Categories: Politika

MED TUHAD-FED: Abdullah Öcalan’la görüşmek için Adalet Bakanlığı’na başvurduk

MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) Eşbaşkanları Pınar Sakık Tekin ile Kerem Canpolat, cezaevinde yaşanan ihlallere dair federasyon binasında açıklama yaptı. İlk olarak konuşan Kerem Canpolat, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çekerek, buna rağmen cezaevlerinde insan hakları ihlali yaşandığını belirtti.

Özellikle son 6 aydır cezaevlerinde ihlallerin yaşandığını dile getiren Kerem Canpolat, bunun süreç bağlamında kendilerini şüpheye düşürdüğünü belirtti. Yüz yıldır Kürtlere verilen sözlerin tutulmadığını ve bu nedenle büyük bir şüphenin zaten var olduğunu söyleyen Kerem Canpolat, “Cezaevlerinde bir şeylerin değişmemesi bizdeki şüpheleri arttırıyor. Biliyoruz ki sürecin bir ayağı cezaevlerinde. Tutsaklar aileler ve Kürt halkı için kırmızıçizgidir. Bu kırmızıçizgiyi devletin de anlamasını ve bu hürmetle özgürlük tutsaklarına yaklaşmasını istiyoruz. Cezalarını bitirenlerin infazını yakıyorlar. Devlet bunu da göz önünde bulundurarak, özgürlüklerini sağlamalı. Bunun süreç için büyük yardımı olur. Bir an önce sürecin ruhuna yakışır şekilde değişiklik olmalı” şeklinde konuştu.

Toplum Abdullah Öcalan’la temas kurmalı

Cezaevlerindeki tecrit durumunun Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın durumundan bağımsız olmadığına dikkat çeken Kerem Canpolat, “İmralı’da değişiklik olmadıkça diğer cezaevlerinde olamayacak. O yüzden İmralı’da da şartların bir an önce değişmesi gerekiyor. Topluma sözlerini elçisiz bir şekilde iletmeli, toplum Abdullah Öcalan’la temas kurmalı.  Zindana yaklaşım değişmezse, süreçte de eksiklik oluyor. Özgürlük tutsakları çizgimizdir. Devlet sürecin ruhuna uygun yaklaşmalı” ifadelerini kullandı.

Hasta tutsaklara dikkat çeken Canpolat, hasta tutsakların serbest bırakılmaları gerektiğini vurgulayarak, süreç bağlamında hukuki adımların atılması gerektiğini kaydetti. Son olarak cezaevinde yaşananlara tepki gösteren Kerem Canpolat, Adalet Bakanlığı’na bir an önce “kirli politikalardan” vazgeçme çağrısında bulundu.

Cezaevinde yaşananlara dikkat çeken Kerem Canpolat, adalet bakanlığı bir an önce bu kirli politikalarını bırakmalı.

Öcalan ile görüşmek için başvuru

Pınar Sakık Tekin ise, Abdullah Öcalan’la bire bir görüşmek ve sözlerini duymak için Adalet Bakanlığına resmi başvuru yaptıklarını aktardı. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başaktörü olan Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan sürecin tüm Ortadoğu ve dünyayı ilgilendirdiğini dile getiren Pınar Sakık Tekin, sürecin cezaevlerine yansımadığına işaret etti.

Hasta tutsakların durumu

Cezaevlerinde hak ihlallerinin yaşandığını dile getiren Pınar Sakık Tekin, dün (24 Mart) yaşamını yitiren hasta tutsak Mehmet Edip Taşar’a dikkat çekti. Ağır hasta olmalarına rağmen ATK ve İdare ve Gözlem Kurullarının verdiği kararlarla Mehmet Emin Çam, Fikri Tuğluk gibi tutsaklarında cezaevinde olduğunu hatırlatan Pınar Sakık Tekin, “İçeride tutulmaları kabul edilebilecek bir durum değil. ATK, gözlemleriyle adalete yardımcı olması gerekirken, maalesef keyfi, taraflı, ötekileştiren yaklaşımlarıyla bu acı tabloya sebebiyet vermekte. Hasta tutsakların bir an önce tahliye olması gerekiyor. İnsan onuruna yakışan bir şekilde yaşamlarını geçirmeleri gerekirken, ya cezaevlerinde ya da çıktıktan kısa bir süre sonra yaşamlarını yitiriyorlar. Gözlem kurulları keyfi yaklaşımlarla infaz erteleyerek, tutsakları esir tutmaya devam ediyor. Barıştan, demokratik toplumdan bahsedilecekse başta tutukluların durumunun iyileştirilmesi gerekiyor. Somut adımların atılması, ailelerin ve toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Öcalan özgür olmalı

Bir süreçten bahsedilecekse, süreci topluma yayma kaygısı varsa bir an önce Abdullah Öcalan’ın özgür bırakılması gerektiğini vurgulayan Pınar Sakık Tekin, “Bu sürecin baş aktörü olan Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması, tecrit politikalarına son verilmesi gerekiyor. Yine onun şahsında siyasi tutsakların özgürlüğüne kavuşması gerekiyor. Adil, eşit ilkelerden bahsedeceksek, adaletin yaşamsallaşmasından bahsedeceksek bunun cezaevinden başlaması gerekir” diye belirtti.

Kaynak: MA

 

Dersim Gazetesi

Recent Posts

Madımak’ta katledilenler anıldı: Unutmadık, unutturmayacağız

Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılında katledilenler anıldı. Madımak Oteli’ne ‘Utanç Müzesi’ afişi asılırken, katliamla yüzleşme ve…

3 saat ago

Sivas’ta katledilen 33 can Dêrsim’de anıldı: Yüzleşme istiyoruz!

Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği etkinliklerine katılan 33 aydın, akademisyen,…

3 saat ago

Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi’nden Deniz Göktaş’a destek: Mizaha kelepçe vurulamaz

Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, yaşananlara…

3 saat ago

Varto’da JES nöbeti 61’inci gününde: Topraklarımıza dokundurtmayacağız!

Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyünde, ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan…

3 saat ago

33. Yıl 33 Can

  2 Temmuz 1993’te yaşanan Madımak Oteli katliamından bu yana 33 yıl geçti. 33 yıllık…

3 saat ago

Kordu’dan Sivas Katliamı için kanun teklifi: Madımak’ın “Utanç Müzesi” olması istendi

DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 33 kişinin…

17 saat ago