Munzur Çevre Derneği (MÇD), Pülümür ilçesinde bulunan Hel Dağı bölgesinde planlanan krom madeni projesine karşı yürüttüğü örgütlenme çalışmalarında yeni bir aşamaya ulaştı. Dernek, bölge halkı ve yerel yönetimlerle birlikte projeye karşı geniş çaplı bir direnç hattı oluşturdu.
Pülümür’e bağlı Karagöz (Gurik) köyünde, Dimin Madencilik San. ve Tic. A.Ş. tarafından işletilmesi planlanan krom madeni projesi için ÇED süreci yeniden başlatıldı. Maden sahası; Karagöz köyü ile birlikte Kocatepe, Dağbek, Çakırkaya, Boğalı, Dereboyu ve Kovuklu köylerinin geçim kaynaklarını doğrudan etkileyecek bir noktada bulunuyor. Mercan Dağları’nın devamı niteliğindeki Hel Dağı; su kaynakları, toprak bütünlüğü ve bölgedeki yaşamın ana kaynağı olarak görülüyor.
Dernek tarafından paylaşılan bilgiler, projenin bölgedeki üretim zincirine vuracağı darbeyi şu şekilde özetliyor:
Hel Dağı, arıcılık faaliyetlerinin en yoğun yapıldığı temel üretim alanlarından birini oluşturuyor.
Bölge; Pülümür, Çemişgezek ve Pertek başta olmak üzere çevre ilçelerden gelen göçebe hayvancılıkla geçinen halkın temel yaylacılık sahası niteliği taşıyor.
Maden faaliyetleri, her yaz kurulan çadırlarla sürdürülen kolektif üretimi ve dayanışma kültürünü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor.
Sürecin başından bu yana köylerde ve sosyal medyada yapılan çağrılar, Pülümür merkezindeki sesli bildiri dağıtımıyla devam etti. Ardından Aşkirek Köyü’nde düzenlenen geniş katılımlı toplantıda kurumlar şu taahhütlerde bulundu:
Pülümür Belediyesi: Çevre mücadelesine her aşamada gerekli tüm desteği sunacağını ilan etti.
Dersim Barosu: Baro Başkanı Doğukan ve Avukat Barış Yıldırım, bölgenin zengin flora ve faunasıyla korunması gereken kritik bir doğal alan olduğunu vurgulayarak, hukuksal sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti.
Yerel Katılım: Köy muhtarları ve Pülümür İl Genel Meclisi üyeleri, maden şirketlerinin faaliyetlerine karşı toplumsal karşılığı olan güçlü bir duruş sergiledi.
Munzur Çevre Derneği ve Kocatepe Köy Derneği tarafından yürütülen çalışmalarda, maden projeleri “yatırım” değil, “halkın yoksullaştırılması ve yerinden edilmesi” olarak tanımlanıyor. Şirketlerin kâr hırsına karşı ancak örgütlü bir mücadeleyle karşı durulabileceğini ifade eden dernek yönetimi; tüm Dersim halkını dağlarına, sularına ve topraklarına sahip çıkmaya davet ediyor.
Dersim-Hozat karayolunun Demirkapı mevkisinde, tuz ve mineral ihtiyaçlarını karşılamak için yola kadar inen dağ keçileri…
Son on yıldır Munzur ve Pülümür Vadileri, Munzur Gözeleri ve havzası yoğun ekolojik tahribata maruz…
Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis’ten geçen yasa ile yeni bir…
Süleymancılar’ın eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının…
YENİ Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, uğradığı bıçaklı saldırı sonucu yaralandı. Olay, akşam saatlerinde Karataş…
İki gözünde ileri derecede görme kaybı bulunan ve Grup Ekin'in solisti ve yazar Metin Turan…