Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Karagöz, Dağbek, Çakırkaya, Kovuklu, Kaymaztepe, Mezra ve Kocatepe köyleri, yeniden gündeme gelen krom madeni projesine karşı harekete geçti. Daha önce köylüler ve çevre savunucularının mücadelesiyle durdurulan maden ocağı girişimi, Dimin Madencilik’in yeni başvurularıyla tekrar tartışma konusu oldu.
Karagöz yaylalarını kapsayan proje için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci yeniden başlatıldı. 13 Nisan’da toplanacak İnceleme Değerlendirme Komisyonu’nun (İDK), proje kapsamında hazırlanacak ÇED raporunu ele alması bekleniyor.
Geçtiğimiz günlerde bölge köylerinin muhtarları, Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun, Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeynel Erdoğan ve Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kazım Doğan’dan oluşan heyet, Tunceli Valisi Şefik Aygöl ile görüşme gerçekleştirdi. Ancak görüşmeden somut bir sonuç çıkmaması üzerine köylüler, Tunceli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne yüzlerce dilekçe sundu.
Ayrıca İl Müdürlüğü önünde yapılan basın açıklamasında, Gurik (Karagöz) Çevre Köyleri Platformu adına konuşan Kasım Fırat, maden projesinin halkın görüşüne açıldığını ancak bölgedeki yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirtti.
Açıklamada, ekonomik kazanç uğruna birçok bölgenin maden sahası ilan edildiği vurgulanarak, Pülümür Karagöz ve çevresinin de bu süreçten etkilendiği ifade edildi. Yaklaşık 20 bin dönümlük alanın maden faaliyetleri için ruhsatlandırıldığına dikkat çekilerek, bunun doğa ve üretim alanları açısından ciddi riskler taşıdığı kaydedildi.
Projenin yaklaşık 7,8 milyon TL’lik bütçesinin çevresel önlemler için yetersiz olduğu savunulan açıklamada, bu durumun beraberinde büyük bir tahribat getireceği belirtildi.
Öte yandan bölgenin biyolojik zenginliğine de dikkat çekildi. Pülümür’ün endemik bitki türleri açısından oldukça zengin olduğu, küçük bir alanda dahi çok sayıda endemik türün tespit edildiği hatırlatıldı. Ayrıca mera alanlarının hayvancılık için önemi, tulum peynirinin ekonomik değeri ve bölge balının yüksek polen çeşitliliği vurgulandı.
Açıklamada, köylerin yalnızca ekonomik değil, kültürel ve manevi açıdan da büyük önem taşıdığı ifade edilerek, bölgedeki mezarlıklar, ziyaret alanları ve geleneksel yaşamın tehdit altında olduğu dile getirildi.
Son olarak projeye karşı dayanışma çağrısı yapılan açıklamanın ardından, toplanan yaklaşık 2 bin imza İl Müdürlüğü’ne teslim edildi.
