Categories: Politika

DEM Parti: Ankara’da yapıcı Suriye’de yıkıcı olunamaz

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, Türkiye’de Suriye’de tarafları kızıştıran değil uzlaştıran ve bir arada tutan bir aktör olmaya çağırdı

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu yaptığı yazılı açıklamada, taahhütlere sadık kalmayan tarafın Şam olduğunu ve saldırıların müzakere zeminini dinamitleme girişim olduğunu belirtti.

Açıklamanın tamamı şöyle şöyle:

“2011’den beri Suriye halklarının geleceğini ipotek altına alan çatışmalı süreç, yeni bir şiddet sarmalına geçme riskiyle karşı karşıyadır. Sahadaki gelişmeler çözümü değil, çözümsüzlüğün planlı biçimde derinleştirildiğini; halkların iradesine karşı silahlı dayatmanın yeniden devreye sokulduğunu gösteriyor.

  1. Suriye’de yeni cephelere değil; denenmemiş, cesur bir barışa ve tüm halkların eşit olduğu bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç vardır

Halep’te çatışmaların durması kararına rağmen, Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahallelerine yönelik kuşatmanın yeniden başladığı, bölgeyle iletişimin kesildiği ve sivillerin hedef alındığı haberleri kamuoyuna yansımaktadır. Sivillere yönelik ablukalar kabul edilemez bir suçtur.

Barış ve çözüm arayışları, askeri dayatmalar ve algı operasyonlarıyla gölgelenmektedir. Uluslararası Koalisyon ve Suriye Demokratik Güçleri’nin Dêr Hafir’da gerçekleştirdikleri görüşmelerin hemen ardından aynı bölgenin ağır silahlarla hedef alınması açık bir provokasyondur.

Ahmet El-Şara ve emir-komutasındaki cihatçı yapıların, Dêr Hafir’daki uzlaşı sonrasında anlaşmayı hedef alan tutumu Tişrîn Barajı, Tabqa, Reqa ve Dêra Zor kırsalında sürmektedir. Bu saldırılar sabotaj amaçlıdır. QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî’nin “Halep’in doğusundaki güçlerini Fırat’ın doğusuna çekerek yeniden konumlanma” kararını açıkladığı ve iyi niyet beyan ettiği saatlerde saldırıların gerçekleşmesi, müzakere zeminini dinamitleme girişimidir.

Geçici Şam Hükümeti’nin tutumu çözüme değil çözümsüzlüğe hizmet etmektedir. Yürütülen karalama kampanyaları ve algı operasyonlarıyla diyalog zemini ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. 10 Mart Mutabakatı’nı ihlal eden taraf, taahhütlerine sadık kalmayan Geçici Şam Hükümeti’dir.

Siyasi çözüm iradesinin ciddiyeti, sözlerle değil pratiklerle ölçülür. Suriye’deki kriz siyasidir, o nedenle sadece halkların kimi haklarını kültürel ve sivil düzlemde tanımakla kalıcı çözüme ulaşılamaz. Kalıcı ve siyasi çözüm kararnamelerle değil anayasal çözümle gerçekleşir. Suriye’de demokratik bir anayasa yapılmalı, halkların ve inançların öz iradeleri tanınmalı ve hakları güvence altına alınmalıdır.

Suriye’nin genelini kapsayan gerçek bir demokratikleşme perspektifi olmalıdır. Alevilerin, Dürzilerin ve Hıristiyanların haklarının tanınmadığı, inanç özgürlüklerinin güvence altına alınmadığı bir sistemde toplumsal barıştan söz edilemez. O nedenle Suriye’nin tamamına demokratikleşme ve âdem-i merkeziyetçi yapının sirayet etmesi ve bunun anayasal güvence altına alınması gerekmektedir. Farklı kimlik ve inançtan insanlar Suriye Arap Cumhuriyeti adı altında yaşamaya zorlanmamalı; Demokratik Suriye’nin onurlu, eşit, özgür birer paydaşı olmalıdırlar. Suriye’de yeni cephelere değil; denenmemiş, cesur bir barışa ve tüm halkların eşit olduğu bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç vardır.

  1. Türkiye’de devlet ve iktidara, Suriye’de tarafları kızıştıran değil uzlaştıran ve bir arada tutan bir aktör olması çağrısında bulunuyoruz

Türkiye’de bir çözüm süreci yürütülürken, aynı dönemde Kuzey-Doğu Suriye’de izlenen tarafgir politikalar tam bir siyasi riyakarlıktır. Bir yandan barış arayışı sürerken, diğer yandan Kürtlerin kazanımlarını hedef alan politikalar uygulanmaktadır. Bu çelişkili tutum, samimiyeti sorgulatmakta ve sürece zarar vermektedir.

Dışişleri ve Savunma Bakanlığı başta olmak üzere yürütme erkini, Türk-Kürt ilişkilerini zedeleyen politikalardan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz. Suriye’de Kürtlerin statüsüne ve demokratik kazanımlarına karşı yürütülen her türlü kirli propaganda ve yaklaşım terk edilmelidir. Sınırın bu tarafında ‘yurttaş’ dediğinize, öbür tarafında ‘düşman’ muamelesi yapamazsınız; bu, halkın hafızasında onarılmaz yaralar açmaktadır. Barış, bütünlüklü bir irade gerektirir; Ankara’da yapıcı, Suriye’de yıkıcı olunamaz. Barış, söylemde değil uygulamada hayat bulur. Suriye politikalarının Türkiye’deki barış iradesiyle uyumlu hale getirilmesi elzemdir.

Sayın Abdullah Öcalan ile 17 Ocak tarihinde yapılan görüşmede Suriye’deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuştur. Sayın Öcalan, Suriye’de devam eden çatışmaları Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni baltalama çabaları olarak değerlendirmiştir. Suriye’deki sorunların diyalog, müzakere ve ortak akılla çözülebileceğine vurgu yapmış, bu konuda sorumluluğu alma noktasında net irade beyanı ortaya koymuştur. Sayın Öcalan gidişattan son derece endişeli olduğunu belirterek tüm taraflara sağduyu çağrısında bulunmuştur. Sayın Öcalan’ın bu kritik süreçte daha aktif rol oynayacağı koşullar acilen yaratılmalıdır.

DEM Parti olarak;

  • Rojava’ya yönelik saldırıların bölgesel barışı tehdit eder duruma geldiğinin altını çiziyoruz. Suriye’nin yeniden inşası için sorumluluk alan devletler başta olmak üzere, tüm bölge devletleri Suriye’de Kürt-Arap, halklar-inançlar barışının sağlanması için katkı sunmalıdır.
  • Türkiye’de devlet ve iktidara, Suriye’de tarafları kızıştıran değil uzlaştıran ve bir arada tutan bir aktör olması çağrısında bulunuyoruz.
  • Halep’te Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik kuşatmanın kaldırılmasını, Dêr Hafir, Tişrîn Barajı, Tabqa, Reqa ve Dêra Zor bölgelerindeki saldırıların derhal durdurulmasını, diyalog ve anayasal çözüm yolunun yeniden işletilmesini talep ediyoruz.
  • Suriye’de barışı savunmak, aynı zamanda Ortadoğu halklarının eşitliğini ve ortak geleceğini savunmaktır. Biz bu çizgide ısrar edeceğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz.”

ANKARA

 

 

Dersim Gazetesi

Recent Posts

Hrant Dink’in katledilişinin 19. yılında anılacak

19 Ocak 2007’de Agos gazetesinin önünde vurularak öldürülen Gazeteci Hrant Dink, Türkiye’de ifade özgürlüğü, eşit…

6 saat ago

Seyit Rıza’nın torunu son yolculuğuna uğurlandı

Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat, dün sabah Elazığ’da tedavi gördüğü hastanede Hakk’a yürüdü. Bugün Yıldızbağları…

9 saat ago

DEM Parti İmralı Heyeti, Öcalan ziyaretine ilişkin açıklama yaptı

DEM Parti İmralı Heyeti, dün İmralı’da Abdullah Öcalan ile yaptıkları ziyarete ilişkin yazılı bir açıklama…

9 saat ago

Sekasur Bölgesi’ndeki maden projesine yürütmeyi durdurma kararı

Dersim'in Sekasur Bölgesi’nde planlanan pomza ve maden ocağı projesine ilişkin yargıdan yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Arven…

1 gün ago

Seyîd Rıza’nın torunu Zeliha Polat yaşamını yitirdi

Seyîd Rıza’nın torunu Zeliha Polat, kanser tedavisi gördüğü Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde sabah saatlerinde hayatını kaybetti.…

1 gün ago

Mazlum Abdi: Halep’in doğusundaki güçlerimizi çekme kararı aldık

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, son günlerde şiddetli…

2 gün ago