Dêrsim Basın Emekçileri, gazeteci Hakan Tosun’un katledilmesine tepki göstererek adalet talebiyle yürüyüş düzenledi. Açıklamada, ‘Bu saldırı yalnızca bir gazeteciye değil, toplumun haber alma hakkına yöneliktir. Gerçeğin sesi susturulamayacak’ denildi
Dêrsim Basın Emekçileri, İstanbul’un Esenyurt ilçesinde 10 Ekim’de evine giderken saldırıya uğrayan ve 13 Ekim’de hayatını kaybeden gazeteci, ekolojist ve yönetmen Hakan Tosun’un katledilmesine ilişkin yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleşirdi. Açıklamaya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi( DEM Parti) Milletvekili Ayten Kordu, yerlerine kayyım atanan Dêrsim Belediye Eşbaşkanları, Kentte bulunan siyasi parti ve sivil toplum örgütleri katıldı.
DEM Parti Milletvekili Ayten Kordu, “Çürümüş bir düzen ve politikalarla karşı karşıyayız. Hakan arkadaşımız da bu çürümüş düzenin bu çürümüş sistemin aslında sonucu üzerine katledildi. Biz adaleti arayan, adaletin inşa edilmesi için mücadele eden insanlarız, demokratik toplum örgütleri olarak hepimiz buradayız. Özgür Basın, tarihinde hiçbir zaman susmadı, kalemi hiçbir zaman yere düşmedi” dedi.
‘Karanlık ve süreklilik gösteren saldırı zincirinin yeni bir halkasıdır‘
Açıklama metnini okuyan Gazeteci Ulaş Cihan Berk, Hakan Tosun’un, evine giderken uğradığı saldırı sonucu kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiğini hatırlatarak bu saldırının, Türkiye’de basın emekçilerine yönelik şiddetin ve cezasızlık anlayışının en vahim örneklerinden biri olduğunu söyledi. Ulaş Cihan Berk, “Hakan Tosun, yıllardır ekoloji, kent mücadeleleri ve toplumsal olaylar üzerine yaptığı haberlerle tanınan, halkın doğru ve güvenilir bilgiye erişmesi için görev üstlenen bir gazeteciydi. Onun uğradığı bu saldırı, yalnızca bir gazeteciye yönelmiş bir saldırı değildir; toplumun haber alma hakkına, basın özgürlüğüne yapılmış sistematik bir müdahaledir. Geçmişten günümüze, Metin Göktepe, Musa Anter, Hrant Dink ve çok sayıda gazeteci, hakikati savundukları için katledilmiştir. Bugün Hakan Tosun’un katledilmesi de bu karanlık ve süreklilik gösteren saldırı zincirinin yeni bir halkasıdır” dedi.
‘Dayanışmayı güçlendireceğiz’
Ulaş Cihan Berk, olay sonrası yürütülen soruşturma sürecinde hastane müdahalesi, kimlik tespiti, delillerin toplanması ve güvenliğinin sağlanması aşamalarında ortaya çıkan ihmallerin, kamuoyunda ciddi kaygılara yol açtığını ifade etti.
JİNNEWS muhabiri Rabia Önver’in DAİŞ- Hizbullah yapılanmasına ilişkin yapılan haberin ardından tehdit edildiğini hatırlatan Ulaş Cihan Berk, bu tehditlerin karşısında dayanışmayı güçlendireceklerini belirtti. Dosyayı takip eden gazeteci Umut Taştan’ın tehdit edilmesinin, basın üzerindeki baskıların ne boyutta olduğunu ve saldırıların yalnızca hedef gazeteciyi değil, tüm habercilik alanını etkilediğini gösterdiğini kaydetti.
Gerçeğin sesinin susturulamayacağını ifade eden Berk, taleplerini şu şekilde sıraladı:
Kaynak: MA
Adalet Bakanlığı bünyesinde 7 yeni daire başkanlığı kuruldu. Bunlardan en dikkat çekeni ise Faili Meçhul…
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Ankara Basın Buluşması” programında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin…
23 Nisan Meclis’in kuruluşu yıl dönümü kapsamında Meclis Genel Kurulu’nda konuşan DEM Parti Eş Genel…
Gülistan Doku’nun ailesinin avukatı Ali Çimen, soruşturma kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında,…
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusu tüm Türkiye'de kutlanırken, bayram etkinliklerine katılmak için…
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin sürecin tüm yönleriyle incelenmesi, cinayet…