Categories: Güncel

Çerçeve yasa kapsayıcı olacak mı, herkes bunu bekliyor

DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, Kürt meselesiyle ilgili devam eden süreç ve Meclis’e gelmesi beklenen “çerçeve yasa” ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Diren Yurtsever’in sorularını yanıtlayan Tayip Temel’in konuşmasında öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

’27 ŞUBAT BİR SONLANDIRMA DEĞİL, GÜÇLÜ BİR BAŞLANGIÇ’

“Sayın Öcalan’ın yürüttüğü müzakerenin esasında, sorunu gerçek anlamda bir özgürlük, hukuk, demokratikleşme vesilesi haline getirme mücadelesi bulunuyor ve bunun mücadelesini yürütüyor. Devlet aklı ise şüphesiz tasfiye ve inkar kodlarından tamamen sıyrılmadı ama en azından diyalog ve müzakere zemini oluştu. Sayın Öcalan’ın deyimi ile idam sehpasından masada tartışmaya getiren bir çağrı oldu. Dolayısıyla 27 Şubat esas olarak bir dönemin, bir yöntemin, bir aracın terk edilmesi iken; yeni bir dönem, yeni bir mücadele içinde ve tarihsel Türk-Kürt kardeşliğinin yeniden tesisi konusunda bir çaba, bir girişim olarak tanımlanabilir. O yüzden 27 Şubat’ı bir bitme, bir sonlandırma değil, belki en güçlü başlangıç olarak tanımlamak mümkün.

‘ÇÖZÜM PAKETLERİ VAR AMA MUHATAP YOK’

Bahçeli’nin çağrısı önemliydi. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın tutumu da ön açıcıydı. Fakat iş pratik adımlara gelince, Bahçeli’nin çağrısı havada kalıyor. Sayın Erdoğan’ın heyetimizle yaptığı görüşmeler sonuçsuz kalıyor. İmralı heyetinin, devlet ve diğer kurumsal yapılarla yaptığı müzakereler sonuçsuz kalıyor. Sayın Öcalan ile yapılan görüşmelerde çok önemli öneriler ve çözüm paketleri var ama muhatap yok, dönüş olmuyor. Dolayısıyla aslında bir oyalama, bir zamana yayma politikasının olduğu hissi giderek derinleşiyor. Kürt halkının bu sürece şüpheyle bakmasının temel nedeni bu. Devletteki muğlak, adım atmayan, zamana yayan, sürekli söz ile sürecin yürüyeceğini düşünen siyasal akıl, umutları giderek tüketiyor.

Yani siyasal akıl aslında inkar ve zamana yayma politikasını tercih eden bir siyasal akıldır. Bahçeli’nin de çağrılarını boşa düşüren bir akıldır.  Bu açıdan benim bahsettiğim şey aslında sürece negatif yaklaşan, süreci zamana yayan akıldır. Mesela PKK kendini fesih etti. Dolayısıyla PKK’den kalan bütün soruşturmaların, davaların bitmesi lazım. Bunu 5 veya 10 maddeyle bir hukuk paketi oluşturulur.

‘TASLAK VAR, ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ’ DEYİP ZAMANA YAYMA DURUMUNA TAKILIYOR’

(Devlet yetkilileriyle) Her düzeyde konuşuldu. Meclis’in bir haftada çıkarabileceği bir yasa, bir yıl oldu hala taslak var mı yok mu tartışması üzerinden ilerliyor. Kürt Hareketi de heyetimiz de Sayın Öcalan da iktidarın üzerinde çalıştığı taslağın madde madde neyi kapsadığını bilmiyor. Sayın Öcalan çok önemli 7-8 maddelik öneriler yaptı. DEM Parti hukukçuları, hem Sayın Öcalan ile hem de heyetle çerçeve konuştu. İktidarla, iktidarın kurmaylarıyla tartışmalar yürütüldü. MHP ile tartışmaları yürütüldü. Ama iş geliyor, ‘taslak var, üzerinde çalışıyoruz’ deyip zamana yayma durumuna takılıyor.

ÖCALAN’IN BİRKAÇ TEMEL ÇİZGİSİ VAR

Sayın Öcalan’ın birkaç tane temel çizgisi var. Birincisi, yasa kapsayıcı olmalı. Gerilla komutanlarını kapsamayan bir yasayı savaşçılar ciddiye almaz. İkincisi, “suça bulaşmış, bulaşmamış” tartışması çok gereksiz bir tartışma. PKK zaten yasa dışı bir örgüt. Dolayısıyla ona üye olan herkes suçlu ilan edilmiş. Üçüncüsü, Sayın Öcalan dahi bütün PKK ile yargılanan herkesi kapsayabilecek nitelikte ve süreli bir yasa olmasıdır. Diğeri de hem bizim hem de kamuoyunun da talebidir. Zaten yapılan dört mitingde de görüldü. Sayın Öcalan, özgür koşullarda bu sürece öncülük etmelidir. Ama Sayın Öcalan’ın koşullarında hala bir değişiklik yok.

Dolayısıyla temelde şunları söyleyebiliriz; geri geleceklerin yargılanmayacağı, belki bir takvim doğrultusunda olacak. Ama elbette toplumsal ve örgütsel yaşama katılmaları, kimin nerede yaşayacağını Sayın Öcalan ve hareketi arasındaki ve tabi ki devletin de dahil olduğu bir müzakereyle tartışılıp, kararlaştırılması.

Karşı taraf, bu önerileri not alıyor. Bu önerilerin önemli olduğunu belirtiyor. Hatta muhataplar bu önerilere “biz de katılıyoruz” diyor. Fakat iş siyasete ve Meclis’e getirilip, bir kanuna dönüştürme meselesine gelince, “üzerinde çalışıyoruz, çabalıyoruz, yakın zamanda çıkacak” deniliyor. Nihayetinde haberlere, gazetelere şu sızıyor: “Şunu kapsamayacak, şuna kapı kapalı, şu faydalanmayacak, suçsuz suçlu ayrılacak.” Çözüm süreci diye, tarihsel kardeşlik diye, 50 yıllık çatışmayı bitirmek için başlattığın süreçte ‘şu olmayacak, bu olmayacakla’ diye cümleye başlanır mı?

‘KAPSAYICI BİR YASA ÇIKACAK MI ÇIKMAYACAK MI?’

Kapsayıcı bir nitelikte yasa çıkacak mı çıkmayacak mı? Herkes bunu bekliyor. Kürtler, Türkiye kamuoyu bunu bekliyor. PKK bunu bekliyor. Sayın Öcalan bunu bekliyor. Silahların tümden devreden çıkarılması ve Türkiye’ye tarihsel büyük dönüşün olmasının önündeki tek engel şu anda bu.

DEMOKRATİK ENTEGRASYONUN TEMEL KOŞULLARI

Yani yarın öbür gün devlet adımı atmadı, yine saldırı zihniyeti ön plana çıktı diyelim. Bu duruma, kendini inşa etmiş bir toplum karşı durabilmeli. Bu düzey gelmiş olmalı.

Demokratik entegrasyonun temel koşullarından biri de, katı olan esneyecek ki farklı olanı kendi bünyesine alsın. PKK’nin feshi; inkar siyasetinin fesini de gerektirir. İsyanın bitirilmesi, isyanı bastırma politikalarının da son bulmasına sebep olmalı. Direniş aracı olarak silahın bırakılması, saldırıların durmasını gerektirir. Dolayısıyla demokratik entegrasyondaki mantık şudur: Öz katı mıdır, anti demokratik midir? Katı ve antidemokratik olan ile entegrasyon mümkün değildir. Demokratik, esnek, farklılıkları kendi bünyesine alacak kadar genişlemiş ve esnemiş bir muhtevadan bahsediyoruz. Bunun için yasalar gerekir. O yüzden Sayın Öcalan demokratik entegrasyon yasaları diyor.

Bazıları klasik anlamda asimilasyonla karıştırıyor. Öyle bir şey değil. Asimilasyondan farkı, inkar eden, katı duran, tekçi olanın muhtevasını değiştirmesiyle başladığımız pratikte gelişiyor. Tekçi olan çoğulcu olur. Çoğulu kabul edecek niteliğe ve kanunu düzenlemeye geçer. Buna anayasal değişim de dahildir. Yani ne isyan ne inkar. Ne ayrılık, ne bastırma ve asimilasyon.

ÇERÇEVE YASA TEMMUZ’DA YASALAŞACAK MI?

Bir kere sistematik olarak Sayın Öcalan ile görüşmenin sağlanması gerekiyor. Bu sürekli ihmal ediliyor. Yasaların çıkmasının önündeki engellerden biri de Sayın Öcalan ile sağlıklı bir iletişim olmamasıdır. İkincisi, yasanın çerçevesinin belirlenmesinden sonra, bu yasa Sayın Öcalan ile de ortaklaştırılacak. Yani bir kere baş müzakereci olarak tanınan aktör, Kürt siyasi hareketi adına bunun uygun olup olmadığına bakmalıdır. Bu yasadan faydalanacak olan, bu yasayı ciddiye alacak olan PKK’dir. Dolayısıyla bu taslağın, Sayın Öcalan ile tartışılması lazım. Heyetimiz bu konuda kendi önerilerini, görüşlerini de alacak. Daha sonra bu süreç Meclis’te başlayacak. Biz bu aşamadayız. Fakat basına yansıyan haberler ile ilgili kaygılar oluşuyor. Yani bu haberlerin kaynağı eğer iktidar ise ve bu haberlere göre bir yasa çıkaracaksa, hakikaten geçmiş olsun.

(İktidarla bu haberlerin doğruluğunu) Şüphesiz konuştuk ve bu inkar ediliyor. Yasanın kapsayıcı olduğu, yasanın ihtiyaca cevap olabileceği, bunun üzerinde çalışmana yürütüldüğü söyleniyor. Fakat bir eğilimin sürekli basını böyle enforme etmesi kaygı vericidir. Bir hedefle yapılıyor.

‘YASANIN TEMMUZ’DA ÇIKMASI İÇİN FİKİR BİRLİĞİ VAR’

Temmuz’da yasanın çıkması konusunda hem Sayın Öcalan hem iktidar hem DEM Parti hem de Meclis Başkanı hem fikir. Temmuz’da yasanın bir hafta içerisinde çıkması planlandı. Beklentimiz en kısa zamanda taslağın bütün tartışmalardan geçip Meclis’e gelmesi ve bir an önce yasallaşmasıdır.  Bu süreç uzadıkça tehlikeler artıyor.”

 

Dersim Gazetesi

Recent Posts

Deniz Göktaş’ın gösterisi erişime engellendi

Komedyen Deniz Göktaş’ın ‘Ölü Deniz’ isimli stand-up gösterisi erişime engellendi İfade Özgürlüğü Derneği’nin verdiği bilgiye…

8 saat ago

Sakine Karakoçan’ın annesi Selvi Tepe, Karakoçan’da Hakk’a uğurlandı

 Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin öncülerinden Sakine Karakoçan’ın annesi Havva Selvi Tepe yaşamını yitirdi. Havva Selvi Tepe…

9 saat ago

Şair Ahmet Telli entübe edildi

Devrimci 78’liler Federasyonu ve Bilim Sanat Edebiyat Derneği tarafından yapılan ortak açıklamada Şair Ahmet Telli’nin…

9 saat ago

Seyit Rıza’nın idamına ilişkin 6 orijinal fotoğraf kamuoyuna sunuldu

Berlin Freie Üniversitesi'nde akademisyen olan tarihçi Dr. Sedat Ulugana, 1937'de idam edilen Seyit Rıza ve…

9 saat ago

Araştırmacı yazar Cemal Taş’ı engerek yılanı ısırdı

Araştırmacı yazar Cemal Taş, Dersim'in Eğriyamaç köyü kırsalında engerek yılanının ısırması sonucu askeri helikopterle hastaneye…

13 saat ago

İmamoğlu savunma yapamadan salondan çıkarıldı: Benim yargılayacaklarım yargıyı yönetmeye çalışıyor

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 59’u…

13 saat ago