DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, İmralı’da Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından İlke TV’de açıklamalarda bulundu. Görüşmenin üç saati aşkın sürdüğünü belirten Sancar, Öcalan’ın toplantıyı “entegrasyona giriş toplantısı” olarak tanımlayarak başlattığını aktardı.
Sancar’ın aktardığına göre Öcalan, son 16 aylık süreci değerlendirirken birinci aşamanın sona erdiğini ifade etti. Bu aşamanın, PKK’nin örgütsel varlığını sonlandırması ve silahlı mücadeleyi bırakma kararını kapsadığını belirten Öcalan’ın, söz konusu kararı hem kendi açısından hem de örgüt açısından “stratejik” olarak nitelendirdiği belirtildi.
Öcalan’ın “Birinci aşama bitmiştir, ikinci aşamaya geçtik” dediğini aktaran Sancar, yeni dönemin temel başlığının “demokratik entegrasyon” olduğunu ve görüşmenin bu çerçevede yürütüldüğünü söyledi.
Sancar, görüşmede Türkiye’deki sürecin yanı sıra Suriye’de yaşanan gelişmelerin de ele alındığını belirtti. Öcalan’ın, çatışmaların durdurulması ve sorunların müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladığını ifade eden Sancar, özellikle Fırat’ın doğusuna kayabilecek bir çatışma ortamının ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunulduğunu aktardı.
Öcalan’ın diyalog ve siyaseti tek çıkış yolu olarak gördüğünü söyleyen Sancar, aksi halde bölgenin daha derin bir istikrarsızlık sürecine sürüklenebileceğine dikkat çekti.
Sancar, 2 Aralık’taki görüşmede henüz Halep’e yönelik saldırılar başlamamışken Öcalan’ın silahlı çatışma ihtimalini düşük gördüğünü ancak “norm dışı güçlerin” süreci sabote etmeye çalışabileceğine işaret ettiğini söyledi. Bu tür müdahalelerin hem Suriye’de hem de bölgesel ölçekte çözüm arayışlarını sekteye uğratabileceği değerlendirmesinin paylaşıldığını belirtti.
Suriye’de 10 Mart’ta varılan anlaşmanın müzakereler için temel çerçeve olarak görüldüğünü ifade eden Sancar, 6 Ocak sonrasında ciddi bir kırılma endişesi doğduğunu dile getirdi. Bu süreçte çeşitli aktörlerin devreye girdiğini, bunlar arasında Mesut Barzani ve Bafil Talabani’nin de bulunduğunu söyledi. Sancar, kamuoyunda fazla tartışılmasa da Abdullah Öcalan’ın aktif girişimlerle sürecin yeniden müzakere zeminine dönmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.
Sancar, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Münih Güvenlik Konferansı kapsamında çeşitli temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin uluslararası alanda ilgi gördüğünü belirtti. Masaya dönüşün, Kürtlerin ve SDG’nin Suriye’nin geleceğinde ortak bir aktör olarak yer almasının göstergesi olduğunu kaydetti.
Sancar’ın aktardığına göre Abdullah Öcalan, sürece katkı sunma iradesinin güçlü olduğunu belirterek, teorik ve pratik kapasiteye sahip olduğunu ancak bu kapasiteyi hayata geçirebilmesi için gerekli imkanların sağlanması gerektiğini ifade etti.
Bu talebin kişisel değil, sürecin ilerleyebilmesi ve ikinci aşamanın mimarisinin oluşturulabilmesi için gerekli olduğu vurgulandı. Sancar ayrıca, sürecin geldiği aşama itibarıyla iletişim ve çalışma koşullarına dair düzenlemelerin doğal bir ihtiyaç haline geldiğini sözlerine ekledi.
Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere Köyü kırsalında yapılmak istenen Jeotermal Enerji Santrali (JES) sondajının doğaya,…
Sosyal medya hesaplarını büyütmek için yalnızca daha fazla içerik paylaşmak yeterli değildir; doğru strateji, düzenli…
Mikail Aslan, son günlerde Mem Ararat ile KOM Müzik Yapım Kolektifi arasında yaşanan telif tartışmalarına…
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaliyle ilgili yeni…
Mem Ararat’ın sosyal medya üzerinden yaptığı telif açıklamalarının ardından KOM Müzik Yapım Kolektifi yazılı bir…
Kom Müzik üzerinden Mem Ararat’ın Kürt kurumlarıyla yaşadığı gerilimi ele alış biçimi, kişisel kırgınlığın kurumsal…