Kültür Sanat

DAM Yayınları’ndan 90’ların Dersim’i: 1990’larda Dersim Belgeler, Raporlar, Tanıklıklar

Bazıları bir daha evine dönemedi.

Bazılarının dosyası kapatıldı.

Bazılarının adı kayıtlara bile geçmedi.

Bazılarından bir daha haber alınamadı.

Bazı yaşananların tanığı bile kalmadı.

Bu kitap, yaşananların sadece anlatılabilen kısmıdır.

Bu kitap, 25 Eylül 1994’te Vartinik Köyü Mirik mezrasında Jitem tarafından topluca katledilen Işık ve Şirin ailelerinden 3 yaşındaki Dilek Işık’a; toprağından kopartılıp sürgüne gönderilen, zorla göç ettirilen, gittiği yerde Dersim hasretiyle yitip giden, cenazeleri bu jar u diyar topraklarına bile getirilemeyen canlarımıza ithaf edilmiştir.

1990’lı yıllar, Dersim toplumsal hafızasında “İkinci 38” adıyla anıldı. İkinci 38. Çünkü 1937-38’in ateşi daha soğumadan, aynı topraklar üzerinde yeni bir sürgün, yeni bir yıkım, yeni bir sessizleştirme dalgası geldi. Köyler ateşe verildi. Mezralar boşaltıldı. Bu topraklarda yaşamakta ısrar edenlere çok ciddi ambargolar uygulandı. Bazıları kaybedildi; aileler yerinden edildi, göçe zorlandı; çocuklar aç bırakıldı. Ormanlar yandı. Ve bütün bunlar resmi evraklara, mahkeme kararlarına, TBMM raporlarına yansıdı — yine de unutulmaya terk edildi.

Yıllarca çekmecelere, klasörlere, zarfların içine sıkışmış belgeleri bir bir toplayan Selman Yeşilgöz, yaklaşık iki yılda hazırladığı bu arşiv çalışmasıyla 90’ların karanlığını gün yüzüne taşıyor. Salt yaşananları değil — belgeleri, raporları, fotoğrafları, mahkeme kararlarını, tanıklıkları. Hepsini birden. Çünkü bu toprakların tarihi, yalnızca acıyı değil; o acıya karşı duruşu, sesi kısılmış olanların sesini de hak ediyor.

Bu kitabı gerçek anlamda tek bir kalem yazmadı.

Bu kitabı binlerce el yazdı; on binlerce yaşanmışlık yazdı. Köy boşaltmalarına tanıklık edip gözaltına alınan muhtarlar yazdı. Kaybedilenlerin anneleri yazdı. Uzak mahkemelere koşan avukatlar yazdı. Soğukta yürüyen heyetler, Avrupa’ya ulaşmaya çalışan dilekçeler, bir daha açılmayan kapılar yazdı. Göçe zorlanan, barınaklara sıkışan, yollarda kaybolan insanlar yazdı. Selman Yeşilgöz, hepsinin adına — hepsinin sesine sahip çıkmak için — bu yazılanları derledi.

“Bizi mezarlarımızdan, ziyaretlerimizden koparıp Hozat’a getirdiler, ekmeğe dilendirdiler. Sokak ortasında elimize tutuşturulan bir kilo un, bir kilo şeker ve bir paket çay onurumuza dokunuyor. Biz dilenci değiliz, ne yalvarmaya ne de yardım talep etmeye geldik. Biz Dersimlilere yaraşır bir şekilde hesap sormaya geldik.”

— Rukiye Kankotan, DDK Toplantısı · Ankara, Mayıs 1998

Çoğumuz o yıllarda yaşananları hala sindiremedik.

Birçoğu o yıllarda yaşananları sindiremeden bu dünyadan göçtü. Bu kitap onlar içindir de. Hem geçmiş hem de geçmişin bugüne bıraktığı sorumluluk içindir. Yası bitmemiş coğrafyamıza karşı boynumuzda asılı duran vicdan borcunun gereğidir bu kitap. Karanlıkta kalmışları gün yüzüne çıkarmak ve “biz hâlâ buradayız” demek için…

Bütün bu tanıklıklar, hafızanın ağırlığı ve sürekliliği, Mehmet Çetin’in sözlerini hatırlatıyor: “Kotiye isani bıdeco, cane xo ucadu vane…” (İnsanın neresi ağrırsa canı oradadır derler.) Bu kitapta anlatılanlar, sadece on yıllık bir derneğin, on yıllık bir direncin değil onlarca yıllık acının ve hiç bitmeyen umudun hikayesidir.

Kitap Neyi İçeriyor?

Dokuz bölüm, 428 sayfa, on yıllık bir derneğin ve bir dönemin arşivi. Tunceli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin kuruluşundan kapatılmasına uzanan yol; 1993-94 köy boşaltmalarını belgeleyen sivil heyet raporları; Dersim Dayanışma Kurulu’nun kuruluş süreci; toplatılan Dersim Dergisi’nin yayın serüveni ve mahkeme kararları; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınan davalar; Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin hikâyesi; Munzur Su Projesi; derneğin kapatılma süreci ve dönemin basınından tanıklıklar.

Dersim Gazetesi

Recent Posts

Madımak’ta katledilenler anıldı: Unutmadık, unutturmayacağız

Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılında katledilenler anıldı. Madımak Oteli’ne ‘Utanç Müzesi’ afişi asılırken, katliamla yüzleşme ve…

1 saat ago

Sivas’ta katledilen 33 can Dêrsim’de anıldı: Yüzleşme istiyoruz!

Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği etkinliklerine katılan 33 aydın, akademisyen,…

1 saat ago

Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi’nden Deniz Göktaş’a destek: Mizaha kelepçe vurulamaz

Özgürlük İçin Sanat İnisiyatifi, komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, yaşananlara…

1 saat ago

Varto’da JES nöbeti 61’inci gününde: Topraklarımıza dokundurtmayacağız!

Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyünde, ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından planlanan…

1 saat ago

33. Yıl 33 Can

  2 Temmuz 1993’te yaşanan Madımak Oteli katliamından bu yana 33 yıl geçti. 33 yıllık…

1 saat ago

Kordu’dan Sivas Katliamı için kanun teklifi: Madımak’ın “Utanç Müzesi” olması istendi

DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 33 kişinin…

15 saat ago