İstanbul’da yapılan İl Hayvanları Koruma Kurulu toplantısından çıkan geri adım, dışarıda günlerdir nöbet tutan yaşam hakkı savunucularının direnciyle mümkün oldu. Kampüslerde yaşayan köpeklerin toplatılmasını ve barınaklardaki hayvanlara “ötanazi” adı altında ölüm dayatılmasını içeren maddeler geri çekildi.
Evrensel Gazetesi’nin ANKA’dan aldığı habere göre, iki gün önce, Fatih’te yapılması planlanan fakat yaşam savunucuları ve hukukçuların tepkileri üzerine ertelenen İl Hayvanları Koruma Kurulu toplantısı, dün İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) binasında yapıldı. İçeride toplantı sürerken, dışarıda ise yaşam hakkı savunucuları ve hukukçular, toplantıyı protesto etti.
Toplantıda kurul, gelen tepkiler üzerine üniversite kampüslerindeki köpeklerin toplatılması ve bakımevlerindeki hayvanlara yönelik ‘ötanazi’ uygulamasını ön gören 5. ve 6. maddeyi geri çekti. Karar dışarıda bekleyen yaşam hakkı savunucuları ve hukukçuları sevince boğdu. Hayvanseverler, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları attı.
“TEHLİKELİ OLAN HAYVAN DEĞİL İNSAN”
Hayvan hakları savunucuları, “ötanazi” kavramının bir perde olarak kullanıldığını söylüyor.
Onlara göre mesele tedavi edilemeyen acılar değil, kontrol ve yok etme politikası. Bu yüzden de geri çekilen maddeler bir son değil, sadece bir durak.
Kararı değerlendiren HAYKONFED Başkan Yardımcısı Haydar Özkan, çözümün ne toplatılma ne de ötenazi olduğunu belireterek, bilimin de veterinerlerin de etik değerlerin de tek işarettiği yolun “kısırlaştırmak” olduğunu söyledi.
İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi ise meselenin sadece hayvanlarla ilgili olmadığını hatırlatarak, yapay korkularla toplumda hayvan düşmanlığının körüklendiğine işaret etti. Açıklamada, “güvenli sokak” söyleminin de bir bahane olduğu belirtildi:
דBugün buradaki beş ve altıncı madde her ne kadar gündemden çıkarılmışsa da, bu bizim için bir umut değildir. Biz bunun takipçisi olmaya devam edeceğiz. Eğer güvenli sokaklar isteniyorsa, güvensiz sokakların sebeplerinin insanlar olduğunu unutmamak gerekir. Daha dün bir meslektaşımız burada Türkiye’de katledildi. Tehlikeli olan hayvan değildir. Tehlikeli olan insandır.”
