Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Toplantısı, Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın katılımıyla, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılar nedeniyle Nusaybin’de gerçekleştirildi. Toplantıya Kürt siyasetçi Ahmet Türk, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır’ın yanı sıra çok sayıda siyasetçi, sivil toplum örgütü temsilcisi ve on binlerce kişi katıldı.
Hatimoğulları: “Savaşa hayır, barış hemen şimdi”
Toplantının açılış konuşmasını yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, normal koşullarda grup toplantısını TBMM’de yapmaları gerektiğini belirterek, “Ancak olağanüstü bir süreçten geçiyoruz. Bugün Nusaybin’de, sınırın sıfır noktasındayız. Birkaç adım ötemizde, Qamişlo’da Kürt halkı ağır bir savaş tehdidi altındadır” dedi.
Rojava’da çatışmaların sürdüğünü vurgulayan Hatimoğulları, 10 Mart Mutabakatı’na ilişkin görüşmeler devam ederken masanın devrildiğini ve savaşın yeniden tırmandırıldığını ifade etti. Halep’te Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde Kürt halkına yönelik saldırıları kınayan Hatimoğulları, “Bu katliamı başlatan HTŞ’yi kınıyoruz. Savaşa hayır, barış hemen şimdi diyoruz” diye konuştu.
“Rojava topraklarına yönelik bir işgal söz konusu”
Hatimoğulları, Fırat’ın batısından sonra doğusunda, yani Rojava’da bir işgal harekâtı başlatıldığını belirterek, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. İktidara yakın medyanın kamuoyunu yanlış bilgilerle yönlendirdiğini ifade eden Hatimoğulları, “10 Mart Mutabakatı’na uymayan Rojava’daki yönetim değil, HTŞ ve Şara yönetimidir. Bugün sivillerin maruz kaldığı tüm saldırıların sorumluluğu HTŞ’ye, IŞİD’e ve onları destekleyen güçlere aittir” dedi.
Türkiye’de iktidar sözcülerinin, Suriye’deki savaşı adeta Türkiye’den yönetiyormuş gibi açıklamalar yaptığını dile getiren Hatimoğulları, “Bir yandan ‘Kürt kardeşim’ deniliyor, öte yandan Kürtlerin katledildiği operasyonlara destek veriliyor. Bu büyük bir çelişkidir” ifadelerini kullandı.
“Rojava halkı yalnız değildir”
Hatimoğulları, Alevi, Dürzi ve Kürt halklarına yönelik saldırıların şimdi Rojava’ya taşındığını belirterek, bunun uluslararası bir komplo olduğunu söyledi. Paris’te yürütülen görüşmelerin ardından Kürtlere yönelik saldırıların arttığına dikkat çeken Hatimoğulları, “Rojava halkı yalnız değildir. Buna asla izin vermeyeceğiz” dedi.
Rojava’nın kadın özgürlüğü, IŞİD karşıtlığı ve halkların eşitliği anlamına geldiğini vurgulayan Hatimoğulları, uluslararası kamuoyuna, demokrasi güçlerine, insan hakları savunucularına ve Türkiye’deki tüm muhalif kesimlere çağrıda bulunarak, “Bu savaşa birlikte ‘dur’ diyelim” çağrısı yaptı.
Bakırhan: “Rojava umuttur, direniştir”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise yaptığı konuşmada, Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşananları “katliam ve soykırım” olarak nitelendirdi. Rojava’da Kürtlerin, Alevilerin ve Dürzilerin hedef alındığını belirten Bakırhan, “Rojava sadece bir toprak parçası değildir. Rojava umuttur, direniştir; halkların eşit ve kardeşçe bir arada yaşama iradesidir” dedi.
10 Mart Mutabakatı’na uymayan tarafın Şara yönetimi ve Suriye rejimi olduğunu söyleyen Bakırhan, “Kürtler geri çekildiklerini açıklamalarına rağmen pusuya düşürüldü, kadınlar ve gençler katledildi. Bu saldırıları asla unutmayacağız” ifadelerini kullandı.
İktidar medyasının algı yarattığını savunan Bakırhan, Kürtlerin dilinin, kimliğinin ve statüsünün tehdit olarak gösterilmesine tepki gösterdi. “Kürtler bin yıldır teslim olmadı, bugün de olmayacak” diyen Bakırhan, Rojava’daki katliamların durdurulması için dayanışma çağrısı yaptı.
“Qamişlo’ya sesleniyoruz: Biriz, birlikteyiz”
Toplantı, Rojava’daki Kürt halkıyla dayanışma mesajlarıyla sona erdi. Konuşmalarda, Kürtlerin kimliksiz ve statüsüz yaşamayı kabul etmeyeceği vurgulanırken, “Qamişlo’ya sesleniyoruz: Biriz, birlikteyiz” mesajı öne çıktı. DEM Parti yöneticileri, barış, demokrasi ve eşit yaşam mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.
