Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, son dönemde artan hukuksuzluklar, ifade özgürlüğüne yönelik baskılar ve keyfi uygulamalar hakkında sert bir açıklama yaptı. Platform, başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması olmak üzere, ülke genelinde muhalif siyasetçilere, gazetecilere ve demokratik kurumlara yönelik baskıların derinleştiğini vurguladı.
Demokrasi ve Hukuk Devleti Giderek Zayıflıyor
Platform tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de hukukun üstünlüğü ve demokratik değerlerin hızla aşındığına dikkat çekildi. İmamoğlu’nun delilsiz suçlamalarla tutuklanması örnek gösterilerek, benzer şekilde halkın demokratik haklarını kullanarak gerçekleştirdiği protestoların da güvenlik güçleri tarafından orantısız şiddetle bastırıldığı belirtildi. Açıklamada, gösteriler sırasında yurttaşların darp edildiği, gözaltına alınanların fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz bırakıldığı ifade edildi.
Basın Özgürlüğüne Sistematik Saldırılar
Basın emekçilerine yönelik baskılara da vurgu yapan Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, sahada görevini yapan gazetecilerin darp edildiğini, ekipmanlarının kırıldığını ve haber yapmalarının engellendiğini belirtti. Açıklamada, RTÜK’ün muhalif televizyon kanallarına yönelik para cezaları ve ekran karartma uygulamalarıyla, basının susturulmaya çalışıldığı ifade edildi. Platform, halkın haber alma hakkının kısıtlandığını ve bağımsız medyanın üzerindeki baskıların giderek arttığını vurguladı.
Sendikal Haklara Yönelik Hukuksuz Müdahaleler
Açıklamada, Eğitim Sen’in demokratik bir hak olarak aldığı iş bırakma kararının hukuksuz biçimde cezalandırıldığı ve MYK üyelerine ev hapsi ile haftalık imza zorunluluğu getirildiği de belirtildi. Bu durumun, sendikal hakların ve örgütlü mücadele hakkının açıkça ihlal edilmesi anlamına geldiği ifade edildi.
İstanbul Barosu’na Kayyum Atanması Tepki Çekti
Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, İstanbul Barosu’na kayyum atanmasının hukuk sistemine yönelik doğrudan bir tehdit olduğunu belirterek, yargının bağımsızlığının tamamen ortadan kaldırılmaya çalışıldığına dikkat çekti. Açıklamada, bu adımın meslek örgütlerinin özerkliğine ve hukukun bağımsız işleyişine büyük zarar verdiği vurgulandı.
Dersim’de Artan Baskılar ve Kayyum Politikası
Bölgesel baskılara da değinen platform, Dersim’de İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Alevi öğrencilere zorla iftar programı dayatılmasını inanç özgürlüğüne açık bir saldırı olarak değerlendirdi. Ayrıca, emniyet güçlerinin barışçıl basın açıklamalarına katılanları cep telefonlarıyla kayıt altına alarak fişlediği belirtildi. Bu uygulamaların temel demokratik hakları baskı altına alma amacı taşıdığı ifade edildi.
Ayrıca, Dersim’de belediyelere kayyum atanmasının hukuksuzluk tablosunun en belirgin örneklerinden biri olduğu vurgulandı. Halkın demokratik iradesiyle seçilen belediye eşbaşkanlarının görevden alınarak yerine atanmış kişilerin getirilmesi eleştirilirken, belediye gayrimenkullerinin halkın rızası olmadan satılmaya çalışıldığı, çalışanların ise gerekçesiz şekilde işten çıkarıldığı ifade edildi.
Talepler ve Mücadele Çağrısı
Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, açıklamasının sonunda şu talepleri dile getirdi:
- Kayyum yönetimleri derhal sona ermeli, işten çıkarılan emekçiler görevlerine iade edilmelidir.
- Halkın belediyesine ait gayrimenkullerin satışı durdurulmalıdır.
- Alevi öğrencilere yönelik zorunlu iftar dayatmasına son verilmelidir.
- Barışçıl basın açıklamalarına yönelik hukuksuz fişleme uygulamalarına son verilmelidir.
- İstanbul Barosu’na yönelik kayyum uygulaması geri çekilmeli ve meslek örgütlerinin bağımsızlığına saygı gösterilmelidir.
- RTÜK’ün muhalif medyaya yönelik sansür ve baskı politikalarına son verilmelidir.
- Eğitim Sen MYK üyelerine yönelik ev hapsi ve imza cezaları iptal edilmeli, sendikal haklar korunmalıdır.
Platform, toplumun tüm kesimlerini bu baskıcı ve hukuksuz uygulamalara karşı ses çıkarmaya ve dayanışma içinde mücadeleyi büyütmeye davet etti. Açıklamada, otoriter rejimlerin ancak ortak mücadele ve kararlı bir duruşla geriletilebileceği vurgulandı.