Dersim’de meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları, Hacı Bektaş Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği Tunceli Cemevi seçimli genel kurulunda yaşanan tartışmaların ardından ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Alevi inancının yol, erkân ve rızalık esasına vurgu yapılarak, Cemevlerinin idari çekişmelere ve dar örgütsel anlayışlara konu edilmemesi gerektiği belirtildi.
Açıklamada, Dersim’in Alevi inancının yüzyıllardır yaşatıldığı kadim bir coğrafya olduğu vurgulanarak, Aleviliğin yalnızca bir inanç değil, toplumsal vicdan ve birlikte yaşama kültürünün temeli olduğu ifade edildi. Son dönemde Alevilik üzerinden yapılan daraltıcı tanımların ve inancın özünü zedeleyen yaklaşımların kaygı verici olduğu belirtildi.
Cemevi genel kurulunda yaşanan sert tartışmaların kamuoyunda üzüntü yarattığı belirtilen açıklamada, söz konusu olayların cem erkânı sırasında yaşanmadığı, cem erkânı ve inanç hizmetlerinin bu tartışmaların dışında tutulması gerektiği özellikle vurgulandı. Ancak genel kurulun Cemevi mekânında yapılmasının, yaşanan gerilimlerin toplumsal ve inançsal etkisini artırdığına dikkat çekildi.
“Dedelik Seçimle Belirlenemez”
Açıklamada, dernek yönetimi ile inanç önderliğinin birbirinden ayrılması gerektiği vurgulanarak, “Alevi inancında dedelik; seçimle, oyla ya da idari tasarrufla belirlenen bir makam değildir. Dedelik, ocak geleneği ve rızalık esasına göre belirlenir” denildi. İdari yapıların inanç alanına müdahale edemeyeceği, yol erkânının yönetim anlayışının gölgesinde bırakılamayacağı ifade edildi.
İl merkezinde yalnızca bir Cemevi bulunduğu ve yaklaşık 141 kayıtlı üyesi olan bu yapıda, sınırlı sayıda üyenin hem dernek yönetimini hem de fiilen inanç alanını belirler hale gelmesinin rızalık ilkesine aykırı olduğu belirtildi. Uzun süredir üyeliklerin dar bir çerçevede tutulduğu, Cemevine üye olmak isteyen birçok yurttaşın bu haktan mahrum bırakıldığı yönündeki eleştirilerin kamuoyunda karşılık bulduğu ifade edildi.
Düzgün Baba Hatırlatması
Açıklamada, yakın dönemde Düzgün Baba’da yaşanan ve iki yurttaşın hayatını kaybettiği olay da hatırlatılarak, inanç merkezlerinin dışlayıcı ve kapalı yapılar haline gelmesinin toplumsal fay hatlarını derinleştirdiği vurgulandı. Cemevlerinin yalnızca cenaze erkânı ve hayır yemeği verilen mekânlar değil; inanç eğitiminin, toplumsal dayanışmanın, gençlerin ve kadınların yol ile buluşmasının merkezleri olması gerektiği ifade edildi.
Hayır yemeği ve lokmanın Alevi yolunda paylaşmanın sembolü olduğu belirtilerek, bu hizmetlerin ticari kaygılarla değil, dayanışma esaslı yürütülmesi gerektiği kaydedildi.
Ortak Çağrı
Açıklamanın sonunda şu çağrılar yer aldı:
-
Dernek yapısının katılımcı demokrasiye uygun biçimde yeniden düzenlenmesi,
-
Üyelik süreçlerinin şeffaf, kapsayıcı ve erişilebilir hale getirilmesi,
-
İnanç hizmetleri ile idari yapıların ayrılması,
-
Cemevlerinin kişisel çıkar ve dar örgütsel anlayışlardan uzak tutulması,
-
İnanç hizmetleri ve hayır işlerinin rızalık temelinde yürütülmesi.
“Dersim halkının tarihinde dışlama değil, birlik vardır” denilen açıklamada, Alevi toplumunun vicdanında söz konusu genel kurulun meşru olmadığı ifade edilerek, kamuoyuna saygıyla duyuruldu.
Basın açıklamasına şu kurumlar imza attı:
Tunceli Barosu, Tunceli Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası, Tunceli Ziraat Odası, Tunceli TMMOB Temsilciliği, Tunceli Koyun Keçi Birliği, Tunceli Arıcılar Birliği, Dersim Spor Kulübü, Tunceli Bedensel Engelliler Derneği, Dersim Akademi Spor Kulübü.

