Categories: Politika

Gazeteci Alican Uludağ tutuklandı… Uludağ’dan mahkemede açıklama: Dik durun!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Alican Uludağ hakkında X hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamalarıyla resen soruşturma başlattı. Ankara’daki evinden dün akşam saatlerinde gözaltına alınan Uludağ, gece saatlerinde Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette ifade vermediği öğrenilen Uludağ, bugün öğle saatlerinde Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi.

Savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarılan Uludağ, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla tutuklandı.

DW Türkçe Ankara muhabiri olan Uludağ’a savcılık sorgusunda “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlamaları yöneltildi. İfadesinin tamamlanmasının ardından tutuklama istemiyle hakimliğe sevk edilmişti.

Soruşturma dosyasında Uludağ’ın X hesabından yaptığı bazı paylaşımlar yer aldı. “Son bir yılda yaşananlar saray rejimini tahkim etmek” başlıklı paylaşımında yer alan ifadeler ile çeşitli siyasi değerlendirmeleri dosyaya delil olarak girdi.

Bazı paylaşımlar dosyaya girdi

Uludağ’ın, yerel seçimler ve yargı süreçlerine ilişkin eleştiriler içeren paylaşımları ile gazeteci Furkan Karabay hakkında yaptığı değerlendirmeler de soruşturma konusu oldu. Karabay’ın yargı sürecine ilişkin yorumunun da dosyada yer aldığı öğrenildi.

Öte yandan Adalet Bakanı Akın Gürlek’in görevi devraldığı törende yaşanan bir an ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörlüğü’nden istifa eden Furkan Torlak hakkında yaptığı paylaşımlar da soruşturma kapsamına alındı. Uludağ’ın, söz konusu atama iddialarına ilişkin yorumları da dosyaya girdi.

Gazeteci Alican Uludağ’ın hakimlik ifadesi: Paylaşımlarım gazetecilik faaliyeti kapsamındadır

Gazeteci Alican Uludağ, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla tutuklandı. Uludağ’ın hakimlikteki ifadesinde, suçlamaya konu paylaşımların gazetecilik faaliyeti ve eleştiri kapsamında olduğunu ifade ettiği öğrenildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hakkında soruşturma başlattığı gazeteci Alican Uludağ “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” iddiasıyla tutuklandı.

Uludağ’ın İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği’nde verdiği ifadesinde, 18 yıldır yargı muhabirliği yaptığını söylediği öğrenildi. Uludağ’ın ifadesinde, çocuklarının gözyaşlarını arkada bırakarak getirildiğini ifade ettiği, gazetecilik uğruna bedel ödemesi isteniyorsa buna hazır olduğunu dile getirdiği aktarıldı. Savcılığın iddialarına konu paylaşımların suç unsuru taşımadığını ve tamamen eleştiri niteliğinde olduğunu belirttiği kaydedilen Uludağ’ın, söz konusu paylaşımlar nedeniyle bugüne kadar ne Cumhurbaşkanı ne de avukatları tarafından şikayette bulunulmadığını, aylar önce yapılan paylaşımlara ilişkin resen soruşturma açılmadığını, buna rağmen Ankara’dan apar topar İstanbul’a getirildiğini söylediği belirtildi.

Gazeteci Alican Uludağ’ın hakimlikteki ifadesinde, “gazetecilik sınırları içinde görevini yaptığı için bugüne kadar işlem yapılmadığını, ancak Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ilişkin bir ‘temizlik’ yapılmak istendiği ve bu kapsamda kendisinin Ankara’dan uzaklaştırılması amacıyla dosyanın oluşturulduğunu” öne sürdüğü aktarıldı.

Uludağ, Cumhurbaşkanı’nın eleştirilememesi durumunda gazeteciliğin yapılamayacağını dile getirdi

Uludağ’ın ifadesinde, tutuklama talebinde Cumhurbaşkanı’na yönelik hakaret veya küfür bulunmadığını, paylaşımlarının yargı muhabiri olarak yaptığı eleştirilerden ibaret olduğunu belirttiği, Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu vurgulayarak, yargı mensupları ve Cumhurbaşkanı’nın eleştirilememesi durumunda gazeteciliğin yapılamayacağını dile getirdiği öğrenildi.

Yaklaşık 18 yıldır gazetecilik yaptığını ve yargı muhabirliğine 2010 yılında başladığını ifade ettiği belirtilen Uludağ’ın, yaptığı haberler nedeniyle geçmişte tehdit edildiğini, ancak hiçbir Adalet Bakanı’nın veya başsavcının etki alanında hareket etmediğini söylediği kaydedildi. Uludağ’ın, savcılığın iddialarına konu paylaşımların suç değil, gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade ettiği aktarıldı.

“Geride iki çocuğunu bırakmış bir baba olarak bu zulme ortak olmayın”

Uludağ’ın ifadesinde “Ankara’da ‘yeni bakanımız rahat etsin, basın toplantılarında soru sorma ihtimali var; tutuklayalım, susturalım’ diye yapılıyor. İki çocuğum var. Bu ülkede hâlâ gazetecilik yapmak için çocuklarımın yaşları aksın ama ben çizgimden ayrılmayacağım, çünkü ben suç işlemedim. Takdir sizindir, vicdanınızındır. Geride iki çocuğunu bırakmış bir baba olarak bu zulme ortak olmayın, cesaretli olun. Bugüne kadar kimsenin karşısında önümü ilikleyerek gazetecilik yapmadım. Tutuklamak çok kolaydır, hiçbir önemi yoktur. Biraz vicdan ve hukuk diyorum. Savunmama eklenecek başka bir hususum yoktur” dediği öğrenildi.

Uludağ şunları söyledi:

18 yıldır adli muhabirliği yapıyorum, alanım adliye muhabiridir, kürsünün önünü ve arkasını iyi bilen birisiyim, çocuklarımın gözyaşları arkada bırakarak buraya getirildim, gazetecilik uğruna bedel ödemem isteniyorsa hazırım, savcılığın iddialarındaki hiçbir paylaşımın suç unsuru olmadığını,tamamen eleştiri olduğunu kendisi de gayet iyi biliyor, bugüne kadar bu paylaşımlarla ilgili ne Cumhurbaşkanı’ndan ne de avukatlarından şikâyette bulunulmadı, aylar öncesinde yapılan paylaşımlarla ilgili re’sen soruşturma açılmadı, bugün neden Ankara’dan apar topar buraya getirildim.

Bunu anlatmak istiyorum, buradaki temel mesele bu paylaşımlarım değil, aylar öncesinde yapılan paylaşımlarda bir soruşturma ya da Cumhurbaşkanı’na şikâyet yok, bugüne kadar tutuklatamadılar. ‘Gazetecilik sınırlarında işini yaptığından yapamadık, mecburen bu paylaşımlara ilişkin işlem yapıyoruz’ dediler. ‘Ankara’da Akın Gürlek’e ilişkin bir temizlik yapılmak isteniyor, benzer birçok operasyona karşı yorumlarını ve eleştirilerini dile getireceği için Alican’ı Ankara’dan uzaklaştırmamız lazım’ denilerek bu dosya uyduruldu, nesnel bir şekilde tutuklama talebi okunursa ne Cumhurbaşkanı’nın şahsına ne de makamına yönelik bir küfür vardır, yargı muhabirinin eleştirileri vardır.

Bu ülke demokratik bir hukuk devletidir, biz bu ülkenin yargısını yargı mensuplarını, Cumhurbaşkanı’nı eleştiremeyeceksek o zaman neden gazetecilik yapıyoruz. Ben yargı muhabirliğine 2010 yılında Fethullahçıların kol gezdiği sırada başladım, yaptığım haberlerden dolayı ‘idamlıksın’ dediler bana, dönemler değişti, hiçbir Adalet Bakanı’nın ya da başsavcının sorumluluğu alanına girmedim, gerçek bir şekilde yazıyorsam her şeyi bu suç olarak görülemez, kaçma ve delil karartma şüphem yoktur. Ben şu anda Deutschewelle’de çalışıyorum, vizem bile yoktur benim. Bugüne kadar benim hakkımda onlarca soruşturma açıldı hangi birine gitmedim, hangisinden yakalama kararı çıkarıldı…  Attığım tweetleri mi karartacağım, emniyette ya da savcılığa teslim edilen telefondaki alıp çalıp delil mi karartacağım, delil karartma ihtimali sıfırdır.

Buraya gönderilme amacım kaçırılırcasına adeta burada saklanarak içeri kadar sokulmam… Ben adi bir suçlu değilim, 18 yıldır gazetecilik yapıyorum, bu ülkede Cumhurbaşkanı’nı eleştirdik diye cezaevine atılacaksak neden arkanızda, ‘Adalet mülkün temelidir’ yazıyor. Neden Anayasa var, Basın Kanunu’nda eleştiri doğrudan korunmuş durumdadır, suç işlendiği iddiasıyla ilgisi yoktu. Bu soruşturma, ‘Ankara’da yeni bakanımız rahat etsin, basın toplantılarında soru sorma ihtimali var, tutuklayalım, susturalım’ diye yapılıyor.

İki çocuğum vardır, bu ülkede halka gazetecilik yapmak için çocuklarımın yaşları aksın ama ben çizgimden ayrılmayacağım, çünkü ben suç işlemedim. Takdir sizindir, vicdanınızındır, geride iki çocuğunu bırakmış bir baba olarak bu zulme ortak olmayın, cesaretli olun. Bugüne kadar kimsenin karşısında önümü ilikleyerek gazetecilik yapmadım, tutuklamak çok kolaydır, hiçbir önemi yoktur, biraz vicdan ve hukuk diyorum, savunmama ekleyecek başkaca bir hususum yoktur, savunmam bundan ibarettir.

Tutuklama kararının ardından mesaj: Dik durun!

Hâkimlik, savunmaların ardından Uludağ’ın tutuklanmasına karar verdi. Alican Uludağ, avukatları aracılığıyla dışarıdaki meslektaşlarına gönderdiği mesajda, “Dik durun! Alican Uludağ susmadı susmayacak. Bu tutuklamayı kabul etmiyoruz” dedi.

Uludağ’ın avukatı Yalçın: Kaçma şüphesinden söz edilemez

Uludağ’ın avukatı Abbas Yalçın’ın, müvekkilinin uzun yıllardır yargı muhabirliği yaptığını, hakkında açılmış herhangi bir dava bulunmadığını ve adliyede tanınan bir gazeteci olduğunu ifade ettiği öğrenildi. Yalçın’ın, Uludağ’ın her gün yüksek mahkemelerde görev yaptığını, kaçma şüphesinden söz edilemeyeceğini belirttiği, gece saatlerinde evinden alınarak sabah ifadesinin ardından tutuklamaya sevk edilmesinin hukuki olmadığını savunduğu aktarıldı. Yalçın’ın ayrıca müvekkilinin adli sicilinin temiz olduğunu, yurt dışına çıkış yasağı bulunduğunu ve vizesinin dahi olmadığını belirterek tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasını talep ettiği öğrenildi.

Uludağ’ın avukatı Atalay’dan Adalet Bakanlığı izni hatırlatması

Uludağ’ın bir diğer avukatı Akın Atalay, dosyada hem Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi hem de “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasının yer aldığını, ancak “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunda kovuşturma yapılabilmesinin Adalet Bakanlığı iznine bağlı olduğunu hatırlattığı öğrenildi. Atalay’ın, bu izin süreci tamamlanmadan tutuklama talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunduğu ifade edildi.

Atalay’ın ayrıca Uludağ’ın kamuoyunun yakından tanıdığı bir adliye muhabiri olduğunu ve delil karartma ya da kaçma ihtimalinin bulunmadığını vurguladığı aktarıldı.

Avukatların, müvekkillerinin tutuklanmasının gazetecilik faaliyetlerinin engellenmesi anlamına geleceğini savunduğu ve tutuklama yerine adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep ettikleri öğrenildi.

Süreç nasıl başladı?

Başsavcılığın önceki açıklamasında, “@alicanuludağ” rumuzlu X hesabından yapılan paylaşımlar nedeniyle resen soruşturma başlatıldığı, şüphelinin Ankara’da yakalanarak gözaltına alındığı ve savcılıkta hazır edilmesi yönünde talimat verildiği belirtilmişti. Soruşturma sürecinin titizlikle yürütüldüğü ifade edilmişti.

Dersim Gazetesi

Recent Posts

En Hızlı Yabancı Dil Öğrenme Teknikleri

Dil eğitimi uzmanları, yabancı dil öğrenme sürecinde doğru tekniklerin başarı oranını ciddi şekilde artırdığını belirtiyor.…

2 saat ago

Buldan, Öcalan’ın sözlerini aktardı: Yasal düzenlemeyle demokratik entegrasyon hayata geçirilmeli

İmralı’da Abdullah Öcalan ile 16 Şubat’ta görüşen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı…

6 saat ago

Sezaryen doğum hakkında bilinmesi gerekenler

Sezaryen, normal doğumun mümkün olmadığı durumlarda gerçekleştirilen cerrahi bir doğum tekniğidir. Lamaze’nin “Özgüvenle Doğurmak” kılavuzu…

9 saat ago

Gülistan Doku dosyasında kritik eşik: Çok ciddi deliller elde ettik

Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun dosyasında yeni delillere…

9 saat ago

Bebeklerde kundaklama ne zaman bırakılmalı?

Bebekleri kundaklamak, ilk aylarda hem rahatlık hem de güvenlik sağlar. Peki, kundaklama ne zaman bırakılmalı?…

9 saat ago

Hrant’ın Arkadaşları’ndan dijital bellek çalışması

 Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katledilişinin 20. yılı yaklaşırken, Hrant’ın Arkadaşları inisiyatifi cinayete…

9 saat ago