değiştiren Renaissance/ rönesans (re < yeniden; naissance < doğuş), Yeniden doğuş; 14. 16. yüzyıllarda gerçekleştirdi. Aynı Avrupa 17. 18. Yüzyıllarda, düşünsel gelişimini sağlayarak “Aydınlanma Çağı’nı” yakaladı. Abartısız diyebiliriz ki; son modern iletişim buluşları da dahil, güncel yaşamımızda kullandığımız bütün yeni keşif ve buluşlar Müslümanlar tarafından değil, Avrupa’daki gayri Müslim bilim insanları tarafından ortaya çıkarılmıştır. Her ne hikmetse; İslam ülkelerinde, Müslüman aleminde bu türden “yeniden doğuş“ hareketleri, istenilen düzeyde bir türlü gerçekleşmemiştir. Lakin buna karşın İslam devletlerinde, Müslüman coğrafyasında, kan ve göz yaşı hiç bir zaman dinmemiştir. Acaba bu duruma, buluşların-keşiflerin yuvası olması gereken başta üniversiteler (!) olmak üzere, İslam devletlilerinin Müslüman yöneticilerinin verebilecekleri mantıklı bir cevap varımdır? Elbette vardır. O da; masalların sözde bilimselleştirilmiş bir çok varyantları, ağaçlar kesilerek kitaplaştırılmış ve bu masallara inandırılmış İslam alemi hep uyutulmuştur; hepsi o kadar.

Dünyada  televizyonu; 1926 yılında ilk icat eden İskoçlu mucit John Logie Baird’dir. Gelişen evinimler sonucunda o sihirli kutu, insan hayatına girdi ve günümüzde ise büyük bir öneme dönüştü. İslam aleminin hurefacıları; ilk başlarda bu sihirli kutuya karşı direndiler. Fakat sonunda onlar da, bundan faydalanma yoluna gitmek zorunda kaldılar! Devlet yöneticileri de bu sihirli kutuyu, tebaasını uyutmak için hep kullandılar. Son yıllarda ise bu trendi iyice yükselterek, kendilerine muhalif olanları da ortadan kaldırdılar! Şimdi başlıyalım!

Kürtlerin Med Televizyonu

Mister Baird’den tam 74 yıl sonra Kürtler, ilk televizyon kanalları olan Med kanalıyla, 1995 yılında yayına başladılar. O gün bugündür, Türkiye iktidarlarının ulusal ve uluslararası düzeyde Kürtlerin bu icadının patentini ellerinden almak için hep uğraşıyorlar. John Logie Baird’e kızması gereken Türk yetkilileri, nedense Kürtlere öfkeleniyorlar! Dillerinde hiç düşürmedikleri sözde “etle tırnak gibi oldukları, Müslüman Kürt kardeşlerinin” yeryüzünde kendilerine ait bir televizyon kanalının olmasına bile tahammül edemiyorlar! Avrupa’da yayın yapan Med, Roj, Nuce, Medya ve diğer Kürt kanallarına yönelik, denemedikleri avcı sinyaller ve diplomasi trafiği bırakmadılar! Artık bu alanda yapacak bir şeyin kalmadığını anladılar!

 

İMC Televizyon Kanalı

Toplumun farklı katmanlarından ötekileştirilmiş kesimlerin sesi olmaya çalışan ve beş yıldan beri bütün maddi imkansızlıklarına rağmen yayın hayatını sürdüren, İMC televizyonunu kapattılar! Ve tam da basın özgürlüğü, gazeteci kıyımlarının tartışıldığı 26.02.2016 tarihinde, İMC televizyonu karartıldı. Hele şu işe bi bakar mısınız? Mister Baird, televizyonu bulsun ve insanlığın hizmetine sunsun!  Bizim coğrafyamızda, Müslüman yöneticiler de kendilerinin borazanlığını yapmadığı için televizyon kanallarını karartsın, sustursun, devralsın, cezalar-yaptırımlar uygulasın! “Terör örgütü propagandası” yaptığı gerekçesiyle bir soruşturma  başlatan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türk-sat Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği bir yazıyla; İMC kanalının Türk-sat uydusundan çıkarılmasını talep etti. Bu danışıklı paslaşma gereği; Türk-sat, hemen bu isteği yerine getirerek, kanalın yayınını kesti. El Cezire televizyon kanalı; Irak işgali (2003) sırasında ABD’yi, en çok eleştiren hatta Bin Ladin’in ve diğer İslami Cihat örgütlerinin görüntülerini, demeçlerini yayınlıyordu. Ama ne var ki ABD; El Cezire kanalı için, olumsuz hiç bir yaptırımda bulunmadı. El Cezire’nin yayınlarının karartılmasını, tenezzül edip gündemine bile almadı! Çünkü ABD çok iyi biliyordu ki; bu işin tek suçlusu televizyonun mucidi mister Baird idi!

 

TV 10 Kanalı

Bir grup Alevi basın emekçileri tarafından 17 Ağustos 2011 tarihinde kurulan TV 10 kanalı özellikle Alevi toplumunun bir nefes borusu olma yolunda çalışmalar-yayınlar yapıyordu. Farklı coğrafi alanlara dağılan biri birinden habersiz yaşayan Aleviler, bu sayede biri birilerini tanımaya ve inançsal süreklerini anlamaya-algılamaya çalıştılar. TV 10; Alevi toplumunun inancını, kültür-sanat ve etnik aidiyetini açığa çıkarmada büyük bir katkı sunmuştu. Tam 5 yıl sonra 15 Temmuz 2016 yılındaki darbe girişimi bahane gösterilerek AHAL kapsamında (29 Eylül 2016) Alevilerin bu kanalı da kapatıldı. Bürolarına kilit vuruldu. Yöneticileri tutuklandı ve masa, sandalyelerine bile el konuldu. Bu süreçte bir tek TV 10 değil, TV10 ile birlikte 12 televizyon, 11 radyo kanalı da kapatıldı. Tek gerekçe “milli güvenliği tehdit eden yapı, oluşum ve gruplar ile terör örgütlerine aidiyeti belirlenen kanallar” ifadesi kullanılmıştı! Şimdi sıra bir başka Alevi haber ajansına gelmişti!

Pir Haber Ajansı (Pirha)

TV 10 kanalının kapatılmasından hemen sonra, Ocak 2017 tarihinde yine bir grup Alevi gazeteci bir araya gelerek bu defa da Pir haber Ajansını (Pir ha) kurdular. Pir Ha; Alevi toplumunun deyim yerindeyse ilk haber ajansıydı. Kısa zamanda oluşturduğu muhabir ağıyla, internet siteleriyle yayın hayatına başlayan Pir HA; 4 yıllık yayın hayatında çok önemli işlere imza attı. En ücrada kalan ötekileştirilmişleri, gözlerden ırak haberleri, söyleşi-demeç ve etkinlikleri toplumun dikkatlerine sundu. Çalışanlarının özverisiyle ayakta kalmayı başaran Pir Haber Ajansının Türkiye’deki internet erişimine yasak getirildi. 9.3.2022 tarihinde Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden “Pirha – PİRHA Pirha – Pir Haber Ajansı’ adıyla yayınını sürdüren PİRHA’ya 1028 sayılı kararla erişim engeli getirildi. Burada asıl hedefin başta Alevi toplumunun haber alma özgürlüğünün engellenmesi olduğu gibi iktidara, rejime muhalif katmanların sesinin kesileceği de anlaşılmakladır. Seçim sattı mahalline doğru gidildiği görülen bu kararla, önümüzdeki günlerde-aylarda muhalif yayın yapan birçok internet sitesi, televizyon ve radyo kanallarının da kapatılacağı mesajı verilmektedir.

Sonuç Yerine

Bir ülkede muhalif sesler olmazsa, bir ülkede basın özgürlüğü yoksa, bir ülkede televizyon kanalları susturuluyorsa, vay o ülkenin haline! Çeyrek asırdan beri Avrupa’da; Alman ve İtalyan televizyon kanallarını takip ediyoruz. Şu ana kadar su dan bahanelerle bir televizyon kanalının dahi karartıldığına tanık olmadığımızı, yeri gelmişken belirtmeliyiz! Pir Haber Ajansına getirilen yasak, Alevilere ince bir mesajdır! Bu mesaj, doğru bir temelde iyi değerlendirilmelidir. Zira anlaşılan o ki; bunun devamı da gelecektir! Alevi inanç önderleri, kurumsal yöneticileri ve özellikle de Alevi aydınları bu mesajı toplumsal sorunları çerçevesinde ele almalı, toplumun arkasından sürüklenmeden, çağın gerektirdiği normlarda hareket ederek, toplumun ününde yürümelidirler. Topluma tarihi, felsefi ve siyasi perspektifler sunarak vizyonu büyük, teorik-pratik programlar ortaya koymalıdırlar. Yani bir Rönesans (yeniden doğuş) ancak bu aydınlanma hareketiyle gerçekleştirile bilinir. Aksi halde yarın çok geç olabilir!

Hak ile kalın.

Etiketler

İlgili Makaleler

Kapalı
Kapalı