Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO), İstanbul’da düzenlenen veya düzenlenmesi planlanan “Dersim Tanıtım Günleri” ve “Tunceli Gastronomi Festivali” etkinliklerine ilişkin sert bir açıklama yayımladı. Oda, yerel üreticilerin ve kent dinamiklerinin dışlandığını savunarak, “Dersim ve Tunceli isimleri toplumun ortak hafızasıdır, şahsi çıkarlar doğrultusunda bir pazar malzemesine dönüştürülemez” dedi.
Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO), son dönemde İstanbul’da gerçekleştirilen ve planlanan “Dersim Tanıtım Günleri” ile “Tunceli Gastronomi Festivali” etkinliklerine ilişkin kamuoyuna dikkat çeken bir açıklama yaptı. Açıklamada, kentin kültürel ve ekonomik değerlerinin ticari kaygılarla kullanılmasına tepki gösterilerek, organizasyonların yerel paydaşlardan bağımsız şekilde yürütülmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
TTSO açıklamasında, “Bu kentin üzerinden kişisel menfaat için kullanmış olduğunuz ellerinizi çekiniz” ifadeleriyle başlayan sert mesajda, Dersim ve Tunceli kültürünün ortak bir miras olduğuna dikkat çekildi.
Açıklamada, İstanbul başta olmak üzere kent dışında faaliyet gösteren hemşehri dernekleri ve federasyonlarının süreçteki tutumu da eleştirildi. TTSO, söz konusu kurumların daha hassas davranması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“İstanbul başta olmak üzere gurbette yaşayan hemşerilerimizi bir araya getiren, kültürümüzü yaşatmak amacıyla kurulan dernek ve federasyonlarımızın bu tür süreçlerde daha hassas ve seçici olmasını beklerdik. Memleketimizin adını ve kültürünü taşıyan bu köklü yapıların, yerel üreticimizin ve kent dinamiklerimizin tamamen dışlandığı bu organizasyonlar karşısında sessiz kalması ya da net bir tavır koymaması bizleri derinden üzmüştür.”
Açıklamada ayrıca, ortak değerleri korumakla yükümlü kurumların kişisel ya da kurumsal hesapların ötesinde memleket menfaatini öncelemesi gerektiği ifade edildi.
TTSO’nun açıklamasında en dikkat çekici başlıklardan biri de etkinliklerde sergilendiği ileri sürülen ürünler oldu. Oda yönetimi, Tunceli ile ilgisi bulunmayan bazı ürünlerin kentin adı kullanılarak tanıtıldığını savundu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu ve benzeri kontrolsüz etkinliklerde, ne yazık ki Tunceli coğrafyasında hiç üretilmeyen, mutfak kültürümüzle uzaktan yakından ilgisi olmayan ve hatta menşei belirsiz, taklit/sahte ürünlerin ‘Dersim/Tunceli ürünü’ adı altında sergilendiği görülmektedir. Coğrafi işaretli ürünlerimizin itibarını zedeleyen, yerel esnafımızın, çiftçimizin ve arıcımızın emeğini hiçe sayan bu durum, yüzlerce yıllık temiz ve asil kültürümüze de ciddi zararlar vermektedir.”
TTSO, kısa vadeli ticari kazançlar uğruna Tunceli’nin marka değerinin ve güvenilirliğinin zedelenmesine izin verilmeyeceğini vurguladı.
Açıklamada organizasyonlara ev sahipliği yapan belediyeler ve kamu kurumlarına da eleştiriler yöneltildi. Bir ilin adı kullanılarak büyük organizasyonlar düzenlenirken ilgili ticaret odaları, valilikler ve esnaf odalarıyla resmi temas kurulmadığı belirtilerek bunun ciddi bir eksiklik olduğu savunuldu.
TTSO açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Bir ilin adı kullanılarak metropollerde devasa organizasyonlar düzenlenirken, ilgili belediyelerin ve kamu kurumlarının, söz konusu ilin Ticaret Odası, Valiliği veya Esnaf Odalarıyla hiçbir resmi bağ kurmaması, organizasyonun meşruiyetini sorgulamaması büyük bir eksikliktir. Kamusal alanların ve imkanların, o şehrin gerçek temsilcilerinin bilgisi ve onayı dışında, denetimsiz ticari faaliyetlere açılması kabul edilebilir bir durum değildir.”
Açıklamanın sonuç bölümünde ise Dersim ve Tunceli isimlerinin toplumsal hafızadaki yerine vurgu yapıldı. Yerel üreticilerin, esnafın ve meslek odalarının yer almadığı organizasyonların kente katkı sunmayacağı belirtilirken, tüm taraflara sağduyu çağrısında bulunuldu.
TTSO, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Dersim ve Tunceli isimleri, toplumun ortak hafızası, emeği ve kutsalıdır; bu isimlerin kontrolsüz ve şahsi çıkarlar doğrultusunda birer pazar malzemesi haline getirilmesine müsaade edemeyiz. Yerel üreticilerimizin, esnafımızın ve odalarımızın içinde yer almadığı hiçbir tanıtım gününün memleketimize bir faydası yoktur.”
Oda yönetimi, kültürün doğru tanıtılması ve üreticilerin haklarının korunması adına sürecin takipçisi olacaklarını belirterek diaspora derneklerini, organizasyon firmalarını ve kamu kurumlarını iş birliği ve ortak akıl çerçevesinde hareket etmeye davet etti.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş 21 yaşındaydı. 27 Eylül 2024 sabahı yurttan çıktı.…
Havaçor Vadisi'ndeki doğa ve yaşam nöbeti altıncı gününde sürdü. Doğan Çelik, Tunceli’nin Ovacık ilçesinde bulunan…
Medya dünyası uzunca bir süredir "tek sesliliğin" tahakkümü altında adeta boğulmuş durumda. Resmî ideolojinin sınırlarını…
Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Karagöz köyü ve çevre köylerde Dimin Madencilik Şirketi tarafından yapılması planlanan…
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz, DEM Parti’nin eylül sonu ile ekim arasında…
Tunceli Başsavcılığı’nın önemli ilerleme kaydettiği Gülistan Doku dosyasının Erzurum’a nakledileceği yönündeki iddialar tartışma yarattı. Ayten…