24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Dersim’de düzenlenen çevre yürüyüşünde maden ve HES projelerine tepki gösterildi. Festival Tertip Komitesi adına yapılan açıklamada, doğayı ve yaşam alanlarını hedef alan madencilik politikalarına karşı ortak mücadelenin büyütülmesi çağrısı yapıldı.
24.Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Dersim’de maden projelerine karşı çevre yürüyüşü düzenlendi. Sanat Sokağı’ndan davul ve zurna eşliğinde başlayan yürüyüş, Kışla Meydanı’nda sona erdi. Çok sayıda yurttaşın katıldığı yürüyüşün ardından Festival Tertip Komitesi adına basın açıklaması yapıldı.
Açıklamayı Festival Tertip Komitesi adına okuyan TMMOB İl Temsilcisi Uğur Beycan, kültürel, inançsal ve ekolojik değerlere yönelik müdahalelerin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi. Beycan, “Dilsiz, inançsız, kültürsüz ve düşüncesiz bırakılmak da bir katliamdır. Bu anlayışa karşı Munzur Kültür ve Doğa Festivali, kolektif bir iradeyle yaşamın her alanında dayanışmayı ve mücadeleyi büyütme pratiğini ortaya koymaktadır. Bugün kapitalist ve hegemonik güçlerin sürdürdüğü sürdürülemez kalkınma modeli kapsamında yürütülen madencilik faaliyetlerine, HES projelerine ve sömürgeci madenciliğe karşı ortak bir duruşun ifadesidir Munzur Kültür ve Doğa Festivali” dedi.
“Tepkimizi ortaklaştırmak zorundayız”
Toplumsal farklılıkların dayanışma temelinde ele alınmasının önemine dikkat çeken Beycan, eleştiri ve öz eleştiri kültürünün de bu anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Beycan, “Bu tutumun karşısında birbirimize yönelik eleştiri ve öz eleştiri pratiğini dostça, birbirimizi daha çok geliştirme ve büyütme anlayışıyla ele almak zorundayız. Tepkimizi ortaklaştırıp bütün gücümüzle bu sistem anlayışına yöneltmekten başka bir alternatifimizin olmadığı gerçeğiyle hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Afrika örneği madenciliğin gerçek yüzünü gösteriyor”
Madencilik faaliyetlerinin toplumsal sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Beycan, Afrika örneğini hatırlatarak, maden projelerinin kalkınma ve refah getirdiği yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.
“Bugün dünyanın en zengin maden yataklarından birine sahip Afrika coğrafyasına baktığımızda, madenciliğin toplumlara refah, huzur ve ekonomik gelişmişlik getirdiği yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını görüyoruz” diyen Beycan, şöyle devam etti:
“Afrika halklarının yaşadığı yoksulluk, sömürü ve insanlık trajedisi, madencilik faaliyetlerinin gerçekte ne anlama geldiğini bütün dünya halklarının önüne koyan en somut örneklerden biridir. Bu nedenle doğayı ve yaşam alanlarını hedef alan sömürgeci madencilik anlayışına karşı mücadeleyi büyütmek zorundayız.”
“Hafızamıza, dilimize ve inancımıza sahip çıkmalıyız”
Açıklamasının sonunda kültürel hafızanın korunmasının önemine vurgu yapan Beycan, “Bu bilinç ve kavrayışla irademize, hafızamıza, dilimize ve inancımıza her zamankinden daha güçlü sahip çıkmalı, bunları büyütmeliyiz. Özgür yaşamı ve toplumsal hafızayı yaşatıp yeniden üretmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu bilinç ve kavrayışla sizleri Festival Tertip Komitesi adına bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum” dedi.
