DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Ankara’da 7-8 Temmuz günlerinde toplanacak NATO zirvesi gerekçe gösterilerek yapılan gözaltı ve tutuklama operasyonlarına tepki gösterdi.
X hesabı üzerinden paylaşım yapan Bakırhan, adı konulmamış bir sıkıyönetim havası olduğuna dikkat çekti, aralarında sitemiz Nûmedya24’ün de bulunduğu medya organlarına getirilen erişim engeline de tepki gösterdi.
Bakırhan’ın açıklaması şu şekilde:
×NATO zirvesi bahane edilerek ülke baştan başa gözaltı merkezine çevrildi. Adı konmamış sıkıyönetim günlerinden geçiliyor.
Akademisyen ve yazar Sibel Özbudun, Temel Demirer başta olmak üzere onlarca siyasetçi ve aktivist gözaltına alındı.
Bülent Bilmez, sırf akademik çalışma alanı Kürtler ve Aleviler olduğu için görevinden atıldı. Komedyen Deniz Göktaş, yaptığı bir mizah yüzünden tutuklandı.
Nûmedya24, Azadiya Welat, Ajansa Welat ve Sendika.org’a erişim engellendi. Habere, gerçeğe, farklı sese tahammül kalmadı.
Ülke ekonomik krizle, adaletsizlikle, tarımda çöküşle, gençlerin geleceksizliğiyle boğuşurken; iktidar enerjisini muhaliflere, akademisyenlere, sanatçılara, gazetecilere gözaltı düzenlemeye ve haber sitelerini kapatmaya harcıyor. Bu, güç değil zayıflıktır.
Elinizi akademisyenlerden, sanatçılardan, gazetecilerden, muhaliflerden çekin. İnsanların bam teline basmaktan vazgeçin. Bu ülkenin, kendi yurttaşına sıkıyönetim uygulamasına değil, demokrasiye, adalete ve barışa ihtiyacı var.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da operasyonlara tepki gösterdi. X hesabından paylaşımda bulunan Hatimoğulları, son günlerde adım adım genişleyen bir baskı rejimiyle karşı karşıya olduklarını vurguladı.
Hatimoğulları’nın paylaşımı şöyle:
×NATO zirvesi nedeniyle baskı sokaktan akademiye, sahneden habere kadar hayatın her alanını kuşatıyor. Sibel Özbudun ve Temel Demirer’in gözaltına alınması, Bülent Bilmez’in görevinden edilmesi, Deniz Göktaş’ın tutuklanması, Nûmedya24, Azadiya Welat, Ajansa Welat ve Sendika.org’a getirilen erişim engelleri, sosyalistlere yönelik gözaltılar münferit değil; örgütlü bir sindirme politikasının parçalarıdır.
Ekonomik kriz derinleşirken, gençler geleceksizliğe, emekçiler yoksulluğa, halk adaletsizliğe mahkûm edilirken iktidarın önceliği yine değişmiyor: İtirazı bastırmak, düşünceyi cezalandırmak, hakikatin sesini kısmak. Buradan açıkça söylüyoruz: Sözden, sanattan, bilimden, basından ve hakikatten elinizi çekin. Bu ülkenin ihtiyacı halkına baskı yapmak değil; demokrasi, özgürlük ve adalettir.
Bugün Alevi mahallelerinde Arap Emrah, Volkan Rençber ve Daltonlar gibi çetelerin faaliyetleri artmış durumda. Gazi…
Şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş Edirne Cezaevi’nde tutsak bulunan Selahattin…
Özgür Özel, “Ölü Deniz” gösterisi nedeniyle 3 Temmuz’da tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ı cezaevinde ziyaret etti. …
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde 21 yıldır öğretim üyesi olarak görev yapan Alevi ve Kürt araştırmaları alanındaki…
Şirnex’in Silopiya (Silopi) ilçesine bağlı Bêspin (Görümlü) ile Gite (Çalışkan) beldeleri arasında bulunan Ciner Grubu’na…
Ankara’da yapılacak olan NATO zirvesi öncesindeki operasyonlar hız kesmeden devam ediyor. İstanbul, Ankara, Antalya, Kocaeli,…