DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çözüm sürecine ilişkin tartışmalarda “muhataplık” ve “hukuki güvence” eksikliğine dikkat çekerek, devletin artık “bekleme lüksü” olmadığını söyledi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde yaşanan duraksamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin hukuki ve siyasi zemininin netleştirilmesi gerektiğini belirten Bakırhan, “Siyasi ve hukuki çerçevesi olmayan, muhatabı tanımsız her süreç akamete uğruyor” dedi.
İktidarın Ramazan Bayramı sonrasında Meclis’e yasal düzenlemeler geleceği yönündeki açıklamalarına rağmen henüz somut bir adım atılmadığına yönelik tartışmalar sürerken, Bakırhan Mezopotamya Ajansı’na konuştu.
Abdullah Öcalan’ın “statüsü” tartışmalarına değinen Bakırhan, bu konunun kamuoyunda bilinçli şekilde çarpıtıldığını savundu. “Statü, Öcalan’a ayrıcalık değildir” diyen Bakırhan, tartışmanın özünün çözüm sürecinin işlemesi için gerekli hukuki ve siyasi koşullar olduğunu söyledi.
Bakırhan, “statü” başlığının üç temel unsurdan oluştuğunu ifade etti:
“Süreci yönetebilecek bir aktör dış dünyadan kopuk tutulursa çözüm üretilemez” diyen Bakırhan, güvenlikçi yaklaşımın tek başına sonuç vermediğini savundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gündeme getirdiği “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisini de değerlendiren Bakırhan, önerinin içeriğinin belirleyici olduğunu söyledi.
“Yetkisiz ve işlevsiz bırakılan her yapı dekor olur” ifadelerini kullanan Bakırhan, böyle bir mekanizmanın siyasi muhataplık boşluğunu doldurabileceğini, silahsızlanma ve demokratikleşme süreçlerini koordine edebileceğini belirtti.
Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın çalışma ve iletişim koşullarının iyileştirilmesinin sürecin başarısı açısından kritik olduğunu dile getirdi.
PKK’nin demokratik siyasete katılımı ve silahsızlanma sürecinde Öcalan’ın belirleyici rol oynadığını savunan Bakırhan, “Sayın Öcalan vazgeçilemez ve ikame edilemez aktördür” dedi.
Öcalan’ın mesajlarında yer alan “demokratik toplum yasası”, “özgür yurttaş yasası”, “genişletilmiş yerel yönetim yasası” ve “barış yasası” başlıklarına ilişkin de konuşan Bakırhan, özellikle “barış yasası”nın öncelikli olduğunu söyledi.
Bakırhan, güçlü yerel yönetimlerin “bölünme” anlamına gelmediğini belirterek, Türkiye’nin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na koyduğu çekinceleri kaldırması gerektiğini ifade etti.
Mart ayından bu yana yeni bir takvim açıklanmamasının güvensizlik yarattığını söyleyen Bakırhan, sürecin kritik bir aşamada olduğunu dile getirdi.
“Barış süreçleri boşluk kaldırmaz” diyen Bakırhan, “Takvim yoksa söylenti büyür; görüşme yoksa güvensizlik derinleşir; hukuk yoksa provokasyon alan bulur” ifadelerini kullandı.
PKK’nin fesih yönündeki açıklamalarını “tarihi adım” olarak değerlendiren Bakırhan, devletin artık bekleme lüksü olmadığını savundu.
DEM Parti’nin çözüm sürecine ilişkin bir yol haritası bulunduğunu belirten Bakırhan, demokratikleşme ve yasal düzenlemeler gerçekleşene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
“Tarihte hiçbir iktidar gönüllü şekilde demokratikleşmedi” diyen Bakırhan, “Barış ve demokrasi sağlanana kadar mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Kaynak: MA
Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılında katledilenler anıldı. Madımak Oteli’ne ‘Utanç Müzesi’ afişi asılırken, katliamla yüzleşme ve…
Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği etkinliklerine katılan 33 aydın, akademisyen,…
Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, yaşananlara…
Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyünde, ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan…
2 Temmuz 1993’te yaşanan Madımak Oteli katliamından bu yana 33 yıl geçti. 33 yıllık…
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 33 kişinin…