1. Haberler
  2. Dersim
  3. Meclis’e Araştırma Talebi, Kadın Örgütlerinden Sert Tepki: “Gülistan Doku Nerede?”

Meclis’e Araştırma Talebi, Kadın Örgütlerinden Sert Tepki: “Gülistan Doku Nerede?”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku’nun, 5 Ocak 2020’de Dersim’de şüpheli şekilde kaybolmasının üzerinden altı yıl geçmesine rağmen akıbetinin hâlâ aydınlatılamaması tepkilere neden oldu. DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, sürecin tüm yönleriyle araştırılması amacıyla TBMM’de Araştırma Komisyonu kurulması talebiyle Meclis’e başvurdu. Kadın örgütleri de eş zamanlı açıklamalarla etkin soruşturma yürütülmemesini sert sözlerle eleştirdi.

Ayten Kordu, Meclis’e sunduğu gerekçede, aradan geçen yıllara rağmen Gülistan Doku dosyasında etkin, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmediğine dair ciddi kuşkuların giderilemediğini vurguladı. Kordu, olayın ilk anlarında gerekli müdahalelerin yapılmamasının ve yargının hızlı refleks göstermemesinin, Gülistan Doku’nun hâlâ bulunamamasının başlıca nedenleri arasında yer aldığını ifade etti.

“Arama çalışmaları yetersiz kaldı”

Araştırma önergesinde, Gülistan Doku’nun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Dinar Köprüsü yakınlarında görüldüğüne dair ihbarlara rağmen, arama çalışmalarının yetersiz ve eksik yürütüldüğü belirtildi. Karada etkin arama yapılmadığına dikkat çekilen metinde, arama faaliyetlerinin 18 Ağustos 2020’de sonuç alınmadan sonlandırıldığı hatırlatıldı.

Şüpheli ilişki ve ciddi iddialar

Önergede, dosyanın kritik başlıklarından birinin Gülistan Doku’nun, Dersim’de görev yapan bir emniyet mensubunun oğlu Zaynal Abakarov ile olan ilişkisi olduğu vurgulandı. Kaybolmadan önce Abakarov tarafından darp edilerek bir minibüse bindirildiğine dair beyanlar bulunduğu, ancak bu iddiaların etkin biçimde soruşturulmadığı ifade edildi. Gülistan için kayıp bildiriminde bulunan kişinin de aynı şahıs olması ve Abakarov’un yurt dışına çıkmış olması, dosyada ciddi şüpheler doğurdu.

MOBESE ve HTS kayıtları neden yok?

Kordu, kaybolmanın yaşandığı bölgede MOBESE ve HTS kayıtlarına ulaşılamamasının, yoğun güvenlik önlemlerinin bulunduğu Dersim gibi bir il açısından hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtti. Bu durumun delillerin toplanmasına yönelik ihmal ya da kasıt ihtimallerini güçlendirdiği; dosyada üst düzey bir kamu görevlisinin soruşturmanın yönlendirilmesi ve örtbas edilmesi sürecinde rol aldığına dair ciddi ihbarlar bulunduğu kaydedildi.

“Soruşturma dar bir çerçeveye hapsedildi”

Önergede, ilk 48 saatin etkin kullanılmadığı, karada sistematik arama yapılmadığı ve soruşturmanın uzun süre tek bir senaryoya sıkıştırıldığı eleştirisi yer aldı. Savcıların sıkça değişmesi, dosyada uzun süre gizlilik kararı bulunması ve kamuoyunun düzenli bilgilendirilmemesi de adalete erişim hakkının zedelendiği gerekçeleri arasında gösterildi.

Aileye baskı ve cezasızlık vurgusu

Ayten Kordu, Gülistan Doku’nun ailesinin yıllardır barışçıl eylemlerle adalet talep ettiğini; buna karşın taleplerin çoğu zaman kolluk müdahalesi ve yargısal baskıyla karşılandığını belirtti. Olayda adı geçen kişilerin etkin biçimde sorgulanmamasının ise koruma ve cezasızlık şüphesini güçlendirdiğini ifade etti.

Kadın örgütlerinden ortak çağrı

DEM Parti Kadın Meclisi, yaptığı açıklamada, “Gülistan Doku 6 yıldır kayıp. Bu süre yalnızca bir kaybın değil; erkek-devlet şiddetinin, cezasızlığın, ihmallerin ve bilinçli suskunluğun süresidir” ifadelerini kullandı. Açıklamada, delillerin zamanında toplanmadığı, şüphelilerin korunduğu ve dosyanın bilerek karartıldığı savunuldu.
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ise Gülistan Doku’nun kaybedilişinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, yıllardır etkin soruşturma yürütülmemesinin kadına yönelik şiddet ve cezasızlığı gözler önüne serdiğini belirterek “Unutturmayacağız” mesajı verdi.

Ayten Kordu, Gülistan Doku dosyasının münferit bir vaka olmadığını, kaybettirilen ve adalete erişemeyen tüm kadınların meselesi olduğunu vurgulayarak, TBMM bünyesinde Araştırma Komisyonu kurulmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Kadın örgütleri de “Gülistan Nerede?” sorusunu sormaya devam edeceklerini duyurdu.