1. Haberler
  2. İnanç
  3. İmar düzenlemesinde cemevlerine “kültürel tesis” tanımı tepkilere yol açtı

İmar düzenlemesinde cemevlerine “kültürel tesis” tanımı tepkilere yol açtı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde yaptığı değişiklikle cemevlerinin imar mevzuatında “kültürel tesis” olarak tanımlanmasına Alevi kurumları sert tepki gösterdi. Alevi örgütleri, düzenlemenin inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık ilkesine aykırı olduğunu vurguladı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde yaptığı değişiklikle cemevleri, imar mevzuatında “kültürel tesis” olarak tanımlandı. 22 Ocak 2026 tarihli ve 33145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme, Alevi toplumunda geniş yankı uyandırdı.

Alevi kurumları, kararın cemevlerini ibadethane olarak tanımadığını belirterek düzenlemeyi reddettiklerini açıkladı. Açıklamada, söz konusu değişikliğin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğünü ihlal ettiği ifade edildi.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), yayımlanan yönetmelikte cemevlerinin imar mevzuatında “Kültürel Tesis Alanı” kapsamında tanımlanmasına ortak bir açıklamayla tepki gösterdi.

Alevi kurumları yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan, ‘Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ 22 Ocak 2026 tarihli ve 33145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

Bu yönetmelik, Alevi toplumunun yıllardır dile getirdiği taleplere bir çözüm değil; aksine, inkâr siyasetinin yeni bir ilanıdır!

Cemevlerinin, imar mevzuatında “Kültürel Tesis Alanı” başlığı altında tanımlanması; AKP ve Saray’ın, Alevi inancını yok etmeye çalıştığının ve Cemevlerini ibadethane olarak tanımlamadığının en net göstergesidir!

Aleviler için Cemevi bir ‘kültür merkezi’ değil, İbadethanedir!

Bu konu ne yönetmeliklerle, ne de kelime değişikliği ile çözülebilir.

Cemevlerini; cami, kilise ve havranın karşısına eşit bir ibadet yeri olarak koymaktan bilinçli biçimde kaçınan bu düzenleme, eşit yurttaşlık ilkesini açıkça ihlal etmektedir.

Devlet, bir yandan ‘Alevilerle Açılım’ söylemini dolaşıma sokarken; Cemevlerinin sorununu çözeceğiz diyerek Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurarken, diğer yandan Alevilerin ibadethanesini yasalarda açıkça belirtmekten kaçmaktadır.

Bu da, bir kez daha göstermiştir ki, AKP Hükümeti ve Saray’ın derdi, Alevilerin taleplerini yerine getirmek değil; inancımızı yok saymaktır.

Kurulan bu yapının, işlevsiz olduğu ve kuruluş amacının da inancımızın asimilasyonuna hizmet ettiği tescillenmiştir.

Bu ikiyüzlü yaklaşım saklanamaz ve kabul edilemez.

Alevi Kurumları olarak açıkça ifade ediyoruz: Cemevlerinin statüsü, yönetmeliklerle değil; inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık temelinde, Anayasa’ya ibadethane olarak eklenmelidir.

Alevi İnancı, bu ülkenin asli inançlarından biridir ve bu gerçek, er ya da geç, hukuken de kabul edilmek zorundadır.

Bu düzenlemeyi reddediyoruz. Alevi toplumunun iradesini yok sayan, inancımızı tanımayan hiçbir “düzenleme” bizim açımızdan meşru değildir.”