1. Haberler
  2. Güncel
  3. İranlı doktor klinik kayıtlarını açıkladı: 30 bin 304 sivilin öldürüldüğünü belgeledik

İranlı doktor klinik kayıtlarını açıkladı: 30 bin 304 sivilin öldürüldüğünü belgeledik

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İran’da protestolara yönelik kanlı baskının bilançosu giderek ağırlaşıyor. 28 Aralık 2025’te ekonomik kriz ve devlet baskısına karşı başlayan gösteriler, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle kısa sürede ülke çapında bir ayaklanmaya dönüştü. İnternetin iki haftayı aşkın süreyle kesilmesi, yaşananların boyutunun dış dünyaya ulaşmasını zorlaştırdı. Ancak kısıtlı bilgilere rağmen ortaya çıkan tablo, modern İran tarihinin en ağır sivil kayıplarından birine işaret ediyor.

RESMİ RAKAMLAR, STK’LER VE KLİNİK VERİLER ARASINDAKİ UÇURUM: 30 BİN 304 İNSAN?

İslam Cumhuriyeti yetkilileri, protestolarla bağlantılı olarak 3.127 kişinin öldüğünü açıklarken; ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 6.126 ölümü doğruladığını bildiriyor. Ancak HRANA dahi, bağlantılı 17 bini aşkın ek ölüm vakasının henüz araştırılmakta olduğunu vurguluyor.

Bu rakamların çok daha ötesinde bir tabloya işaret eden isimlerden biri, Münih Göz Merkezi Direktörü Profesör Amir Mobarez Parasta. İranlı-Alman göz doktoru Parasta, Le Point’e verdiği röportajda ülke genelinde kurdukları klinik ağ üzerinden 30.304 sivil ölümünü belgelediklerini açıkladı.

“BU VERİLER MAKSİMUM DEĞİL, MİNİMUM RAKAMLAR”

Parasta’ya göre söz konusu sayı, 23 Ocak’a kadar ulaşılabilen klinik ve adli tıp raporlarına dayanıyor ve nihai bilanço değil:

דElimizdeki veriler, 41 büyük cerrahi acil servis ve 10 göz hastanesinden gelen raporların çapraz kontrolüyle oluşturuldu. Buna göre 30.304 ölüm ve 24.420 ciddi göz yaralanması vakasını doğruladık. Ancak bu, yalnızca erişebildiğimiz minimum veridir.”

Ulusal ölçekte en muhafazakâr tahminlerine göre ise ölü sayısı 33 bini, yaralı sayısı 100 bini aşmış durumda. Yaralıların on binlercesi kalıcı sakatlıklarla karşı karşıya.

23 yaşındaki Raheleh Moini, 18 Ocak’ta ailesini ziyaret etmek için İtalya’dan İran’a dönerken Tahran’da devlet güvenlik güçleri tarafından vurularak gözaltına alındı. Yaralanan Moini, götürüldü ve o zamandan beri kayıp.

SOSYAL MEDYA DEĞİL, HASTANE KAYITLARI

Parasta, yöntemlerinin STK’lardan neden farklı sonuçlar verdiğini şöyle açıklıyor:

“Biz sosyal medya paylaşımlarına ya da kamuya yansıyan isim listelerine değil, doğrudan hastane kayıtlarına ve adli tıp verilerine baktık. Bu nedenle kamuoyuna hiç yansımayan çok sayıda vakayı da kapsıyoruz.”

Verilerin güvenlik gerekçesiyle Starlink bağlantıları ve kimliksiz, toplu raporlamalarla iletildiğini belirten Parasta, ayrıntılı hastane dökümlerini yayımlamaktan özellikle kaçındıklarını vurguluyor.

Röportajda en çarpıcı bölümlerden biri, hastanelerde yaşananlara dair aktarılanlar. Parasta’ya göre güvenlik güçleri acil servislerde bulunuyor, yaralı protestocuların gözaltına alındığı ya da tedavi sırasında baskı gördüğü vakalar tekrar tekrar rapor ediliyor.

“Doktorlar, tıbbi kayıtlara nasıl not düşecekleri konusunda baskı altında. Bazıları, yaralıları tedavi ettikleri için tehdit ediliyor. Buna rağmen birçok meslektaşımız son derece zor koşullarda görevini sürdürüyor.”

TRAVMANIN SİSTEMATİKLİĞİ EMSALSİZ

Parasta, yaşananların yalnızca ölü sayısıyla değil, yaralanmaların niteliğiyle de tarihte benzeri az görülür bir şiddet dalgası olduğunu söylüyor: “Özellikle göz ve yüz yaralanmalarının sistematikliği, kalıcı körlük ve sakatlıklar, sağlık sistemine bindirilen yük… Tıbbi açıdan bakıldığında bu, İslam Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana sivillere yönelik en yaygın iç şiddet.”