DEM Parti, 15 Şubat 1999’da Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “uluslararası komplo” olarak nitelendirdiği sürecin tamamen sona erdirilmesi için İmralı’daki tecrit sisteminin kaldırılması gerektiğini bildirdi. Parti, Öcalan için özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanmasının barış süreci açısından zorunlu olduğunu vurguladı.
Parti açıklamasında, 15 Şubat 1999 sürecinin Türkiye’de etnik çatışmayı derinleştirmeyi ve Ortadoğu’da istikrarsızlığı artırmayı hedefleyen bir müdahale olduğu savunuldu. Bu girişimle, Kürt halkının iradesinin ve Öcalan’ın barış yönündeki siyasi tutumunun etkisiz hale getirilmek istendiği ifade edildi.
Açıklamada, Öcalan’ın etnik çatışmayı reddeden ve demokratik ortak yaşamı savunan yaklaşımının söz konusu planları boşa çıkardığı belirtildi. 27 Şubat 2025’te yapılan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın da bu sürece karşı güçlü bir siyasi yanıt olduğu kaydedildi.
Rojava vurgusu
DEM Parti, 6 Ocak 2025’te Halep’in Şex Maqsud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırıların daha sonra Rojava geneline yayıldığını belirterek, bunun yeni bir müdahale girişimi olduğunu öne sürdü. Açıklamada, halkların ortak direnişi ve siyasi sahiplenme sayesinde bu girişimin de sonuçsuz bırakıldığı savunuldu.
“Umut hakkı sağlanmalı”
Parti, barış iradesinin güçlenmesi için İmralı’daki tecrit uygulamasının sona erdirilmesi gerektiğini belirtti. Öcalan’a “umut hakkı” tanınmasının hem hukuki hem de siyasi bir gereklilik olduğu ifade edilen açıklamada, bunun kalıcı barışın inşasında önemli bir adım olacağı kaydedildi.
DEM Parti, demokratik, adil ve özgürlükçü bir Türkiye hedefi doğrultusunda mücadeleyi sürdüreceğini belirterek, çatışma ve ayrışma yerine eşitlik ve ortak yaşamın esas alınması gerektiğini vurguladı.