Dersim’de artan müdahaleler yalnızca mekânsal değil; inançsal ve kültürel kimliğe yöneliktir. Rêya Heq’in özgünlüğünü korumak ve asimilasyona karşı örgütlü bir duruş sergilemek artık ertelenemez bir sorumluluktur.
Dersim’de yaşananlar her gün boyutlanarak sürüyor. Gün geçmiyor ki Dersim’e dönük yeni bir saldırı olmasın ya da yeni bir tartışma yaşanmasın. Sadece yazdan bu yana yapılan tartışmalara bakılsa dahi her şey net biçimde anlaşılır. Dersim’e dönük özel bir konsept uygulandığını ısrarla söylüyoruz. Topluma dönük saldırılar arttı ve artacak. Zira hedef, Dersim’in kimliği, kültürü, inancı ve toplumsallığıdır.
Sadece inanç boyutundaki saldırılara bakıldığında dahi yönelimlerin her geçen gün katmerleşerek büyüdüğünü gözlemlemek mümkün. Geçtiğimiz yaz aylarında Munzur Gözeleri’nde mescit yapılmasıyla başlayan, cemevlerine yapılan müdahalelerle süren; Xızır ayında devlet erkânı ile cemler düzenlenmesinden Dersim’de ramazan ayı vesilesiyle iftar çadırı kurulmasına ve cemevlerinde iftar verilmesine kadar kapsamlı müdahaleler devreye kondu. Buraya kadar yazılanlardan herkes haberdar ve herkes bu gerçekleri biliyor. Dolayısıyla bilinen gerçekleri tekrar etmek yerine çözümü konuşmak gerekiyor.
Alevilik bir yoldur. Dolayısıyla Aleviliği dar anlamda ele almak bir yanılsama olur. Aleviliği inanç, felsefe ve sosyal boyutlarıyla düşünmek önemlidir. Alevilikte “yol bir, sürek binbirdir.” Rêya Heq (Hakk Yolu) da bir sürektir ve kendine has yanları vardır. Rêya Heq inancı, animist ve doğa-tanrıcı karakteri ağır basan; Aleviliğin kült değerlerini kendi inanç dünyası içinde anlamlandıran bir yapı taşır. Bu nedenle öncelikli olarak inancımızın, yolumuzun bu özgün karakterini bilerek; inancı tektipleştirmeye ve benzeştirmeye dönük çabalara karşı Rêya Heq’in özgünlüğünü ısrarla savunmak gerekir. Bu noktada verilecek her taviz asimilasyona hizmet eder.
Yolumuz elbette bir mekânda yaşanır ve güncel ihtiyaçlardan dolayı cemevleri ibadet yerleri olarak genel kabul görmüştür. Ancak Rêya Heq Alevileri cemevlerine herhangi bir ibadethaneymişçesine yüzeysel yaklaşmaz. Her bir can bu gerçeklerden yola çıkarak; cemevlerini Alevilerin ibadethanesi olarak kabul etmeyip başka her şeye benzetmeye çalışanlara karşı durmalıdır.
Yolumuzun erkânı bellidir. İtikadımızın inançsal ritüelleri bilinir. İnancımızda yeri olmayan iftar, namaz vb. Sünni inanç uygulamalarını dayatan ve bunu alıştırmaya çalışanlara karşı çıkmalı; yolun erkânının hakikatini yaşamalıyız. Dersim, ideolojik kimliği kadar inançsal kimliğiyle de önemlidir. Bu iki kimlik birbirini reddetmemelidir. Tüm Alevi canlar inançsal ritüelleri de yaşatmaya çalışmalı ya da en azından saygılı olmalıdır. Unutmayalım ki pratikte yaşanmayan bir inanç kendini var edemez. Bu yüzden oruç, cem, çıla yakma vb. uygulamalar sürdürülmelidir.
İnancın kendini geleceğe taşıması ve asimilasyonun boşa çıkarılması ancak çocuklarımıza yolu öğretmekle mümkündür. Her yol evladı; yolun erkânını, edebini ve hakikatini mutlaka çocuklarına aktarmalıdır. Çocuklarımız mutlaka cem görmeli, hakikati hissetmeli ve yaşamalıdır. Çocuklarımızın okullardan etkilenmesi bir gerçektir. Bunu önlemek için okullarda zorunlu din dersinin kaldırılması yönündeki meşru talep yükseltilmeli; eğitimin dinselleştirilmesini hedefleyen “Maarif Eğitim Modeli”, “ÇEDES Projesi” gibi politikalara karşı örgütlenilmeli; çeşitli kampanyalar ve yaratıcı eylemliliklerle bu asimilasyona karşı durulmalıdır.
Eminim ki çözüm olarak ortaya koyduklarımız, okurun da bildiği şeylerdir. Bu noktada devreye girmesi gereken bilmek değil, yapmaktır. İnsan bildiğini yaşar ve hayata geçirebilirse kendi hakikatini var edebilir. Bizim Dersim’de, belki de Alevilerin genelinde ortaya çıkan temel eksiklik; söylemek ama yapmamaktır. Bu eksikliği gidermek ve “cem olma” bilinciyle toplumsal kimliğimizi yeniden güçlendirmek adına öne çıkmanın tam zamanıdır.
Yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında…
Kürt siyasetçi Mahmut Alınak, Kobanê kuşatmasına karşı açlık grevine başladı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile…
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda…
DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri ile DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer…
İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından yapılan “Gençlerin Dönüşen İş Dünyasına Dair Algı ve Farkındalığı” araştırmasına…
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin haftalık Meclis…