Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Balıkesir’de düşen F-16 uçağı ile ilgili “Gerekli soruşturmalara başlatıldı” diyen Erdoğan, “Laikliği savunuyoruz” bildirisini sert bir dille hedef aldı. İmzacılar için “nesli tükenmekte olan bir grup yobaz” diyen Erdoğan, okul bahçesinde çocukların ilahi okuduğu görüntüler için de “Bu, gerçek Türkiye fotoğrafıdır” dedi.
Erdoğan Barış ve Demokratik Toplum Süreci hakkında, Cumhur İttifakı olarak komisyonun çalışmaları sırasında üzerlerine düşen görevi yerine getirdiklerine vurgu yaparak ” Sürecin yeni aşaması başlayacak, Meclisimiz yeni aşamada da lokomotif rol üstlenecek” dedi.
Erdoğan konuşmasına, Balıkesir 9’uncu Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 savaş uçağının görev uçuşu sırasında düşmesine değinerek başladı.
Erdoğan, şunları belirtti:
“Dün gece üzüntü verici bir haber aldık. Görev uçuşu yapan F-16 uçağımız kaza kırıma uğradı ve pilotumuz şehit oldu. Dün gece üzüntü verici bir haber aldık. Balıkesir’de görev uçuşu yapan F-16 uçağımız kaza kırıma uğradı ve pilotumuz şehit oldu. Şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına sabır diliyorum. Şehit pilotumuzun mekanı inşallah cennet olsun. Kazanın tespitine yönelik gerekli incelemeler ve soruşturmalar başlatıldı.”
Milli Eğitim Bakanlığının okullara gönderdiği ramazan genelgesine ve okul bahçesinde ilahi görüntülerine dair de konuşan Erdoğan, “‘Kabe’de hacılar hu der Allah’… Bu ilahiyi insanımızın diline nakşeden bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerimize tebriklerimizi iletiyorum. Yavrularımızın okul bahçelerinde bu ilahilere eşlik ettiğini, hep bir ağızdan coşkuyla Allah lafzını seslendirdiğini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti, gururlandırdı. Özlediğimiz bir iklimdi. Kimse bundan gocunmamalı, tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır, bu toprakların fotoğrafıdır, bu milletin fotoğrafıdır. Bu fotoğrafa vesile olan herkesten Allah gani gani razı olsun” açıklamasında bulundu.
Aralarında gazeteci, yazar, sanatçı ve akademisyenlerin de bulunduğu 168 kişinin imzaladığı “Laikliği birlikte savunuyoruz” başlıklı bildiriyi ve imzacıları hedef alan Erdoğan, şunları dile getirdi:
“Ramazandan bir gün önce, nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat ‘Laiklik elden gidiyor’ şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayımladı. Bunlar noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar, güya Cadılar Bayramı kılıfı altında saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar, çocuklarımızı alkol, uyuşturucu, sigaraya özendiren her türlü sapkınlık şarkılarından rahatsız olmazlar. Sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Batıda çocuklara yönelik, her gün bir yenisi patlak veren o rezil skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ne zaman ramazan kapsamında çocuklarımıza milli ve manevi değerler anlatılacak olsa bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların derdinin ne olduğunu, karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına sığınarak bu millete nasıl zulmettiklerini çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil, olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, milli ve manevi değerleriyledir. Hayırdır, çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Ramazan süslemesi yapması, teneffüste cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Neyse derdiniz açıkça söyleyin. Dilinizin altındaki baklayı çıkarın.”
Salondan “Laiklik kalksın” sesleri yükselirken Erdoğan, “28 Şubat heveslisi bu güruhu neyin rahatsız ettiğini bir hatırlayalım” diyerek video izletti.
Videonun ardından sözlerine devam eden Erdoğan, “Avrupa’da farklı mezhepler birbirini doğrarken, inanç özgürlüğünü görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın. Farklı inançlara adaletli yaklaşım görmek isteyen Türkiye’den ders alsın. İthal değer almamıza gerek yok. Bizim her inanca, mezhebe, manevi değere sonsuz saygımız var. Herkesin inanç ve ibadet hakkını koruruz ama milli ve manevi değerleri de sonuna kadar koruruz. İthal ideolojileri ve projeleriyle kirlenmiş zihinleri, çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz. Kur’an’dan, oruçtan, namazdan rahatsız olanlar vardı, Anadolu kadının başörtüsünden rahatsız olanlar vardı. Biz onlara gereken dersi verdik. Tarihten ders almamakta ısrar eden varsa buyursun” dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Sürecinde gelinen aşamaya ilişkin de konuşan Erdoğan, ‘Milli Birlik, Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu’nun çalışmalarını tamamladığını hatırlatarak, “AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak yapıcı ve uzlaşmaya açık sürdürdüğümüz tutumu son güne kadar devam ettirdik. Üzerimize ne düşüyorsa yaptık” dedi.
Erdoğan, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Tam bir demokratik olgunluk, eksiksiz bir istişare ve siyasi tarihimizde örneği az görülen siyasi bir uzlaşma neticesinde kaleme alınan rapor bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir. Raporun içinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikârdır. Raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması, milletimizin terörüz Türkiye hedefini sahiplenmesidir.”
Komisyonun odağının sapmasına, alakası olmayan gündemlerle sulandırılmasına izin vermediklerini söyleyen Erdoğan, “Sürecin yeni aşaması başlayacak” ifadesini kullanarak şöyle konuştu:
“Sürecin yeni aşaması başlayacak, Meclisimiz yeni aşamada da lokomotif rol üstlenecek. Sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle yöneterek önce terörsüz Türkiye, ardından da terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız. Bugüne kadar attığımız her adımda, verdiğimiz her kararda, şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik, aynı şekilde devam edeceğiz. Bunda kararlıyız. Diğer partilerden de beklentimiz komisyondaki uzlaşmacı, makul duruşlarını Meclis çalışmalarında da devam ettirmeleridir.”
Yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında…
Kürt siyasetçi Mahmut Alınak, Kobanê kuşatmasına karşı açlık grevine başladı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile…
Dersim’de artan müdahaleler yalnızca mekânsal değil; inançsal ve kültürel kimliğe yöneliktir. Rêya Heq’in özgünlüğünü korumak…
DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri ile DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer…
İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından yapılan “Gençlerin Dönüşen İş Dünyasına Dair Algı ve Farkındalığı” araştırmasına…
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin haftalık Meclis…