Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku dosyasına ilişkin hem Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne araştırma önergesi sundu hem de Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Kordu, bir yandan dosyanın tüm yönleriyle incelenmesi için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep ederken, diğer yandan soruşturmadaki iddialara ilişkin Adalet Bakanlığı’ndan detaylı açıklama istedi.
Meclis’e çağrı: “Tüm yönleriyle araştırılsın”
TBMM Başkanlığı’na sunulan araştırma önergesinde, Gülistan Doku’nun akıbetinin kapsamlı biçimde ele alınması, olayın cinayet boyutunun ve delil karartma iddialarının aydınlatılması gerektiği vurgulandı.
Önergede, soruşturmanın başlangıcından itibaren nasıl ilerlediğinin, hangi karar mekanizmalarıyla şekillendiğinin ortaya çıkarılması ve bugüne kadar soruşturma dışında kalan üst düzey kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının belirlenmesi istendi.
Ayrıca yargısal ve idari süreçlerdeki aksaklıkların tespit edilmesi ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için önleyici adımların atılması gerektiği ifade edildi.
“Soruşturma yanlış yönlendirilmiş olabilir”
Kordu, önergesinde son dönemde yedi ilde düzenlenen operasyonlarda aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 13 kişinin gözaltına alınmasına dikkat çekti.
Dosyanın ilk aşamada “intihar” ihtimali üzerinden ele alınmasına karşın bugün “cinayet” şüphesiyle yürütülmesinin, soruşturmanın başlangıçta yanlış yönlendirilmiş olabileceği ihtimalini güçlendirdiği belirtildi.
SIM kart ve dijital deliller iddiası
Önergelerde, Gülistan Doku’ya ait telefonun SIM kartının adli emanete alınması gerekirken dönemin valisine verildiği ve daha sonra yetkisiz kişilere ulaştırıldığı iddialarına yer verildi.
SIM kartın 18 Ocak 2020’de bir polis memuru tarafından kullanıldığı, bu sırada Doku’nun sosyal medya hesaplarına girilerek veri silme işlemleri yapıldığı ve bazı bağlantıların ortadan kaldırıldığına dair bulgular olduğu ifade edildi.
“Para karşılığı delil karartma” şüphesi
HTS kayıtları ve banka hareketlerine dayandırılan iddialarda, bazı kamu görevlileri arasında iletişim ve para transferi olduğu öne sürüldü. Bu durumun, delil karartma karşılığında ödeme yapılmış olabileceği ihtimalini gündeme getirdiği belirtildi.
Kamera ve hastane kayıtları da gündemde
Önergelerde, yalnızca dijital verilerin değil, Munzur Üniversitesi’ndeki kamera görüntüleri ile hastane kayıtlarının da değiştirildiği veya silindiğine dair iddiaların bulunduğu kaydedildi.
“Soruşturma yönlendirilmiş olabilir” iddiası
Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’nun beyanlarına da yer verilen metinlerde, olayın başka bir kişi üzerine yıkılmaya çalışıldığı ve soruşturmanın belirli bir senaryo doğrultusunda yönlendirilmiş olabileceği iddiaları dile getirildi.
Bakanlığa 6 kritik soru
Kordu’nun Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelttiği soru önergesinde ise şu başlıklar öne çıktı:
- Dijital delillerin silindiği iddialarıyla ilgili hangi işlemler yapıldı?
- HTS ve banka kayıtlarındaki para transferi iddiaları incelendi mi?
- Hastane kayıtlarının silindiği iddiası doğru mu?
- Üniversitedeki kamera kayıtlarına ilişkin hangi adımlar atıldı?
- Soruşturmanın kasten yönlendirilip yönlendirilmediği araştırıldı mı?
- Üst düzey kamu görevlileri neden soruşturma kapsamına alınmadı?
“Yapısal sorunlara işaret ediyor”
Kordu, Gülistan Doku dosyasının yalnızca tekil bir olay olmadığını, şüpheli kadın ölümleri ve kaybettirilme vakalarında cezasızlık riskine işaret ettiğini vurguladı.
Dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılmasının hem adalet duygusunu güçlendireceği hem de benzer olayların önlenmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.
