İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, 2025’in ilk üç ayında Marmara Bölgesi hapishanelerindeki hak ihlallerini inceleyip raporladı. Raporda tespit edilen 1249 hak ihlalinin 941’i mahpuslardan gelen bireysel başvurulara, 308’i ise basın taramasına dayanıyor.
Komisyon, raporun sonuçlarını İHD İstanbul Şubesi’nde kamuoyuyla paylaştı. Burada komisyon adına konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, daha fazla başvuru yapılabilmesi için mahpuslara, mahpus yakınlarına, avukatlara ve toplumun duyarlı kesimlerine çağrıda bulundu. Yoleri, raporun amacının yalnızca ihlalleri belgelemek değil; kamuoyu oluşturmak ve yetkilileri harekete geçirmek için dayanışma çağrısı yapmak olduğunu vurguladı.
İHD Hapishane Komisyonu, Ocak, Şubat ve Mart aylarında 15 farklı cezaevinden, çoğunluğu Marmara Bölgesi’nde olmak üzere toplam 36 başvuru aldı. En yoğun başvuru alanı, işkence, kötü muamele ve onur kırıcı davranışlar oldu. Buna göre, 500’ün üzerinde vakada darp, ters kelepçeleme, çıplak arama, sürgün sevk, psikolojik baskı ve tehdit tespit edildi.
Sağlık hakkı ihlalleriyle ilgili 132 başvuru yer alıyor. Mahpuslar; revire çıkarılmama, hastane sevklerinin yapılmaması ya da geciktirilmesi, ameliyatların ertelenmesi ve kelepçeli muayene dayatması gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyor.
İletişim hakkı ihlalleri, tecrit, adil yargılanmama, infaz eşitsizlikleri, beslenme ve hijyen de mahpusların sıkça karşılaştığı diğer sorun alanları arasında.
Raporda; gazete, kitap ve mektup yasakları, aileyle görüş sınırlamaları, sosyal etkinlik ve kurslardan yararlandırılmama gibi 140’tan fazla ihlal belgelendi. Ayrıca, 90’dan fazla keyfi hücre cezası, tahliyelerin engellenmesi ve “iyi hâl” değerlendirmelerinin öznel kullanımı tespit edildi.
Yeterli beslenemeyen mahpuslar, aynı zamanda temizlik malzemesi eksikliği, haşere, küf ve kanalizasyon sızıntısı gibi koşullar nedeniyle sağlık riskleriyle karşı karşıya.
Epilepsi hastası C.S.Ç.’ye defalarca hücre cezası verilirken; şeker, çölyak ve Behçet hastası olan U.K., tek kişilik hücrede tutuluyor ve sağlık raporlarına rağmen durumu dikkate alınmıyor. Raporda ayrıca, toplu başvurular kapsamında ise sosyal ve kültürel faaliyetlere katılımın engellendiği ve sürgün sevklerin arttığı tespiti yer aldı.
İşkence, kötü muamele ve tecrit uygulamalarının yaygın ve sistematik hale geldiği vurgulanan raporda, İdare ve Gözlem Kurulu’nun ‘iyi hal’ değerlendirmeleri ile tahliye ve infaz süreçlerinde keyfi engellemelerde bulunduğu ifade edildi.
Komisyon, açıkladıkları bu raporla mahpusların yaşadığı muhatapsızlık hissini bir nebze olsun azaltmayı, ihlalleri belgelerken aynı zamanda kamuoyu oluşturmayı ve yetkilileri harekete geçirmeyi hedefliyor.
Diyarbakır’da 2012 yılında katıldığı Newroz kutlaması gerekçe gösterilerek hakkında 14 yıl sonra "örgüt üyesi olmak"…
Dersim'de ilkbaharın gelişiyle İksor Vadisi'nde mavi kardelenler açmaya başladı. Kentte çetin geçen kışın ardından hava…
Gözlerimiz, ruhumuzun dünyaya açılan penceresidir; ancak bu pencerenin etrafındaki koyu halkalar bazen yorgun ve olduğumuzdan…
Muş’un Varto ilçesinde Xwarik (Çallıdere) köyü sınırları içerisinde başlatılacak ve 16 Kürt-Alevi köyünü etkileyecek jeotermal…
Bazı tatlılar vardır, ilk lokmada “tamam, bu başka” dedirtir. Dubai brownie tam olarak öyle bir…
Ayakkabı temizliği sadece estetik bir gereklilik değil, aynı zamanda yatırımınızı korumanın bir yoludur. Her malzemenin…