Düzgün Baba Cem Evi’nde Hızır Cem’i yürütülerek, inkâra ve asimilasyona karşı birlik vurgusu yapıldı.
Hızır Ayı dolayısıyla Düzgün Baba Cem Evi’nde Hızır Cem’i yürütüldü. Cem’e Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Yağışa karşın bir araya gelen kitle, cem erkânına katıldı. Düzgün Baba’ya gelenler cem öncesi çerağ uyandırdı.
Burada konuşan Düzgün Baba Cem Evi Başkan Yardımcısı Musa Demirtaş, Düzgün Baba’nın mekânında sistemin ret, inkâr ve asimilasyon kuşatmasına karşı toplu bir ikrar vermek için bir araya geldiklerini söyledi. Alevilere yönelik inkâr politikalarına işaret eden Demirtaş, “Devlet aklı bu topraklarda Aleviliği hiçbir zaman eşit bir inanç olarak tanımadı. Bizi ya yok saydı ya da asimile etmeye çalıştı. Dersim’den Maraş’a, Çorum’dan Sivas’a uzanan acı hafızamız hâlâ diridir. Bu acı tesadüf değildir; sistematik bir inkâr politikasının sonucudur. Bu yol fermanlara rağmen yürüdü. Bu yol sürgünlere rağmen ayakta kaldı. Bu yol darağaçlarına rağmen ikrarından dönmedi. Bizim tarihimiz teslimiyetin değil, direnişin tarihidir” dedi.
Yüzyıllardır süren baskı ve inkâr politikalarının bugün de devam ettiğini dile getiren Demirtaş, iktidarın kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Aleviliği inanç olarak değil, folklorik bir unsur olarak tanımladığını ifade etti. “İnancımızı kamusal alandan silip kültürel bir vitrine hapsetmek istiyorlar” diyen Demirtaş, şöyle devam etti:
“Devlet imkânlarıyla kurulan bu yapı bir hak teslimi değil, bir asimilasyon merkezidir. Hızır’ı devlet sofrasına indirgemek, hakikati iktidarın gölgesine hapsetmektir. Bu akıl Aleviliği özünden koparmayı; ocak sistemini dağıtmayı; pir–talip ilişkisini bürokratik bir hiyerarşiye bağlamayı hedeflemektedir. Reya Haq yolu siyasi iktidarın lütfuyla doğmadı. Bu yol, devlet imkânlarına ve güce yaslanarak değil, hakikate yaslanarak ayakta kalır. Bu yol iktidarın gölgesinde değil, hakikatin ışığında yürür. Hızır Paşa sofraları kuruyorlar. Yol düşkünlerini o sofralara oturtuyorlar. Rızalık meydanı olmayan yerde lokma hak olmaz. Rızalık yoksa Hak yoktur.”
Alevilerin devlet imkânlarıyla kuşatılmak istendiğini ifade eden Demirtaş, “Düzgün Baba bu halkın kırmızı çizgisidir. Düzgün Baba Cemevi’ni de Tunceli Cemevi gibi iktidarın arka bahçesine çevirmek istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz. Bu baskılara karşı hep birlikte mücadele edeceğiz ve sonuna kadar direneceğiz” şeklinde konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından çerağlar uyandırılıp gülbenglerin verilmesiyle Cem yürütüldü. Cem’i Kureyşan Ocağı’ndan Pir Kazım Açıktepe, Engin Seyitali Dedeoğlu ve Derviş Cemal Ocağı’ndan Ana Fıraz Yalvaç yürüttü.
Cem, lokmaların pay edilmesiyle sona erdi.
Kaynak: MA
Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılında katledilenler anıldı. Madımak Oteli’ne ‘Utanç Müzesi’ afişi asılırken, katliamla yüzleşme ve…
Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği etkinliklerine katılan 33 aydın, akademisyen,…
Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, yaşananlara…
Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyünde, ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan…
2 Temmuz 1993’te yaşanan Madımak Oteli katliamından bu yana 33 yıl geçti. 33 yıllık…
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 33 kişinin…